OKULLAR AÇILIYOR; STK'LER VE VELİLER HAZIRLIKLARINI YAPMIŞ OLMALILAR

09.09.2022 10:56

Okul yönetimine dönük çalışmalar

Hangi okullarda çalışma yapılacaksa yıllık çalışma planında belirlenmelidir.
Okul yönetiminden isteklerimizin, neler olduğu dosya halinde kendilerine sunulmalıdır. Dini hassasiyetlerimiz, örfümüzden doğan hassasiyetlerimiz bu dosyada çözüm önerileriyle birlikte bulunmalıdır.
Birlikte yapılacak çalışmalarda mutlaka yer alınmalıdır. Veliler toplantıları ihmal edilmemelidir. Ehil olanlar mutlaka veli temsilcisi olarak seçilmelidir.
Sorunların tek taraflı çözülemeyeceği konusunda okul yönetimi ikna edilmelidir.

Sorunlara suçluluk psikolojisi içinde yaklaşılmamalıdır: Biz Berlinliyiz. Burada çalışıyoruz, vergimizi ödüyoruz. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Berlin’in yeniden imarında büyük katkımız vardır.
Çocuklarımız burada doğdu, büyüdü. Saçları siyah olmasaydı onlara Alman denirdi. Bu çevrede dolaşıyorlar. Temel eğitimlerini çocuk yuvalarında aldılar. Yanlış yapıyorlarsa bu yanlışlık tamamen bize ait değildir, Alman eğitim sistemine de aittir. Çocukların saçları siyah diye, onların yaptıkları yanlışlıklardan tek taraflı olarak sorumlu tutulamayız. Yetkililere bu durum ısrarla her platformda iyice anlatılmalıdır.

Öne çıkan problemler ve çözüm önerileri

Kültürel değerler çocuklara yeteri kadar aktarılmadığı için, gençlerimiz kendisine ve çevresine yabancılaşmış, huyları ve davranışları değişmiş, duygusallığı kaybolmuş, elektronik aletlere tutkunluğu artmış, internet merakı hastalık haline gelmiştir. Gençler, insanlardan kaçmaya başlamış, yalnızlığı tercih eder duruma gelmiş, sosyal planda gerilemiş ve mahcup ulaşmıştır. En kötüsü; okumaya, öğrenmeye, güzel sanatlara, çalışmaya karşı isteksizleşmiş, ilgisizleşmiş, dağınıklık hoşuna gider olmuş, giyim kuşamıyla kendisine yabancılaşmış, dîni ve milli değerlere bîgâne hale gelmiştir. Git gide toplum ile arasındaki mesafe derinleşmiştir. Çağın baş döndürücü hızı, iki toplum arasında sıkışıp kalan talihsiz genci örseleyip bir köşeye atıvermiştir.

Arkadaşlık etme, eğlenme ve evlenme kuralları değişmiştir. Arkadaş seçiminde ailenin tavsiyesine değer verilmediği için, olumsuz kişilerle arkadaşlık yapanların sayısı çoğalmıştır. Aile olma mefhumu kaybolmuştur. Evlilikler çıkar ilişkisine bağlı hale gelmiştir. Eşlerin birbirlerine verebilecekleri ahlaki değerler ve moral gücü zayıflamıştır, yerini cinsel ilişki, şekilcilik, maddecilik almıştır. Gençlerin, çocukların, eğlenme ve yemek yeme zevkleri, alışkanlıkları neredeyse tamamen değişmiştir.

Gerek dini otoritenin gerekse aile otoritesinin, mahalle baskısının ortadan kalkması, çocukları, gençleri bireyselleştirmiş, fıtratlarındaki saldırganlık eğilimini kamçılamıştır.

Çocukların, gençlerin kendilerine gelebilmeleri için kendi kültür değerleriyle tanışmaları kaçınılmazdır. Folklor kursları, musiki kursları, resim ve elişi kursları, biçki dikiş ve yemek pişirme kursları, okul öncesi eğitim için çocuk yuvaları, tiyatro kursları, hitabet vb. kurslar ve bu işi yapacak mekanlar mutlaka açılmalıdır. Bu konularda maliyet hesabı yapılmamalıdır.

Sofra geleneği Türk örf ve âdetinde önemli bir yere sahiptir. Bu önemli geleneğimiz ne yazık ki bugün anlamını yitirmiştir. Yitirmiştir değil hatta tedavülden bile kalkmıştır. Aile fertleri sofrada bir araya gelememektedirler. Aile üyeleri kendi hallerine bırakılmış, mecbur olmadıkları halde karınlarını istedikleri yerde doyurur hale gelmişlerdir. Sofranın en ucunda oturan aile büyüğü yoktur bugün.

Sofralarımızda Allah'ın verdiği o güzel nimetlerin şükrü eda edilmiyor. Yemeklere besmele ile başlanmıyor, sofradan kalkarken dua edilmiyor, elleri yıkayarak sofraya oturmak, sofradan kalkarken izin almak, sofradan kalktıktan sonra ağzı temizlemek vb. adetlerimiz neredeyse yok denecek kadar azalmıştır.

Dini bayramlar tamamen kaldırılmış olmasa bile, önemsizleştirilmiştir. Bayram geleneği unutulunca büyükler ile küçükler arasındaki kaynaşma otomatik olarak ortadan kalkmıştır. Kendi kültürlerinden kopan ailelerin, geleneksel değer yargıları da değişmeye başlamıştır. Çocuklar bu durumdan etkilenmiş ve yaşadığı toplumun kültürünü ve inancını kendi inanç ve kültürünün yerine koymuştur. Böylece çekirdek aile bireyleri arasında ikinci bir bölünme başlamıştır.

Geleceğimizin inşası için ve de içinde yaşadığımız toplumla kaynaşmak için yapılması gereken çalışmalardır bunlar. İhmal edilmemelidir.

ALLAH DERKİ;

BÜTÜN GÜN MAL TOPLUYORSUNUZ VE SONRA DA ONUNLA ÖVÜNÜYORSUNUZ. O MALLARI İHTİYAÇ SAHİPLERİYLE PAYLAŞMIYORSUNUZ. BUNU YAPMAYIN.

MALINIZA GÜVENEREK İNSANLARI VÜCUT DİLİNİZLE, KAŞ GÖZ HAREKETLERİNİZLE AŞAĞILIYORSUNUZ. BUNU DA YAPMAYIN.

BU YAPTIKLARINIZI YAPMAYA DEVAM EDERSENİZ KENDİ ELLERİNİZLE HAZIRLADIĞINIZ O KORKUNÇ SONDAN BEN SİZİ KORUYAMAM. (Hümeze Suresi)

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları