GEÇMİŞTEN DERS ÇIKARMAK

27.02.2021 21:07

AKP-Fetullah ortaklığında ‘’PKK Tanık, TSK ve Laik Cumhuriyetçi yurtseverler SANIK’’ sayılmışlardı.

‘’Fetullah Hoca Efendi’’ – ‘’FETÖ’’ olunca eski hasım ‘’Zürriyetsiz’’ ve ‘’Kafatasçı’’ dediği Bahçeli ile, Laik Cumhuriyete karşı savaşa, birlikte kaldıkları yerden devam ettiler.

Apo’dan Fetva, Osman Öcalan’dan hadis tensiplerine HDP ve Aydın Kürtler uymayınca yerel seçimlerde geçmişte Sakarya’da, Dumlupınar’da işgalcilerin uğradığı bozguna uğradılar.

Apo’yu ve PKK’ yı dinlemeyen HDP ve Selahattin Demirtaş, artık hedef tahtasındaydı.

Erdoğan ve Bahçeli, ortak oldukları iktidarlarının ilk seçimlerde sandığa gömüleceğini kavramış olacaklar ki, HDP ve CHP’ye kumpas planlarını uygulamaya koyarken, Millet İttifakının İYİ Parti içindeki köstebeklerini devreye sokmaya başladılar.

Diploması bile şaibeli Erdoğan, sağlıktan-uzaya kadar uzanan çılgın proje kararlarını atanmış bakanların ‘’Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle’’ uygulama dönemi yetmedi.

‘’Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle’’ Atanmış partili hakim ve savcılarla muhalifi müebbetten başlayan hapis cezası dönemi de yetmedi.

HDP ve CHP Milletvekillerini ‘’Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle’’ atanmış savcı ve hakimlerce fezlekelerle dokunulmazlıklarını kaldırarak muhalefeti bertaraf etmeye karar kıldı.

Erdoğan ve Bahçeli; Doğu Perinçek, Muharrem İnce, Mustafa Sarıgül’ü kanal kanal dolaştırıp CHP’ye saldırmaları da yetmedi, en acı ihaneti yaptıkları Erbakan’ın ruhunu çağırma senasına başladılar.

Bir dönem Siyasal İslamcı ve Irkçı partiler yine Laik Cumhuriyete karşı meclise girmek için yaptıkları ittifak bile barajı aşmalarına yetmiyorken, imdatlarına demokratların, Atatürkçülerin, solcuların kişisel kaprisleri yüzünden bölünmeleriyle yerelde ve genelde seçimleri kazanma dönemi başladı.

27 Mart 1994 tarihinde yapılan yerel seçimlerde kişisel kaprisin tarihsel hatası her seçimde kaybeden Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Belediye Başkanı olmasını sağlamıştı.

Bu seçimlerde partiler yüzde olarak; Refah Partisi: 25,19 – ANAP: 22,14 – SHP: 20,3 – DSP: 12,38 – CHP:1,4 oy almışlardı

Bülent Ecevit, Murat Karayalçın, Deniz Baykal   hırslarına yenilmeseler ve tek aday gösterseler;

DSP-SHP-CHP oyları toplamı yüzde 34, 04 ile Tayyip Erdoğan’ı siyaset sahnesinden sileceklerdi.

24 Aralık 1995 Milletvekili Genel Seçimleri, yine aynı aymazlığı yeğleyen bir-kaç siyasetçinin kişisel kaprisleri AKP iktidarının yolunu açmışlardı.

Seçimlere katılan Siyasi partilerin oy oranları yüzde olarak:

ANAP: 19,6-   CHP:10,7- DSP: 14,6- DYP:19,2- HADEP:4,2- RP: 21,4 oy almışlardı.

 

Yine bu seçimlerde CHP-DSP oyları toplamı 25,3 ile hükümet kurma olanağı olacak,

Çiller- Erbakan koalisyonu kurulamayacak, Türkiye 28 Şubat’ı yaşamayacaktı.

Tarikat şeyhlerinin Başbakanlık konutunda ağırlanması, şeriat yanlılarının yeşil bayraklarla meydanlara Laik Cumhuriyet karşıtı gösterilerin artması üzerine Demirel’in uyarı mektubuna rağmen Refah Partisinin geri adım atmaması üzerine 28 Şubat 1997’de süreci başlatıldı.

Başka bir gerçek ise, ABD, Yeni Dünya Düzeni oluşturma projesini (BOP) kabul etmediği için Erbakan saf dışı bırakılmıştı.

18 Haziran 1997 de Erbakan istifa etti, Cumhurbaşkanı Demirel, Başbakanlık görevini Çiller yerine Mesut Yılmaz’a vererek ANA-SOL-D hükümeti kuruldu.

18 Nisan 1999 Genel Seçimleri sonucunda Ecevit’in Başbakanlığında, Mesut Yılmaz-Devlet Bahçeli kurulan koalisyon, ekonomik kriz yanında PKK terörünün kanlı eylemleri karşısında TSK ve Ecevit ve Demirel’in kararlı tutumuyla A. Öcalan Suriye’den çıkarılmıştı.

  1. Öcalan, Rusya-Yunanistan-İtalya arasında mekik dokumasına rağmen, Türkiye’nin ağırlığı karşısında bu ülkeler ona sığınma hakkı vermediler.

Ecevit Hükümeti, çok az devlet yetkilisi dışında kimsenin bilmediği operasyonla A. Öcalan Kenya’da yakalanarak Türkiye’ye getirilmişti.

Ekonomik krizin aşılmasına gelindiğinde Bahçeli, bir MHP etkinliğinde nereden geldiği bilinmeyen telefonla aniden Ankara’ya dönerek Hükümeti erken seçime götürme kararıyla tarihi misyonu gereği

AKP’nin iktidara gelmesini sağlayarak, Türkeş’in şüphelerini haklı çıkardı.

Ecevit, emperyalizmin talan projesi olan BOP’a Eş başkanı olmayı reddettiği için üzeri çizilmişti.

Beyaz Saray’da ABD’nin güvenini kazanan Erdoğan’ın partisi yüzde 35 oy ile iktidara getirildi.

Deniz Baykal’ın, ‘’Muhtar bile olamayacak Erdoğan’ı’’ Başbakan olarak, Laik Cumhuriyet’e karşı Siyasal İslamcı, gerici bir rejim mücadelesine katkı sağlaması unutulmayacaktır.

Artık Yurtseverler, Atatürkçüler, Laik Cumhuriyetten yana olanlar

Geçmişten ders çıkararak tek yürek, tek yumruk olarak

Erdoğan-Bahçeli- M. İnce, M. Sarıgül, Perinçek ve İyi Parti içindeki köstebeklere rağmen,

ABD’nin BOP Projesi, İhvan koalisyonu

Laik Cumhuriyetten yana olanların oylarıyla

Geldikleri gibi gideceklerdir

Yıldız AKALIN

 

 

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları