SAHİL KASABALARIMIZ, KÖYLERİMİZ VARDI...

22.01.2023 17:10

Sahil kasabalarımız, köylerimiz vardı…

Kasabaların; tavukları, inekleri, keçileri, koyunları, kuzuları olan köylüleri, mahalleleri vardı.

Geniş avlulu, bahçeli evleri vardı.

Hayvana, toprağa, bitkiye, ağaca, suya saygı, sevgi, vefa gösteren, üreterek yaşam vardı.

Köylerin meralarında boyunlarındaki çan sesleri bir birine ulaşan sığır, keçi, koyun sürüleri vardı.

Evlerin önünde, yanında arkasında domates, salatalık, marul, soğan, sarımsak yetiştirdikleri bostan yerleri vardı.

Toplumsal dayanışma, paylaşım, muhabbet, birlik, beraberlik, duyarlılık vardı.

Evlerinin yanı başında mayalanmış hamurdan taze ekmek pişerken köy meydanlarına, kasaba sokaklarına ekmek kokusu yayan taş fırınlar vardı.

Köy, mahalle kahvelerinde demli çaylar yudumlayarak kurulan muhabbet masaları vardı.

Sokağa, köy meydanına çıkılınca tüm tanıdıklar ile selamlaşarak güvenle yürüdükleri sosyal iletişimleri vardı.

Çocukların köy meydanlarında, mahalle sokaklarında kümeler halinde oyun sergiledikleri yaşamları vardı.

Alabildiğine uzanıp giden zeytin, mandalina, portakal, limon bahçeleri vardı.

Köylerini çevreleyen ormanları, çağlayarak akan dereleri, gölleri, göletleri, sahilleri vardı.

Göllerinde , derelerinde, barajlarında, denizlerinde balıklar, yüzüle bilinen temiz suları vardı.

Ürettiği ürünlerini kasaba, şehir pazarlarında satarak, ihtiyaçlarını karşılayabildikleri köy yaşamları vardı…

O gün geldiğinde…

Takım elbiseli, kravatlı, siyasetçiler kasabalara köylere geldiler.  “ Yenilik getiriyoruz, köyleri şehir yapıyoruz. Yenilik, yenilik, yenilik.”  Siyasetçinin ağzından çıkan her kelime yanlarında çanta gibi taşıdıkları  goygoycuları  tarafından tezahürat ve alkışlar ile desteklendi. Misafirlere ayıp olmasın diyerek mahcubiyetleri yüzlerinde belirginleşerek bazı köylüler onlara katıldılar.

Köye giren araç konvoyunun en görkemli arabasından inen siyasetçi “ köyleri şehir yapacağız. Beton arma evler yapıp, katlar çıkacağız. Şehirleşeceksiniz. Şehirliler gibi dairelerde yaşayacaksınız…”

Köy erkekleri, kasket çıkararak selamladılar. Kadınlar darı koçanlarından yapılma el süpürgelerini havaya attılar. Ahalinin alkış seslerine ceviz ağacına sıralanmış ala kargalar ahalinin haline gülerek kanatlanıp siyasetçilerden uzaklaştılar.

Evinin damında eşi Safiye nine ile ahaliyi izleyen Kambur Çavuş: Köyümüzü şehir yaptıklarında biz ne bo. yeriz Safiye? Malımız davarımız ne olur.? Ağaçlarımız, bostanlarımız…,

Safiye nine: Herif, herif! Siyasetçiler bizim için değil, şehirlerde dam yapıp satacakları yer kalmadı diye köyümüzü şehir yapmak  ticaret yapmak istiyorlar. Bizi düşünen kim!  Biz hangi sermaye ile bina dikip, dükkan açıp, otel kuracağız. Onlar, toprağımıza, suyumuza, ormanımıza , sahillerimize göz dikmişler. Aç kurtlar gibi köylerimize saldırıyorlar. Denizi, havası, doğası güzel diyerek  binalar yapıp, satıp, denizimizi, doğamızı, köyümüzü, akar sularımızı kirletip, doğamızı yok ediyorlar.

Ne mi değişecek?

For rent, for sale yazan Emlakçı tabelaları asılacak.

Rant Car, Pata, Hosel , Alıgnment , Adderss , Ace…, meslekleri türeyecek.

Belboy, Housekeeper sözcükleri ile ile tanışacağız.

Köylü bahçesini satıp, yapılan villalara temizlik yapmak için çalışmaya gidecek. Sattığı arazilerine inşa edilen işletmelerde mevsimlik işçiler olarak çalışacaklar.

Yeni binalar yapılacak!

İş yerleri açılacak!

Caddeler yollar değişecek.

Biz topraksız kalacağız. Köylerimizi işgale gelenler bahçelerimizi, tarlalarımızı, deniz sahillerimizi imara açarak para kazanacaklar.

Doğamız, doğallığımız, duyarlılığımız, değerimiz, dengemiz değişecek. Kendine yeten köylüyken , yoksul  şehirliler olarak yaşam süreceğiz.

Kambur Çavuş: Hanım kalk, gidip  şehirli siyasetçilere iki çift söz söyleyelim. Köylerimizden kirli ellerini çekip, kötü emellerinden vaz geçirecek güç toplayalım.

Hadi hayırlısı…

    Ali Gültekin

Gazeteci / Yazar
ABLUKA (kitap)

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları