AKLIN VE AHLAKIN İFLASI

27.11.2022 18:35

‘’Siyasal İslamcıların iktidarda kalmak için uyguladıkları en geçerli taktik: İnsanları yoksul ve cahil bırakıp beyinleri esir alınarak iradeye boyun eğdirmeyi İbadet olarak benimsetmektir!’’ 

Emperyalizm, Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğündeki AKP iktidarını bu nedenle desteklediler.

Hanedanın, Haçlı güçlerinin uşaklığını üstlenen Şeyhülislam Mustafa Sabri, Mustafa Kemal ve Arkadaşlarına işgale karşı çıktıkları için İDAM Fetvasını vermişti.(**2)

Kurtuluştan hemen sonra BMM Hanedanlığı kaldırarak, 29 Ekim 1923’te Halkın kendi kendini yönetmesi olan Cumhuriyeti kabul ederek Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurdular.

Cumhuriyeti Laiklikle taçlandırarak; ‘’bilimi en gerçek yol gösterici’’ olarak rehber edindiler.

Türkiye Cumhuriyeti; cinsiyeti, kökeni ve inancı ne olursa olsun eşit yurttaşlardan oluşan bir Ulus Devlet kurarken, batıda bile o dönemlerde olmayan kadın haklarını yasalaştırdı.

Osmanlı’nın borçlarını bile ödeyen Türkiye Cumhuriyeti, her bölgenin koşullarına göre fabrikalar kurdu.

Bu fabrikaları çiftçisinin ürettiği tarım ürünleriyle karşıladı.

Yurtdışına gençleri göndererek bilgili, eğitimli bir toplum yaratmanın temellerini attı.

Uçak Fabrikası yaparak dünyaya kırkın üzerinde uçak sattı.

Emperyalizm ve onun Haçlı güçleri, işbirlikçi hainlere çıkarttıkları isyanlarla, işbirlikçi ABD oğlanlarıyla gerçekleştirdikleri darbelerle bu Ulus Devleti yıkamayacaklarını anlayınca, birçok ülkede denedikleri Siyası İslamcılarla hem kurtuluşun öcünü almak hem de mazlum ülkelere örnek olmasını engellemek için

Siyasal İslamcıları desteklediler.

Bugün AKP iktidarı, dün hakaret ettiği, suçladığı, kendi tarikatındaki Kaşıkçı’yı kıtır kıtır kesip paketler halinde ülkesine götüren Suudi Arabistan’a hakaretler yığdırırken, seçimlerde bir ilden bir ile gidecek parası kalmadığı için aldıkları Dolar karşılığı olarak mahkeme dosyalarını Suudilere vererek ülkenin onurunu sattılar.

Katar Emirinin hediye ettiği uçan sarayın karşılığı olarak, ülkenin sadece kendi savunması için değil, başka ülkelere satış yaptığı Tank-Palet Fabrikasını Potamya’dan getirdiği dede mirası gibi Katar’a verdiler.

15 Temmuz Kontrollü Darbe kalkışmasını destekledi diye Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) etmedikleri hakaret kalmamışken, bütün kirli çamaşırlarını ortaya döken Sedat Peker’i susturmak yanında, buharlaşan 128 Milyar Dolar’ın boşluğunu biraz olsun doldurmak için ‘’ben ettim sen etme’’ durumuna düşmesi normal ülkelerde utanç verici olsa da devri AKP döneminde ‘’dün dündür’’ diye geçiştirdiler. 

Ülkeyi yalnız işgalden kurtarmayıp, her kararı TBMM ile alan Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’e; ‘’Ayyaş’’ diyecek kadar kin duyan biridir Recep Tayyip Erdoğan. 

Türkiye’de,  Mısır’da, Irak’ta, Suriye’de, Tunus’ta, Afganistan’da, Pakistan’da uygulamaya koydukları Projelerden; Mısır, Tunus, Suriye ve Irak’ta tam başarı sağlayamadılar.

Emperyalizme sorun çıkaracak ülkeleri Taliban, DEAŞ gibi sapkınlara bıraktılar…

AKP’nin, özellikle Erdoğan’ın en tutarlı özelliği tutarsız olmasıdır.

Bu özellik, demokrasinin kırıntısı olan ülkelerde olmayan kötü bir karakter özelliğidir.

Siyasete başlamadan önce yapılan nice fabrikaları ve hava alanlarını bile: ‘’Ben yaptırdım!’’ Demesi bilgi eksikliğinden değil, kendisine oy veren insanların kalitesini iyi bildiği içindir.

Tüm insanların aklıyla alay edercesine ‘’Bizden önce buzdolabı var mıydı?’’ Bile diyebilmişti. (***3)) 

17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet hırsızlığını Metin Külünk;l ‘’insanların günah işleme özgürlüğüne müdahaledir!’’ Diyerek savunmuştu. .(****4)) 

Erdoğan; Papaz Brunson ve Deniz Yücel için ‘’bu can bu bedenden çıkmadıkça onlar hapisten çıkamazlar’’ demişti.

Arada bir dışarıyı da içteki muhalefet gibi görerek Trump’a; ‘’ver papazı-al papazı!’’ Dediğinde Trump:

‘’Akıllı ol, aptal olma. Aile servetini açıklarım!’’ Diye hakaret ve tehdit mektubunu gazetelerde yayınlatınca, Erdoğan özel uçakla Brunson’u ABD’ye Deniz Yücel’i Almanya’ya uçurmuştu!

Dini siyasete araç eden birçok politikacı olmuştur.

Ama hiçbiri, bütün dinlerin yasakladığı nefret dilini, küfrü Erdoğan gibi rahatlıkla kullanmamıştı.

Acımasızlığı, çocukluğunda yaşadığı baba şiddetinin sunucu olmasının bilimsel bir karşılığı vardır.

En ilkel toplumlarda bile olmayan nefret dili ve küfür bu ülkenin Cumhurbaşkanınca, ülkenin güvenliğinden sorumlu içişleri Bakanınca kullanılıyorsa ortada çok ağır bir ahlak sorunu vardır.

Erdoğan kendinden güçlüye karşı asla tavır koyamaz.

Erdoğan en ağır hakaretleri Mısır Lideri Sisi’ye, BAE Emiri El Nahya’ya, Suudi Arabistan Prensi Muhammed bin Selman ve Suriye Devlet Başkanı Esad’a yapmıştı.

Para eksiğini kapatmak için BAE ve Suudilerle ABD ve Katar’ın isteği ile SİSİ ile, yakında Putin’in baskısıyla yakında ESAD ile yeniden kanka olursa şaşırmayın.

Erdoğan’ın ‘’Çıkarı varsa tükürdüğü yüzü Öper!’’ Özelliğini bildikleri için kimse o hakaretleri ciddiye almaz.

Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli, Süleyman Soylu üçlüsünün önceleri birbirlerine karşı en ağır hakaretleri birbirlerine karşı yaptıktan sonra bir araya gelmesi Türkiye’de siyasetin aklın ve ahlakın iflası nedeniyledir.

Süleyman Soylu, yüce mecliste kendisini eleştirenleri konuşturmamak için bağıra-çağıra olur-olmaz konuşması bir yana seviyesiz, terbiye sınırlarını aşan küfür ve hakaretlerle o meclisin şerefini bile çiğnemesini onaylayan AKP ve MHP’lilerinde aynı seviyede olduklarını utanarak izledik. 

Atanmış bir bakanın halkın oylarıyla seçilmiş nazik bir muhalefet milletvekiline bile küfretmesi, TSK’nin nereden nereye geldiğini, bu kutsal bir yapının böylesi birine nasıl teslim edildiği sorusu akla gelmekte.

Siyasi çevrelerde Süleyman Soylu’nun yeri geldiğinde Erdoğan’ı bile tehdit etmesinin nedeninin

Elinde çok önemli belgeler olduğu konuşulmaktadır.

‘’Öyle olmasa Erdoğan, Soylu’yu o koltukta bir saat oturtmaz! ‘’Denmekte.

Öyleyse yakında olmasa da, seçimlerden sonra göreceğiz!

 

Yıldız AKALIN

 

 (*1) Mustafa Kemal ve arkadaşlarına İDAM Fetvası veren Şeyhülislam Mutafa Sabri. Erdoğan’ın emriyle Mustafa Sabri’nin ismi TOKAT İMAM HATİP Okulu’na verildi.

(**2) Buzdolabı Türkiye’ye 1930’larda girdi, 1961 de ilk buzdolabı üretimi yapmaya başladı.

 

(***3) Metin Külünk; yasadışı örgüt lideri Sedat Peker’in ’’ Mafyadan ayda on bin Euro alan siyasetçi dediği ve Süleyman Soylu’nun onayladığı AKP siyasetçisi.

 

(****4) Geçmişte;  Süleyman Soylu Erdoğan için: ‘’Yolsuzluklarını birer birer ortaya çıkarıp hesabını sormazsam NAMERDİM!’’ Diye yeminler etmişti.(****4)

 

(*****5) Alaaddin Çakıcı: Erdoğan’a ‘’Bu sahte sultan, bu Rizeli Yezit, bunlarla kim iş birliği yaparsa, hangi parti iş birliği yaparsa haindir. Demişti. 

 

Numan Kurtulmuş: Erdoğan’ın kalbi Ali diyor dili Muaviye diyor

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları