ESKİ TÜRKİYE-YENİ TÜRKİYE

04.12.2022 20:11

AKP tarihçilerinin: ‘’Kurtuluş Savaşını keşke Yunanlılar kazansaydı!’’ Sözü, Laik Cumhuriyet yerine Abdulhamit rejiminin Yeni Türkiye adıyla hayata geçirilmesi isteğidir.

Gerici Siyasal İslamcılık Osmanlı döneminde İttihat ve Terakki iktidarının yenilikçi ve ilerici uygulamalarına karşı olan 2. Abdulhamit’in desteği ile çıkarılan , 31 Mart gerici isyanında subayları, gazetecileri mebusları ‘’Şeriat İsteriz!’’ diye katlettiler.

Selanik’ten bu isyanı bastırmak için Mustafa Kemal’in de içinde bulunduğu Harekat Ordusu teslim olmayan gericilerin sığındığı Topçu Kışlasını top ateşine tutarak kışlayı yıktılar.

Abdulhamit, tahttan indirilmiş, Meclisi Mebusan yeniden açılmıştı.

Erdoğan’ın Topçu Kışlasını yeniden yaptırma isteği, gerici mollaların öcünü alma isteğidir.

Sarayın devşirme damatları ve sultanlarının Saraylarında sefa sürme karşılığı yoksul halkın üretimini bile Londra Bankerlerine ipotek ettirerek sürdürüyorlardı.

Kapitalizmin, PAZAR açma amacıyla çıkardıkları 1. Dünya Savaşına kaybettiklerini kaybetme amacıyla girmeleri sonucu, Çanakkale’yi Mustafa Kemal gibi bir savaş dâhisinin geçilmez yapmasına karşın, Almanların yenilgisiyle Osmanlı, sarayı karşılığı askerini terhis etmeyi, silahlarını bırakmayı, ülkenin işgaline razı olmuştu.

Mustafa Kemal’in öncülüğünde bir elin parmakları kadar yurtsever askerlerle 1919 da başlattığı Kurtuluş Savaşına, sarayın ve işbirlikçi hainlerin, Mustafa Kemal’in idamına fetva veren hain Şeyhülislama rağmen 26 Ağustos 1922 de başlatılan büyük taarruz ile 9 Eylül’de İzmir’ de düşmanı denize dökerek Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyaya kabul ettirmişti. 

Emperyalizm, Türkiye Cumhuriyeti’nin mazlum ülkelerce örnek alınmasından korkuyordu.

Bu korku zamanla haklı çıkınca Türkiye emperyalizmin hedefinde olmuştu..

  1. Dünya Savaşı Hitler’in faşist bir dünya hayaliyle girdiği savaşta, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, ırkçıların ve gericilerin Hitler saflarında, toprak ağalarının ABD saflarında savaşa girilmesi isteklerine, baskılarına rağmen taraf olmamış, Türkiye Cumhuriyeti’ni bölünmeden ve can kaybından kurtaran devlet adamı olmuştu..

Ama ABD’nin, dönek Marksistlerin ve Toprak Ağalarının AKP hükümetine verdiği aynı desteği DP’ye vererek CHP’yi iktidardan indirdiler. 

‘’Hiçbir ülke yoktur ki, kendi içinde bizim kadar hain yetiştirebilsin!’’ (İsmet İNÖNÜ)

Yeni Türkiye Modeli, AKP’nin 2. Abdulhamit Döneminin kaldığı yerden devamıdır  

İşte 20 yıl önce,  Müslüman Gömleği giyen şeytanlar Kurtuluş Savaşına karşı çıkarak Sevr’in savunucusu oldular.

Her fırsatta kurtuluşu, cumhuriyeti, bağımsızlığı benimsemiş Türkiye’yi Eski Türkiye diye düşman saydılar.

Eski Türkiye’de çocuklar, okullarına bayrama gider gibi giderlerdi.

Eski Türkiye’de-Kapıcı çocuğu ile doktor çocuğu, tüccarın kızıyla, amelenin oğlu aynı sınıfta okur, bahçede sokakta birlikte oynarlardı.

Eski Türkiye’de, küçük yaştaki körpecik kızlı erkekli çocuklar el ele oynarlarken ergenlik çağına kadar cinsiyet farkı bilmezlerdi.

Eski Türkiye’de, yöneticiler ayrımcılık bilmezlerdi küçücük kız çocuklarına yaşıtı erkek çocukların ayaklarını yıkatarak kız çocuklarına erkeğin kölesi olmalarını asla dayatmazlardı.

Eski Türkiye’de, sapık sözde şeyhlerin erkek-kız ayırımı yapmadan cinsel tacizlerine, tecavüzlerine asla izin verilmezdi. Üstelik hiçbir kadın bakan ‘’bir kezlik taciz, tecavüzden bir şey olmaz’’ diyemezdi.

Eski Türkiye’de, insanlar, okulda, sağlıkta, askerde aynı kıtalarda aynı kışlada kalırlardı. 

Eski Türkiye’de, parayı veren sıcak odasında yatarken, parası olmayan askere gidip,  siyasetçinin egoların yüzünden ölüp, yıkık evlerine bayrak asarak senin himmetinle şehit sayılmazdı.

Eski Türkiye’de, hiçbir yargıç, savcı bir siyasi partinin kılıcı olmazdı. 

Eski Türkiye’de hiçbir siyasetçi yargı kararlarını, hele AYM kararlarını tanımıyorum, uymuyorum diyemezdi.

Eski Türkiye’de siyasetçi, yönetici, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı kadınlara ‘’sürtük’’ ‘’düşkün’’ rakibine, ‘’zürriyetsiz’’, ‘’çukur’, ‘’şerefsiz’’ diyecek kadar seviyesiz olmazdı. 

Eski Türkiye’de, ülkenin fabrikalarını, ormanlarını, akarsularını yok edemezdi.

Eski Türkiye’de, devleti aile fertleri yönetemez, devletin parasına, arsasına el koyamazdı. 

Eski Türkiye’de , Devleti yönetenlerin mal varlıkları, öğrenim durumları, sağlık sorunları gizlenmez, şeffaf olmayı devletin olmazsa olmazı olurdu.

Örnekler ve farklılıklar o kadar çoğaltılır ki:

Sayfalara sığmaz!

Elbette anlayana…

 

Yıldız AKALIN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları