ALMANYA SAVAŞIN TARAFI MI?

12.01.2023 23:07

Ukrayna’daki savaş Pazartesi itibariyle 320. gününde… Şu ana kadar herhangi bir görüşme ya da ateşkes belirtisi yok. Uzun süre devam edebilecek bir yıpratma savaşı yaşanıyor.  Sanki her şey tek bir merkezi soruyla ilgili: Kim daha uzun süre dayanacak? Batı destekli Ukrayna? Veya Rusya? Elbette savaş bitmiş değil… Gidişatını etkileyebilecek beklenmedik olaylar yaşanabilir. Kimse bunları kestirebilecek bilgilere sahip değil.  Ama son durum bu…

* * * *

Almanya uzun bir tereddütten sonra, şimdi ABD ve Fransa ile birlikte Ukrayna'ya zırhlı personel taşıyıcılar verecek. Bunlar Ukrayna'da teslim edilen ilk batı tarzı zırhlı personel taşıyıcı olacak. Kiev aylardır Batılı Müttefiklerden ve özellikle Almanya'dan ana muharebe tankları ve zırhlı personel taşıyıcıları istiyordu. Scholz, Almanya'nın bu konuda tek başına hareket etmeyeceğini defalarca vurgulamış ve başka hiçbir NATO ülkesinin Ukrayna'ya bu tür askeri desteği göndermediğine işaret etmişti.

* * * *

Alman şansölye bir karar vermeden önce her yöne tedbir almayı seven temkinli bir politikacı olarak tanınıyor. Alman Sosyal Demokratlar da şansölyelerinin Ukrayna politikasını anlatırken söylemekten hoşlandıkları bir kelime var: Sağduyu. Şimdi temkin ve sağduyu terk edildi mi? Şansölye ‘müttefiklerimizle birlikte hareket ediyoruz‘ diyor ama kendisini orkestrada hep farklı bir solistten çok birinci kemancı olarak görmek isteyen Almanya, şimdi sanki solistliğe terfi için harekete geçti.

* * * *

Bu karar, özellikle Ukrayna stratejisinde tersine dönüş olarak değerlendiriliyor. Bir tabunun yıkıldığı, kırmızı çizginin değiştiği söyleniyor. Bu da kafaları karıştıran gelişme… Meslektaşım Nikolaus Blume, haftalık Der Spiegel dergisindeki köşesinde ‘Olaf Scholz artık savaşın tarafı‘ diyor ve gelişmeyi şöyle değerlendiriyor. ‘ Şansölye, Marder zırhlı personel teslimatıyla bir hedef belirledi: Ukrayna, Rusya'ya karşı savaşı kazanmalı, aksi takdirde Almanya da kaybedecek.‘

* * * *

Barışın yolunu açma, en azından ‘ateşkes’ oluşturma girişimleri yerine ABD, Almanya ve Fransa, Ukrayna'ya askeri desteği artırıyor. Almanya, piyadeler için yaklaşık 40 Marder zırhlı personel taşıyıcısına ilaveten bir Patriot füze savunma sistemi verecek. Fransa AMX 10 RC tipi, ABD de 50 Bradley zırhlı piyade taşıyıcı verecek. Dolayısıyla ABD/Almanya/Fransa üçlüsü vites yükseltti. Vites değişikliği sorusunun cevabı önemli.

* * * *

Bu sorunun cevabını bilmiyoruz. Cevabı bilmediğimiz şeylerde saklı. Örneğin ABD Başkanı Joe Biden, geçen hafta kabine toplantısı sonrası gazetecilere ‘Şu anda Ukrayna'daki savaş kritik bir noktada. Ukraynalıların direnmesine yardım etmek için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Ve Rusya yavaşlamaya çalışmıyor. Attıkları adımlar bir yıl önceki kadar barbarca ve hiç pes etmiyorlar‘ diyordu… Kritik nokta ile neyi anlatmak istedi… Bilinmiyor… Çünkü cepheden gelen çelişkili haberler teyide muhtaç…

* * * *

Askeri uzmanlar, Ukrayna’yı işgal altındaki bölgeleri kurtaracak bir konuma gerçekten getirmek istiyorlarsa, o zaman daha fazla piyade savaş aracına ek olarak ana muharebe tankları vermeleri gerektiğini söylüyor. Avusturyalı tarihçi albay Markus Reisner, ‘Muharebe tankı olmayan bir piyade savaş aracı, çekiçsiz bir çivi gibidir‘ diyor. İkisi de yeteneklerini ancak birlikte kullanılabileceğini söylüyor.

* * * *

Ukrayna Genelkurmay Başkanı da Donbas'taki bölgeleri kurtarmak veya muhtemel bir Rus bahar saldırısını savuşturmak için ülkesinin 300 ana muharebe tankına, 600 ila 700 zırhlı piyade aracına ve 500 topçu sistemine ihtiyacı olduğunu söylüyor. Daha önce yapılan Ramstein formatındaki yeni bir toplantı 20 Ocak'ta yapılacak. Bu toplantıda Batılı devletlerin Ukrayna'ya daha fazla silah sevkiyatı konusunda anlaşmaları bekleniyor. Daha büyük bir kararın yolu açılır mı? Şimdi sıra Alman Leopard 2, Fransız Leclerc ve Amerikan Abrams ana muharebe tanklarının tedarikine mi gelir bilmiyoruz…

* * * *

Bu savaşın Ukrayna üzerinden Rusya ile ABD arasındaki bir bilek güreşi olduğu biliniyor. Ukrayna’nın çok ötesinde bir büyük güç kavgası olduğuna artık herkes hemfikir. Küresel güç rekabetinin adeta bir ön cephesi gibi. Batı Putin'in savaşını sona erdirmesini istiyor, ama NATO savaşa taraf olmak istemiyor.  Ancak aynı Batı, Ukrayna'nın Putin'i aşağılayıcı bir yenilgiye uğratmasını da istemiyor. Gelişmeler şimdilik böyle…

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları