ATAERKİL TOPLUMU

23.07.2021 22:09

Ata, baba dede ve büyükbabalardan her biri anlamına gelir. Atabek, atabey eski Türk devletlerinde genç şehzadelerin eğitimi ile görevli devlet memuru. Veya bağımsız eyalet yönetimi ile görevli vezirdi. Ataerkil toplumda erkekler genel olarak kadına üstün tutulur. Bu toplumsal örgütlenme biçiminde soy, kalıt, konut yeri ve otorite babaya aittir.

Bu anlayış, toplumu meydana getiren en küçük örgüt olan aileye yansır. Çocuk yetiştirilirken erkek çocuklar üstün tutulur. Zira soyu devam ettirecek olan onlardır. Kız çocukların hür gelişmesi babanın disiplin tutumuna bağlıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türklerin babası Mustafa Kemal Atatürk reformlarıyla kız ile erkek çocuklar arasında hüküm süren ayrımcılığa karşı koymuştur.

Türk kadını birçok BATI ülkelerinden daha önce seçme seçilme, miras bölüşümünde eşit haklar almıştır.

Biraz önce alfa ARD TV’de Osmanlı İmparatorluğunun parçalanması, Sevr’de yapılan zehirli Barış Antlaşması ve Türkiye Cumhuriyet’in tapusu olan Lozan Antlaşması’nda Mustafa Kemal Atatürk’ün başarısı gösterildi.

Savaşı kazanması kadar, yaptığı reformların öneminden bahsedilmedi. Şu anda bu satırları yazabilmeyi önce ona, sonra kendi babam ve dedeme borçluyum.

En iyi tanıdığım iki ülkede kadınlar çok yol aldılar. Hem Türkiye’de hem Almanya’da kadınların görev almadığı, aktif rol almadığı hiçbir toplumsal alan kalmadı. Fakat yüzde katılım oranı olarak kadınların sayısı hâlâ yeterli sayıya ulaşmadı.

Çok kötü geçen Korona yılı duraklama devrinde. Alınan derslerle yeni normalleşme umudu her gün biraz daha artıyor.

2021 yılında öyle bir güzel resim vardı ki, zihnimde yer etti. Televizyonda izlerken çok duygulandım, virüsün toplumda açtığı yaraya merhem gibi geldi. Bu fotoğraf tüm gezegene iletildi.

Korona virüse karşı aşıyı ilk bulan Dr. Özlem Türeci ve Prof. Dr. Uğur Şahin’e, Federal Almanya Cumhurbaşkanlığı’ndan en üstün liyakat bilim ödülü verildi.

Törende Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier konuşmasında,

Bilimde başarı tek bir ülkeye ait olamaz, bilim İNSANLIĞA aittir, dedi. Uğur Şahin ve EŞİ demedi, ikisini de ayrı ayrı bilim insanı olarak andı. Alman basın ve medyasında da eşi kelimesi hiç geçmedi.

Öyle bir resim vardı ki, izlerken tüyler ürpertti. Sahnede önce Özlem Türeci, sonra Uğur Şahin’e yol verildi. İki bilim insanın arkasından Federal Almanya Başbakanı Bayan Dr. Angela Merkel, arkasından en son Cumhurbaşkanı sahneyi terk etti. Yani bilim önde gidiyor.

Her sözü ve davranışıyla toplumun her kesiminden saygı ve sevgi gören Cumhurbaşkanı ve Başbakanı halkının gözünde daha çok büyüdüler. Sağcı AfD partisi hariç. O parti üyeleri aşı olmadan önce hayli düşündüler. Öyle ya aşıyı bulan Türk asıllı iki Alman Bilim insanıydı. Anadolu’dan getirilen çamların Almanya’da dikilmesine de karşılar. Neyse iyi ki, benim gibi tarihle ilgilenmiyorlar. Penceremden görülen sokağımızdaki kestane ağaçları da Anadolu’dan gelme.

Bu makaleyi Facebook’da okuduğum bir haberle zihnimde yazmaya başladım. Konuk Türk işçilerin Almanya’ya gelişinin altmışıncı yılını anmak için İstanbul’da bir heykel yapılmış. Emeği geçenler sağ olsun, ilk nesilden geriye kalanlar adına teşekkür ediyorum. Misafir en kötü ve zor işlerde çalıştırıldı.

Ataerkil toplumun kalıntısı olarak bir erkek işçi heykeli dikilmiş. Eleştirim tamamlama olarak algılandı, çok sevindim. Fürth şehrinde heykel kadın erkek yan yana dikildi, doğrusu böyle. Berlin’de de uğraşan milletvekilleri var, onlara da hatırlattım.

Yetmiş yıllarında otobüsten inince, önce sokakları temizleyen erkek Türk işçileri, sonra okuluma girince temizleyen Türk kadın işçilerini selâmlardım.

SIEMENS ve Temizlik firmaları ilk önce kadın işçileri getirdi. Sonra firmalar istek yaparak erkek eşleri getirildi.

Yetmiş yıllarına kadar plastik eldiven yalnız sağlık sektöründe kullanılıyordu. İlk defa Berlin Parlamentosu Türk kadın işçilerin eldiven kullanması kuralına karar verdi. İlçemizin SPD milletvekili ile birlikte çalıştığım için biliyorum. Yüksek Halk Okulu’nda yetişkinlere ders verirken,

o yaralı nasırlı hanım ellerine bakarken üzülürdüm.

Kadın işçilerin pasaportlarında ataerkil toplum izi olarak, aile reisinin imzası vardı. Yani kadın ancak eşinin izniyle yurtdışına çalışmaya gidebiliyordu.

Atasözü, Adamın iyisi iş başında belli olur, diyor. Ama kadının iyisi de iş başında belli oldu o zaman.

Yurtdışı Türkleri ve Türk asıllı Alman olanlar, ilk nesle olan borçlarını biliyor ve her fırsatta ifade ediyorlar.

Zaman daralıyor, ilk nesil yaprak dökümü gibi erken ayrıldı. Korona da en fazla ilk nesilden can aldı. Pandemi sonrası sayılar belli olur. Bu nedenle benim gibi tarihi iyi bilen ilk temsilci, çalışanların işçi tarihini yazması, gelecek nesiller için çok önemli olacak.

Her iki ülke dilde de uyum sağlıyor. Babavatan’da yaşayan Türklerin çoğu, bu Yaz iki sene gibi bir virüs arasından sonra Anavatan’a tatile gittiler.

Ana baba rakip değildir, biri diğerinden üstün değildir. Birbirini tamamlar. Çocuklukta anadan, çevredekilerden öğrenilen dil anadildir. Fikirlerin anası olmasa devamı gelmez. Ana atar damarsız kan dolaşımı mümkün olmaz.

Hoşça kalın!

 

Şu anda okuduğum kitap:

Rebekka Endler, Das Patriarchat der Dinge, Warum die Welt Frauen nicht passt.

DuMont Buchvelag Köln, 2021

ISBN: 978-3-8321-8136-9

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları