SEVDİKLERİNİZİ YANINIZDA İSTİYORSANIZ

29.11.2021 10:30

Gençler bilmez, orta yaştakiler pek hatırlamaz ama yaşı kemale ermişler iyi bilir. Bundan 50-60 yıl önce, şimdiki gibi gerçeği ve sahtesiyle çeşit çeşit parfümler, tıraş losyonları, deodorantlar, oda spreyleri yoktu. Kolonyalar görürdü bunların hepsinin görevini.

Çocukluğum Gölcük/Kocaeli’nde geçti. Akrabalarımızın büyük kısmı İzmit'te yaşadığından, onların gelmediği her hafta sonu biz İzmit’e giderdik. O zamanlar Cumartesi günleri iş yerlerinde de olduğu gibi, okullarda da öğrenim vardı ama yarım gün. Annem evden, babam işten çıkıp vapur iskelesine gelerek bizi bekler, kardeşimle ben de okul çıkışında, ellerimizde çantalarla iskeleye koştururduk…

İzmit’te hem ürünleri, hem kendisi harika Kolonyacı Hikmet Bey Amca vardı. Her gidişimizde olmasa da, birkaç defada bir ona mutlaka uğrardık. İnce musluklu büyük cam kavanozlardakilerin yanı sıra, çeşitli renk ve kokuda, şişeleri birbirinden farklı güzellikte kolonyaların sıralandığı raflardan her biri avaz avaz beni al diye bağırırdı adeta…

Rahmetli annemin en sevdiği çiçek ve kokusu leylaktı. Diğer her erkekte olduğu gibi, babam da limon kolonyasını sever ve kullanırdı. Ben ise, daha ziyade beyaz zambak… Hepsinin kokusu da bugünün parfümlerinden çok daha güzel ve kalıcıydı. Annem her zaman leylak, babam limon çiçeği kokardı… O zamanlar misafirlere de kolonya ikram edilirdi. Annem erkek misafirlere limon kolonyası ikram eder ama kadınlara seçenek sunar, leylak mı, zambak mı tercih ettiklerini sorardı. Dolayısıyla, zaten o zamanlar olmayan oda spreylerine de gerek kalmaz, evimiz her zaman mis gibi kokardı.

Kardeşimle beni en çok mutlu eden de, Hikmet Bey Amcanın sunduğu hediyelerdi. 1-2 cm boylarında çeşitli şekillerdeki minik kolonya şişelerine de kolonya doldurup bize hediye ederdi. Nasıl mutlu olur, nasıl sevinirdik anlatamam… Kolonyaları doldurduktan sonra, her şişeye enjektöre çektiği esansı birkaç milim koyup çok şık ve renkli kapaklardan leylak kolonyasını mor, limon kolonyasını sarı, zambak kolonyasını da beyaz yeni kapaklarla kapatır ve çalkalardı. En sonunda da, enjektörde kalan esansları, yakalarımıza püskürtür ve o koku uzun süre üzerimizde kalırdı…

Şimdi ne öyle zarif kolonyacılar, ne de o cennet bahçesine girmiş hissettiren kolonya dükkânları kaldı. Pek çok üründe de olduğu gibi, kolonyalar da paketlendi ve de ne doğru dürüst kokuları, ne de o birbirinden şık tasarlanmış şişeleri kaldı ne yazık ki…

Hele de bu salgında, hemen her dükkânda satışa sunulan tek tip şişelenmiş, bazıları 80 derece bile alkol içermeyen, üstelik hiç limon kokusu olamayan, hatta bazıları merdiven altı üretim olan limon kolonyaları, kolonya olmaktan çıkıp dezenfektan olarak kullanılmaya başlandı…

Bunca şeyi neden anlattın, bize ne diyebilirsiniz ama size olan yanına değinmeden önce, anılarımdan da bahsetmeden edemedim. Oğlum kendisinin boşalan parfüm şişelerine de limon kolonyası doldurmuş, benim sprey şişelerimden birinin pulverize özelliğinin kalmadığını görüp, “At bunu, bunun pulverize özelliği kalmamış, al bunu kullan” diyerek bir tanesini de bana vermişti… Maskemi kullanmadan bir süre önce, kiminin içine birkaç damla yasemin, kiminin lavanta, kiminin de menekşe yağı damlattığım kolonya sprey şişelerimden biri boşalınca onu kullandım… Aman Allah’ım o ne hazlı ruh haliydi öyle. Kolonyaya oğlumun parfüm kokusu sinmiş, dolayısıyla ben o gün sanki oğlumla alışverişe gidiyormuş gibi, yol boyu yanımdaymış gibi hissederek mutlanmış, nispeten özlemimi de gidermiştim.

Öneririm efendim, uzakta olan, özlediğiniz, yanınızda olsun istediğiniz kişilerin boşalan parfüm şişelerine, o hiçbir kokusu olmayan limon kolonyalarını doldurup bolca sıkın maskelerinize. Ağzınıza da mutlaka bir iki karanfil alın. Alın ki nefes alıp verdikçe, o maskenin nahoş kokusunu değil, sevdiğiniz kişinin kokusunu teneffüs ederken, bir yandan da ağzınızda karanfil tadı oluşsun. Üstelik malumunuz karanfilin bakterileri yok etme özelliği de var.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları