MOLLA- MAFYA-ÇÜRÜMÜŞ MEDYA

23.05.2021 23:33

İktidarda kalabilmek için yasa dışı, etik dışı, kirli ilişkilerin şifresi sayılan

‘’Gerekirse papaz elbisesi bile giyerim!’’ sözünü ilk kez veli-nimeti ABD’de yerine getirmişti.

‘’Siyonizm’e yaptığı hizmet karşılığı’’ ABD’deki İsrail destekli Siyonizm Kuruluşundan aldığı ödül töreninde Haham elbisesi giymişti.

Siyasal İslamcıların Suudi Arabistan’ı, Kuveyt’i, Birleşik Arap Emirlikleri’ni, Yemen’i Afganistan’ı Katar’ı değil de ‘’Küffar’’ ’dedikleri ABD’yi, İngiltere’yi, Almanya’yı İsveç’i ve ilk istasyon olarak Yunanistan’ı seçenler gerçek Müslüman olsalardı:

‘’Keşke Kurtuluş Savaşını Yunanlılar Kazansaydı’’ diye tepinirler miydi?

Hele, ikinci peygamber ilan edilen, yüzü suyu hürmetine her namaz da iki rekat şükür namazı kılınmasını istedikleri Recep Tayyip Erdoğan’dan bir kez ‘’HAŞA’’ dediğini işiten, yazan var mı?

Göğsünü gererek ‘’Ben Gürcü’yüm, eşim de Arap’’ derken Arap’ın Yahudi’sini kastetse, Soma’da babası ölen üzgün çocuğun boğazına çökerek niçin; ‘’İsrail Dölü!’’ desin ki?

Erdoğan’ın, Fetullah Gülen’i,  ‘’Aziz’’ saymasının nedeni, onun müritlerinin yardımıyla, birlikte Laik Cumhuriyeti, uydurulmuş Mollalar dinine dönüştürmek içindi.

Hac niyetine Pensilvanya’yı Kabe sayan bakanlar, bürokratlar, ihramlara bürünen AKP kadın milletvekilleri, aldıkları teşbihleri, saatleri, kirlenmiş mendilini bile onur nişanı saydılar.

Siyasal İslamcılar, FETÖ ve dönek Marksistler,  ‘’28 Şubat’ın’’ intikamını ‘’Ergenekon’’, ‘’Poyrazköy’’ ‘’İstanbul-İzmir Casusluk’’ Kumpasları ile alırken, iki taraf haramla Karun oluyorlardı.

AB ayağının desteğini almak için medyada, bürokraside, Laik Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı liberalleri ve Fetö sevicileri kullanmak için kadrosuna aldı, diğerlerini ibretlik olsun hapsettirdi.

FETÖ’nün avantajı, her alanda yetiştirilmiş müritleri, Erdoğan ve çevresinin yolsuzluklarını görüntülü, belgeli kayıt altına almasıydı, o da öyle yaptı.

17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk skandalında, önce dört bakanın ve çocuklarının rüşvet ve yolsuzlukları ortaya saçılınca, Erdoğan, dört bakanını istifa ettirdi, sıra kendisine ve çocuklarına gelince yolsuzluğu örtmek yoluna gitti.

Dört Bakanın Yüce Divan’a gönderilmesini isteyen Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu azletti.

Bütün rüşvet olaylarını bilen Egemen Bağış’ı ve onun Almanya ayağındaki sırdaşı Ozan Ceyhun’u sus payı olarak Büyükelçi olarak atadı.

Fetö gibi bir ortağı kaybedince bildiği yöntemi seçerek diğer tarikat sapıklarına yöneldi.

Allah’ı Allah’la anlatma oyununu sürdürmek istediği cüppeli, cinci, üfürükçü badeci sapıklıkları, mağdur ailelerinin isyanı ile ve direnmeleri, bunların dinle, imanla işleri olmadığını ortaya çıkardı.

Erdoğan’ın ve Bahçeli’nin koltuk korkusu o kadar içlerine işlemiş ki, iktidar için kendilerine hakaretler eden, tehditler savunan Çakıcı’yı özel afla kadroya kattılar.

Mehmet Ağar, sayesinde döneminin ört-bas edilen Faili Meçhul cinayetler döneminin Başbakanı Tansu Çiller bile zorunlu olarak o karede vitrin mankeni olmayı kabul etmişti.

Bir içişleri Bakanından çok diğer Mafya Lideri Sedat Peker’i bile geride bırakacak bir kabadayı gibi olunca kare tamamlanmış oldu.

Her iktidarın- ister hükümet ister mafya olsun, ederi konusunda yemlenen medya ayağı gerekir.

AKP’nin Medyası, Sedat Peker’in itirafları ve açıklamalarıyla anlaşılıyor ki bunlar aynı zamanda mafya liderleriyle de içli-dışlı maddi çıkarlar sağladıkları ortaya çıkmaya başladı.

Ak-İt, Sabah, Star, Yeni Şafak, Aydınlık, Milliyet gibi hükümet yanlısı gazeteler günlerdir lağım patlamasından daha ağır pis kokuların, bırakın Türkiye’yi dünyayı kaplamasını görmemeleri, hükümete zarar vermesin diye ses çıkarmamaları onların meşrebine uygun olabilir.

Ama Sedat Peker’in: ‘’ Hürriyet Gazetesini AKP’li bir yöneticinin ricası üzerine ben bastım.’’ Demesini bile görmeyen, Ertuğrul Özkök’ten , hele kaburgası kırılan Ahmet Hakan’dan ‘’çıt’’ çıkmaması ağırlaşmış bir karakter sorunu değil mi?

Devşirme Süleyman Soylu: ‘’Mafyadan on bin dolar alan milletvekili var!’’ derken

Peker’in: AKP Milletvekilini karakolda dövdürdüm!’’ Derken, Uğur Mumcu’nun öldürülmesini Ağar’ın dahli var!’’ Derken Adalet Bakanı neden susar?

Uyuşturucu trafiğinde Ağar’lar yanında Binali Yıldırım’ın oğlunun adını verirken

Binali Yıldırım’ın Erdoğan’dan fazla İstanbul Kanal’ı isteği neden?

Acaba uyuşturucu taşıyan gemiler için güvenli yollar, limanlar mı aranır?

Türkiye’de onurlu bir savcı çıkmayacak mı?

Ama ört-bas etmek için değil!

Yıldız AKALIN

 

 

 

Yorumlar

Mert dedi ki;

2021-05-31 10:38:48

Uğur Mumcu tüm bunları geçmişte yazmadı mı? Devleti yeraltı dünyası mafya ve tarikatlar'la iç içe kaynaştırırsan gün gelir Devlet çöker diye yazdı. Ne kadar haklı olduğunu gördük yaşadık mı? Allah Rahmet Eylesin Mekanı Cennet Olsun. Bakarmısınız şu ülkemizin 19 yılda geldiği hale? Türkiye gibi bir ülkede AKP sayesinde bugün neleri konuşuyoruz. Başımıza gelen tüm bu bela musibetler 19 yıl öncesinde DİN uğruna seçtiğimiz başımıza getirdiğimiz yanlış siyasetçiler değil mi? Oysa Allah biz kullarına şöyle der; Şüphesiz Allah size emânetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adâletle hükmetmenizi emrediyor. Böylece Allah size ne güzel öğüt veriyor! Doğrusu Allah her şeyi hakkiyle işiten, kemâliyle görendir. (Nisa 58)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları