GENEL BAŞKANIM SENİNLEYİM

25.09.2022 23:10

Kemal Kılıçdaroğlu: Artık bilmek zorundayım. Siz gerçekten benimle birlikte misiniz?

CHP, liderinin kürsüden seslenişinden sonra Milletvekilleri, Belediye Başkanları, parti yöneticileri mesaj atmada önde olmak için birbirleri ile yarıştılar.

İlk mesaj atanlar Genel Başkanın gözdeleri olur.  Seçim bölgelerimizde ilk sırayı alırız…” Algısı ile ter döktüler.

Yanlış telaffuzlar, devrik cümleler, anlaşılmayan kelimeler, birbirinden çekilen kopyalar ile sosyal medya kirletildi.

  Milletvekili, Belediye Başkanı, Genel Başkan Yardımcılığı, Parti yöneticiliği…, sorumluluklarını unuttular. Biliç altı mesajlarını paylaştılar.

 “Genel Başkanım seninleyiz” diyerek koşulsuz destek verdiler.  Niyetiniz ne oluşa olsun, söyleminiz paylaşılandan sonra kamuoyuna mal olur

Soru: Benimle misiniz?

Yalaka cevap: Genel Başkanım seninleyiz? 

Olması gereken cevap örneği: Cumhuriyet Halk Partisi tüzüğüne uygun, halkçı, demokratik, hukukun üstünlüğü, herkes için adalet ve Laik Demokratik Cumhuriyet ilkelerine riayet ettiğiniz sürece sizinleyim.

Siz gerçekten benimle birlikte misiniz?

Genel Başkan bu konuşmayı zamanlama açısından kamuoyuna açık yapması doğru muydu?

Bir: Ortada seçim olmasa, parti kongreleri sürecine girilmiş bir süreç için doğru olurdu.

İki: Seslenişin platform doğru.

Üç: Seslenişin zamanlaması doğru.

Dört: Partide safları sıklaştırmak için doğru ajitasyon…

Genel Başkan, bu seslenişi parti organlarına kapalı oturum içinde yapmış olsa; kapsama alanını genişler, etkisi kızıl ötesi alana yayılarak daha çok kazanım elde ederdi.

Kamuoyuna deklare edilmesi yanlıştı.

Yaratığı seçmen algısı

Genel Başkanın partide kendisinin çözemediği olumsuzlukları kamuoyuna şikâyet ediyor.

Parti çevrelerinde, partili olmayan seçmenlerde “CHP, hala iç çekişmeler yaşıyor. Dinamizm olarak seçimlere hazır değil. Henüz parti bütünlüğü sağlanmamış. Seçimlere ramak kala Genel Başkan parti içi muhalefet ile mücadele ediyor…”  Sürüp giden frekanslaralar.  Sinyali alan seçmen duraksadı. Heyecanı kırılıp iki adım geri atarak kendini düşünmeye aldı.

Koşulsuz destek! 

Elbette Genel Başkanların önerileri parti organlarında tartışılır. Yeterli çoğunluğun onayladığı konu ile ilgili Genel Başkanın aldığı yetkiye destek olunur, katkı sunulur. Bu tutum partili olmanın gereğidir.

Belediye Başkanlarının, Milletvekillerinin, Parti yöneticilerinin ön sıraya geçmek, sosyal medyada ilk satırlarda yer almak için ani refleks ile koşulsuz “seninleyiz” mesajları yayınladılar.

Seçim ile gelen, vekillerin, yerel ve parti yöneticilerinin “yalaka” tutumları sosyal demokrat bilinç oluşmuş   seçmeni rahatsız etti.

Seçmen: Neler oluyor?

  • Seçilmiş Milletvekili, Belediye Başkanı, parti yöneticilerisiniz. Siz, Ali, Ayşe davranışı sergileyemezsin.
  • Sizin, biz seçmenlerinize karşı sorumluluklarınız var.
  • Bizleri hiçe sayamazsınız… 

Yaşanılan bu şaşkınlıklar Genel Başkanın açıklaması sonrası seçmende coşku yaratmadı.

Koşulsuz destek Genel Başkana katkı sunmaz. Tam aksine, tüm parti organlarını işlevsizleştirir. Sosyal demokrat düşünce parazitlenir. Genel Başkanın vizyonunu daraltır.  Tek başına karar alma virüsü yayılır. Teslimiyet gösteren “yalakalar”  ve dik duran inançlı sosyal demokratlar arasında ayrışma, kamplaşma yaratır. Partide yaşanılan bu gelişmeler seçmende güvensizlik oluşturur.

Kendisine hayrı olmayanların, topluma hayrı olmaz.

Bilgi, birikim, pati sorumluluğu olmayan, partide mevki, makam arayıp, iş takibi…, içinde olan teslimiyet gösterenler çoğalır. Partinin sosyal demokrasi anlayışı ortadan kalkar.

Sonuç olarak: CHP, lideri dahil tüm kadrolar Türkiye açısından  tarihi olduğu kadar zor olan stratejik bir dönemin önemini özümsemeliler.

İki yol var:

Bir: Ya, karanlığa el feneri tutarak yol gösterecekler.

İki: Ya da aydınlık yarınlar için onurluca mücadele edecekler.

Hadi hayırlısı…

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları