MİLLİ ÇIKARLAR

13.05.2022 11:09

Rusya’nın 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna’ya saldırısıyla başlayan savaş, bütün hızıyla devam ediyor.

Ukrayna’yı terk etmek zorunda kalan sivil halk komşu ülkelere ve tüm Avrupa’ya sığınıyor. Başta Berlin olmak üzere Almanya’da sığınmacılara karşı böyle dayanışma şimdiye kadar tarihinde ilk defa görülüyor.

Almanya’da yeni hükümet ülkede yarım milyon sokakta yaşayan evsizleri evlere yerleştirmeye kararlıydı. Afganistan’dan gelen sığınmacıları ve evsizleri çıkararak sosyal evlere Ukraynalıların yerleştirildiği basında duyuldu. Tıpkı hürriyet gibi, dayanışmanın da bir sınırı olduğu konusunda düşünürler mutlaka yazıp, söyleyecekler.

Klaus von Dohnanyi’nin yazdığı Milli Çıkarlar, Küresel Dönüm Zamanında Almanya ve Avrupa politikası için yol gösterme, NATİONALE İNTERESSEN, Orientierung für deutsche und europäische Politik in Zeiten globaler Umbrüche, kitabını savaştan önce sorumlu siyasetçiler okusaydı, belki savaş engellenebilirdi.

Piyasaya çıkar çıkmaz çeşitli dillere çevrilmeye başlandı. Türkçe’ye de çevrilmesi çok isabetli olur.

Almanca’da İkinci Paylaşım Savaşı’ndan sonra milli, milliyet kelimeleri kullanılmadı. Hitler politikasında bu kelimelerin anlamı Türkiye veya Fransa’da algılandığı gibi kulağa hoş gelmiyor. O tarihte Alman milliyetçiliği üstündür, diğer milletleri aşağılar anlamına geliyordu. Bu nedenle yazar yurtsever anlamına vurgu yapıyor.

Almanya Dünya’ya örnek olabilecek sağlam, sosyal, hukuk devleti örneğinde bir demokrasi ile idare ediliyor. Ne zaman Avrupa Birliğinde lokomotif rolünü üstlense, hemen tarihin kara lekesi karşılarına geliyor, gölge yapıyor. Bu nedenle Fransa ile birlikte öncü olması doğrudur.

Fransa 1789 yılı ihtilali ile, İngiltere Dünya’nın büyük bir bölümünde İmparatorluk tarihiyle, Türkiye 1453 tarihinde İstanbul’un fethi ile övünüyor. Almanya’da Hitler tarihinden geriye giderek Weimarer Cumhuriyeti tarihinden aldığı sosyal ve hukuk devleti olmakla övünebilir.

Almanya futbol maçlarında kazanınca bayrak sallayarak kutlamayı Türklerden yeniden öğrendi, cesaret aldı.

İşte tarihin gücü, ataların yaptığı hataların cezasını, çocuk ve torunları yıllar sonra çekmeyi sürdürüyor. Bu nedenle politikacıların üstlendiği sorumluluk yalnız zamanın halkı değil, gelecek yılların asırların nesillerine kadar uzanıyor.

Avrupa, ABD, Rusya ve Çin gibi Dünya gücü olan bir kıta değil, olamazda. Avrupa ülkeleri tarih ve bugünkü sosyal, ekonomi ve coğrafya nedeniyle çıkarları birbirinden farklıdır.

Doğu Batı, Kuzey Güney ülkeleri arasında farklılıklar Birleşik Avrupa olmalarına engel oluyor. Fakat AB Brüksel’de engel koymaz, bu farklılıklara dikkat ederse, birlikte hareket edebilir. Buna bağlı olarak Almanya’da kendi çıkarlarını korumak zorundadır.

Siyasette Değerler Toplumu veya Dostluk olmaz, çıkarlar ön plândadır. Zaten bu deyim ve ilkelere AB uyuyor. Amerika kendi başına kararlar alıyor. Afganistan’da olduğu gibi BATI toplumunu yarı yolda bırakıyor. Arkasında bıraktığı harabeyi diğer ülkelere temizlettirmeye çalışıyor.

Ukrayna’da süren savaş nedeniyle Avrupa sığınmacı sorunuyla

Türkiye’yi yalnız bırakmış durumda. Avrupa’nın Suriye, Kuzey Irak ve Afganistan’dan aldığı sığınmacı sayısı Türkiye ile karşılaştırılamaz.

Amerika savaşla gücünü, çıkarına göre ülkeleri yıktıktan sonra sığınmacılara sınırını kapatıyor.

Elbette duvarlar, demir perde kalktıktan sonra bu son otuz yılda Rusya’nın da yaptığı hata ve yanlışlar var. Bunu anlamak için Michail Gorbatschow’un Yeni Rusya, Das neue Russland, kitabını okumak lâzım.

Fakat Ukrayna savaşını hazırlayan hatayı Amerika, NATO işlemiştir. Daha önceki yazımda belirtmiştim. 1990 yılında iki Almanya birleşmesinde Amerika, NATO ve AB söz vermiştir. NATO Doğu Almanya sınırını geçmeyecekti. Rusya’yı daraltan, huzursuz eden zaman Polonya ve Macaristan’ın NATO’ya üye olmasıyla başladı.

O zaman yapılan yazılı bir antlaşma olmaması büyük bir hata idi. Fakat zamanın Federal Almanya Başbakanı Helmut Kohl’a yazılmış mektup var. Bu mektubun delil olarak arşivden çıkarılması şart olmuştur. Çünkü tarih geleceğe yol gösterir.

 

Yeni ülkeye adım atıyoruz, giriyoruz, ama büyümüş geçmişin, tarihin temelinde duruyoruz.”                

Klaus von Dohnanyi

 

Bu önemli mektubu yazan o zaman Amerika Büyükelçisi olarak Moskova’da görevliydi. Şimdi Biden hükümeti nezdinde CIA-şefi

Burns idi. İki Almanya’nın birleşmesine İngiltere sıcak bakmıyordu, bu nedenle acele edilerek, oldubittiye getirildi.

Gorbatschow’a yazılı antlaşma yapma için zaman ve fırsat verilmedi. Helmut Kohl için Alman kökenlileri Almanya’ya getirerek, seçimde kazanma partisi CDU için daha önemliydi.

Yazılarımı elbette mesleğimin etkisiyle yazıyorum. Bir çocuğu devamlı dışlayan, kötüleyen ve aşağılayan bir öğretmen, bu öğrenciyi kötü yola iter ve öğrenci okulda başaramaz. Bu çocuğun destekleyen, dengeleyen ailesi ve başka çevresi yoksa, ileride şiddet yanlısı olacaktır. Ya başkalarına ya da kendine uyuşturucu kullanarak şiddet uygulayacaktır.

İşte Rusya bu çocuk gibi, şimdi şiddet uygulamaya başladı, Ukrayna Savaşı Avrupa’yı korkudan titretiyor, hata üstüne hata yapılıyor.

Çözüm diyalogdur, silahların susmasıdır, Almanya’yı Ukrayna’ya silah vermeye zorlayanlar pişman olacaktır. Ukrayna’da halkının geri döneceği bir ülke bırakılmayacak, harap edilecektir.

Bu satırları yazarken yazılarımda emeği olan fikirdaşım   tamamlıyor. BATI ve AB Türkiye’ye de üvey evlat muamelesi yaptı. Rusya’nın yaptığı savaştan kaçan sığınmacılara kucak açan Avrupa, Amerika’nın sebep olduğu savaşlarda Suriye, Irak ve Afganistan’dan kaçmak zorunda olan sığınmacı sorununda da Türkiye’yi yalnız bıraktı. Yıllardır dışlama politikası uyguladı. Avrupa Türkiye’ye paranın ucunu göstererek sığınmacı sorununu hallettiğini sanıyor.

Faydalandığım kitabın yazarı Klaus von Dohnanyi 1928 yılında dünyaya geldi. 1957 yılından beri SPD üyesi. Hukuk tahsili vardır. Çok sayıda devlet görevlerinde bulunmuştur. Ekonomi ve Bilim konularında Devlet Bakanlığı genel sekreterliği yapmıştır. Hamburg Büyük Şehir Belediye Başkanlığından sonra Devlet makamlarına geçti. Emeklilik yıllarında gönüllü olarak çalışıyor. Şu anda 94 yaşında hâlâ kitap yazıyor, siyasette düşüncesine ve bilgisine başvuruluyor.

Kitabı okudukça Platon’un yazdığı Devlet niteliğinde, tarihe kayda geçecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Amerika için yaptığı eleştiriler de dostça. Okunması geleceğe ışık tutacaktır. AB için yol gösteriyor, Amerika’ya bağımlılığından kurtarılması gerekir. Avrupa kıtası ile Asya kıta sınırı Ural dağları olduğuna vurgu yapılıyor. Amerika’ya silahlanma için düşman gerek. Fakat Avrupa Rusya ile komşudur, Avrupa’da barış Rusya’sız olamaz. Eski coğrafya atlaslarda Ural dağları sınır gösteriliyor. Yani Türkiye de Avrupa sınırı içindedir. Bu nedenle İstanbul Boğazı kıta sınırı sayılması yanlış öğrenilmedir. Tıpkı baş parmak yukarı işaretin yanlış öğrenildiği gibi.

Dünya siyaseti güç ve teknoloji bakımından dönüşüm yolundadır. Bu nedenle Almanya ve Avrupa stratejisini yeniden yönlendirmelidir. ABD ve Çin rekabet yarışında iki kutup arasında sıkıştı. Ve bu durumda Avrupa Rusya’ya davranışını değiştirmek zorundadır.

AB dağılmaması için kendine çekidüzen vermelidir.

Yirmi yedi üye ülkenin her biri bir birey gibi tek ve hür ve bir toplum gibi birlikte hareket etmesinden başka yolu yoktur.

Yani AB Brüksel’de üye ülkeleri asimile etmeye uğraşmamalı. Çeşitli çıkar ve beklentilere saygı ve anlayış gösterirse birlikte uyum sağlanabilir.

 Barışla kalın!

Kaynak olarak kullandığım ve tavsiye kitap:

Klaus von Dohnany, Nationale Interessen, Siedler Verlag, München 2022

ISBN: 978-3-8275-0254-7

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları