İBRET ALINMASI GEREKEN KONUŞMALAR

26.09.2022 23:02

Bazen arşivime giriyorum ve eski yazılarıma göz atıyorum. Ha-ber.com internet sayfasında yazılmış bu yazılar. Neleri yazmışım gözden geçiriyorum. Geçenler geçip gitmesin diye de bu yazıların güncelliğini koruyanlardan bazılarını zaman zaman sizlerle paylaşıyorum. 2007 yılında Türk Eğitim Derneği, İlahiyatçılar Derneği'yle ortaklaşa bir iftar sofrası hazırlamışlar. İftar yemeğinden sonra bir konuşma yapılmış. İftar sofrasında yapılmış bu konuşma. Bu konuşmayı o günün AGIM Emniyet Müdür Yardımcısı yapmış. İçerik olarak çok önemli. Önemine binaen bu konuşmayı olduğu gibi yayınlamayı uygun gördüm. Okuyalım:

-Türk Eğitim derneği ve İlahiyatçılar Derneği (09.06.2017)-

Üçüncü haftanın ilk iftarını Türk Eğitim Derneği’nde (TED) açtık. Bay ve bayanların katıldığı iftar sofrası fevkalade bereketliydi. Türkiyem Restoran hazırlamış yemekleri. Kuzu tandır ana yemek. Severek içtiğimiz çorba buğday çorbası. Günün hatibi Martin Spangen-berg. Spangenberg; 5. Emniyet Şubesi, AGIA Müdür yardımcısı. Komiser Mehmet Aydın ile birlikte gelmişler iftar sofrasına. AGIA (Arbeitsgebiet Interkulturelle Aufgaben) Kültür-ler arası çalışma grubu olarak göçmen uyruklu derneklerle, kurumlarla, cemaatlerle de-vamlı temas halinde bulunan emniyet müdürlüğü içinde bir bölüm. Görevleri Berlin’de suç işleme oranını azaltmak. Bunun için daha suç işlenmeden önlemler almak.
Spangenberg yaptığı selamlama konuşmasında şunları söyledi:

“Öncelikle davetiniz için teşekkür ederim, Ramazanınız mübarek olsun. Türk Eğitim Derneği’nin düzenlediği iftarlara 10 senedir devamlı katılıyoruz, artık bizim ekibimiz için Rüştü Hoca'nın iftar davetine katılmak gelenek haline geldi. Geçen sene aramızda olanların bazıları bugün yok, onları saygıyla anıyorum. Türk Eğitim Derne-ği’nin vefat eden başkanı sevgili dostumuz Ahmet Yumuşak’ı burada rahmetle anıyorum. Vefa duygusu çok önemlidir ve anlamlı bir şeydir. Biz sayın başkanı ve hatırasını unut-mayacağız. Türk Eğitim Derneği’nin fizik mekanının tamamen yenileniyor olması daha da güzel, çok güzel bir atmosfer olmuş. Yıllardır eğitim amaçlı çalışmalar yapan ve bünyesinde resmi bir kütüphanesi bulunan(Hikmet Kütüphanesi), iki dilde yayınlanan MOCCA dergisini çıkaran bir ilim yuvası burası, örnek bir kurum, burasını herkesin desteklemesi gerekiyor.
Bu tür davetler karşılıklı tanışmalara vesile oluyor. Bizlerin ne olursa olsun karşılıklı konuşmaya ihtiyacımız var. Herkesin aynı düşünceyi savunmasının mümkün olamayacağını biliyoruz. Buna rağmen insanlar konuşarak sorunlarının üstesinden ancak gelebilir.
Birbirimizle konuşalım, tartışalım, beraber olalım, tavla da oynayalım, ama sadece tavla oynamayalım, sonrasında birbirimizle mutlaka konuşalım, konuşmak önyargıları kaldırır.
Rüştü KAM Hoca’nıza sorular sorun, başka kaynaklardan da bilgiler alın sonra hocanızı bu bilgilerle tekrar sorgulayın bu bilgilerle onu karşı karşıya getirin. Bizler çok kötü olaylarla karşılaşıyoruz, konuşmadığımız için karşılaşıyoruz bu olayların çoğuyla, insan olan herkesi rahatsız edecek olaylar bunlar. Bir örnek vereyim: “Adamın birisi dini yanlış anlamasından dolayı karısını döverek hastanelik etmiş, 3 yaşındaki kızının saçlarını da aynı nedenden dolayı sıfıra vurdurmuş, ‘inançsızlar’ kızımın saçlarına bakmasın“diye yapmış bunu. Bu gibi aşırı akımlar var, biz onlarla mücadele ediyoruz, bu gibi konuların çözümünde sizlere şiddetle ihtiyacımız var, bize yardımcı olmalısınız, bu gibi meseleleri onlarla konuşmalısınız, birlikte konuşmalıyız.”

Yemekten sonra misafirlerin sorularını da cevaplayan Spangenberg, bir soru üzerine Kottbusser Tor (Berlin)‘daki uyuşturucu tacirleri hakkında şunları söyledi: “Evet emniyet olarak çok eksiğimizin olduğunu biliyoruz. Kottbusser Tor‘daki olayları takip için özel bir ekip kuruldu. Bu ekibin görevi Kottbusser Tor‘u tekrar yaşanabilir hale getirmek. Tabii ki polisin yaptığı çalışma halk tarafından fazla görülmüyor.
Polis olarak problemlerimiz var, bunu biliyoruz. Polis meydana çıkınca ortadan kaybolu-yorlar, sonrasında geri geliyorlar. Esrar, eroin satıyorlar, çünkü kısa yoldan daha çok para kazanma imkânları var. Lüks arabalar kullanıyorlar, markalı ayakkabılar giyiyorlar. Bu Arz - talep meselesi. Kısa vadeli bir başarı beklentimiz yok, uzun vadeli olarak bakıyoruz meselelere. Ayrıca hukuk sitemimizde de bazı boşluklar var. Olayların daha hızlı bir şe-kilde çözülmesine yardımcı olmuyor sistem. Mesela biz yakalıyoruz birisini, bakıyoruz bir süre sonra aynı şahıs yine karşımıza çıkıyor, delil yetersizliğinden dolayı serbest bırakılmış. Bu kişilerin Alman, Türk, mülteci olması arasında fark yok. Bazen özel bir işi yaptırmak için dışardan suça özel adam bile getiriyorlar.
Esnaf şikâyetinde haklıdır, ama polis çözüm makamı değildir. Çözüm makamı siyasettir, hukuktur. Siyasiler üzerinde baskılar kurun, bunun için de seçimlere katılın, vekillerinize değişim için baskı yapın. Öyle oturduğunuz yerden şikâyet etmekle sorunlar çözülmez. Halkın, polis teşkilatıyla dayanışma içinde çalışması gerekiyor. Birbirimize güvenmemiz gerekiyor. Biz bugün burada istenilen o güven ortamını oluşturmak için varız. Komiser Mehmet Topal sizden birisi, buraya onunla geldik. Herkesin biraz gözlerini açıp sağına soluna bakması gerekiyor. Eğer komşumuzu üç hafta boyunca görmediysek, posta kutusu taşıyorsa onu merak etmemiz lazım. İnsanlık bunu gerektirir. Her şeyi de polisten dev-letten beklemeyelim, anne babalar çocuklarına sahip çıksınlar, gençleri meslek yapmaları için, okumaları için teşvik etsinler. Herkesin görevini yapması lazım. Sizler de elinizi taşın altına koyun. Gençlerinizi polislik mesleğine yönlendirin, bize gelsinler onlara her hususta yardımcı olmaya hazırız.“

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları