UÇUŞUN BEYLER, UÇUŞUN

29.11.2022 21:03

 

Daha büyük, daha güçlü, daha gösterişli uçaklar ile seyahat ettiğiniz için övünün, gururlanınız.

İmajınızın yükselmesini, güçlü, zengin görünmenizi daha çok uçağınızın, daha büyük şatolarınızın, saraylarınızın, malikanelerinizin olmasına bağlayınız.

Berber, marangoz, boyacı, terziden, sanatkâr, sanatçıdan aldığınız vergileri sizleri güçlü gösterdiğine inandığınız uçaklara, yalılara, yatlara…, savurganlığa yatırınız. 

Ülkenin üretim, kalkınma, aydınlanma, her alanda gelişmesi yatırımları yerine  tüketmeyi yeğleyerek ülke değerlerini küresel sermayenin ürettiği  sadece sizlerin faydalandığı zenginlikler ile, kariyer sahipleri olarak yaşamaya devam ediniz. 

Denizlerden, ırmaklardan tekneler, vapurlar, gemiler ile yük taşıma, ulaşım sağlama, kara yollarının yükünü azaltma, daha az çevre kirliliği ve yakıt önerilerini umursamayınız, önemsemeyiniz.

Yoksul ve zengin semtleri olarak ayırdığınız şehirlerde sizi güçlü gösteren göklerde uçaklarınız, karada paha biçilmez arabalarınız, denizde yatlarınız, görkemli malikaneleriniz ile gururlanın.

Trenlere, tramvaylara, metrolara, vapurlar toplu taşımanın gelişimine yatırım gereği duymadan, ülke kalkınması yerine lojistik kolaylığı sağlayan tarım alanlarını, yeşil alanlarını, turizm alanlarını, sit alanlarını, tarihi alanlarını kapitalistlere tahsis ederek özü onlara posası yoksul ülkelere kalacak şekilde sanayi kurmaları için tahsis ediniz.

Sizler, en güçlü arabalar, yatlar, helikopterler, uçakların koltuklarına gururla kurulup ülkeler gerçeğinden çok uzak yaşarken. Ülke halkları sizlerin yaşamının çok uzağınızda sefalet sürüyor.

Ölmeyip yaşama tutunanları milli dini duyguları üzerinden motife ederek ülkelerin yüce değerleri olan bayrağı dalgalandırma, din koruma görevleri vererek, kudretlerinizin gücünüzün sürmesi için dualar etmelerini salıklayınız.

Sosyolojik tanımlamalar, siyasi tembihler, inançsal söylemleriniz ile yığınları peşleriniz süre sürüklediğiniz elbette doğru. Sürüklenme, bilimden-ilimden uzak, sizlerin belirlediği eğitim kültür yaptırımlarınızdandır.

Siz havada uçarken onlar çay içip masa başında oyun oynadıkları kahvehanelerden, haylaz haylaz gezdikleri sokaklardan, çekirdek çitledikleri piknik alanlarından, “ya sabır” diye teşbih çektikleri cami avlularında, haç çıkardıkları kiliselerde sizlerin sağlığı ve huzuru için dualar ediyorlar.

Gizemli, ulaşılmaz olmak!

Zenginlikleriniz ile sizler alamete giderken, yoksullaştırarak kıyamet istikametine sevk ettikleriniz size hayranlık duyuyorlar, görmek için can atıyorlar, size dokunmak isteyen yoksullar peşiniz sıra koşarak izdihamlar yaratıyorlar.

Peki sizler neden sizi bu kadar çok seven halkları sevmiyorsunuz?

Peki size güvenen, canını, malını teslim eden halklara siz neden güvenmiyorsunuz?

Peki bu ülkede halklara güven içinde yaşayacakları ortamı sağladığınızı söylüyorsunuz.

Peki!

Sizler; saraylarınız, şatolarınız, yatlarınız, yalılarınızda, seyahatlerinizde, buluşmalarınızda, konuşmalarınızda neden zırhlı araçlarınız, koruma ordularınız ile dolaşıyor, yaşıyorsunuz?

Büyük uçak, araba, ev olmasını güç görme bilim dışı yaşamdır. İhtiyaca göre teknoloji, kar etmeyi değil, karbon yaymayı önleyen sistem kurma, sadece tüketici olma yerine, üretici olmak bilimsel zenginliktir. 

Bilimsel zenginlik: Yenilenebilinir enerji üretme, yerli üretim, sosyal devlet olmaktır.

Bilimsel eğitim: Bilgi zenginliği; ülke övgüsü, toplum övgüsü, toplumsal dayanışma, üretim ve ülke gelirlerinin eşit paylaşımıdır.

Adalet,

Hukuk,

Hoşgörü,

Vicdandır!

Hadi hayırlısı…

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları