BIDEN'A TARİH DERSLERİ

25.04.2021 13:28

BIDEN'A TARİH DERSLERİ

Justin A. McCarthy adı.

19 Ekim 1945 tarihinde doğmuş. Daha 76 yaşında yani.

Louisville Üniversitesi'nde çalışıyormuş, çalışma yaşamı sürüyor mu, emekli mi, bir bilgim yok. Bu bilim insanı ABD yurttaşıdır ve tarih profesörüdür. Uzmanlık alanları Osmanlı İmparatorluğu, Balkanlar ve Ortadoğu Tarihi'ymiş.

Önce felsefe okumuş, sonra tarihe merak sarmış.

1967-1969 yılları arasında Ortadoğu Teknik Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi'nde de çalışmış.

Son günlerde adını sıkça duyduğumuz Boğaziçi Üniversitesi ona fahrî doktorluk ünvanı vermiş.

Yüzlerce kitap yazmış. Bu kitaplarında yüzbinlerce Ermeni'nin, en az o kadar da Türk'ün öldürüldüğünü yazar.

Burada iki sözcüğün altını çizerek vurguluyorum.

Öldürmek – öldürülmek!

1915 olaylarında insanlar ölmüşler ya da öldürülmüşlerdir. Tek taraflı değildir bu ölmeler ve öldürülmeler.

İki taraflıdır bu cinayetler.

Cinayettir işlenen suç.

Eeey Biden!

Bunu biz demiyoruz. Yurttaşın, tarih bilimci, historiker Justin MCCARTHY söylüyor.

İnsan merak eder de bilim insanlarının yazdıklarına bir bakar.

Yoksa sen yaşamın en gerçek yol göstericisinin bilim olduğunu da bilmiyor musun?

O zaman açıp, Atatürk'ü okuyacaksın!

Ülkendeki en büyük Ermeni kuruluşu ANCA, her ne denli McCarthy'nin Türkiye Yönetimi'nden destek aldığını ileri sürerek güneşi balçıkla sıvamaya kalksa da, güneş balçıkla da sıvanmıyor ki be Biden!

ANCA'nın bu tezi McCarthy'i çok üzmüş ve  McCARTHY üzüntüsünü şu sözlerle dile getirmiş:

"Bana göre bunların en kötüsü ise en nefret ettiğim şey olan politize olmuş milliyetçi bir bilim adamı olmakla suçlanmak olmuştur. Neden bunları söylediğime dair doğru olmayan sebepler uyduruldu. Annemin Türk olduğu, karımın Türk olduğu, Türk Devleti tarafından büyük paralar aldığım gibi. Bunların hiçbirisi doğru değildir, ancak doğru olsalardı bile yazılarımı bir parça etkilemeyeceklerdi. Bir bilim adamının çalışmasına meydan okumanın yolu onun yazdıklarını okumak ve bilimsel bir çalışmayla karşılık vermektir, o bilim adamının kişiliğine saldırmak değildir."

Ona göre Ermeniler; soykırım savını Türklerin kolunu bükmek için kullanıyorlar. Osmanlının Ermenileri yok etmek, o soyu yerküreden silmek için çalıştıklarına ilişkin hiçbir tarihsel kanıt da yok.

Bunu biz demiyoruz, yurttaşın olan bir bilim insanı söylüyor.

1995'te yayımlanan "Ölüm ve Sürgün: Osmanlı Müslümanlarının Etnik Temizliği, 1821-1922" adını verdiği kitabında bu konudaki değerlendirmeleri var.

Bi zahmet; aç da oku onları!

Okursan, 1915 olayları sırasında Doğu Anadolu, benim de doğup büyüdüğüm Klikya ve Trans Kafkasya'da çok sayıda Türk ve Kürt'ün katledldiklerini, cinayete kurban giden Türk ve Kürtlerin sayısı 3 000 000/üç milyonu bulurken, katledilen Ermeni sayısının 600 000/altıyüz bin olduğunu ve aradaki farkı da öğreneceksin, işkembeden atmadan önce.

İki taraftan ölen ve öldürülenleri bir arada düşünürsen eğer; karşılıklı cinayetlerin işlendiği, korkunç bir savaş çıkacak karşına.

Oku! Öğren!

Bi zahmet!

Bu göç sırasında yitirilen canların bir nedenidir öldürülme korkusu.

Ne ölümden korkmak, ne de düşünmek ayıptır ölümü.

Bu korku nedeniyle yollara düşen Ermeniler Kafkasya'ya sığınmışlardır. Bugünün Ermenisatan'ına yani.

Kafkasya'ya olan bu göçte Osmanlının bir zorlaması da olmamıştır.

„Onları bu göçe katlettikleri Kürtlerin savaştan sonra intikam alacaklarını düşündüklerinde içlerine düşen korkudur.“ diyor MCCARTHY.

Bir başka neden de Osmanlının Ermenilerin sivil halka zarar vereceğini düşünmesidir. O nedenle de Ermenileri göçe zorlamıştır Osmanlı.

"Osmanlıların bu tehciri Ermenileri öldürmek için yaptığını söylemek de doğru değil. Bu çok saçma. Osmanlı Ermenileri öldürmek isteseydi, onları öldürebilirdi. Bunun yerine onları uzaklaştırdılar.Kesinlikle bu yönde hiçbir kanıt bulamadık. Elimize geçirebildiğimiz tüm belgeleri inceledik ve bunu önerebilecek herhangi bir kanıt yoktu."diyor yurttaşın tarihçi MCCARTHY.

Okuma zahmetinde bulunsaydın, bunları da öğrenecektin.

Ermenilerin soykırım savlarının altının boş olduğunu da öğrenecektin.

Onlar tüm Doğu Anadolu’yu alma niyetindeler.

Senin ABD'nin, Fransa'nın ya da bu sava teşne olan dünyanın öteki tüm devletlerinin kendilerini önyargılardan arındırmaları ve biliminsanlarının dediklerinin doğrluğunu kabul etmeleri bir zorunluluktur.

Siz; yol arkadaşlarınızla birlikte Ermenileri Türkiye üstündeki oyunlarınızda kullanıyorsunuz ve bunu çok açık biçimde yapıyorsunuz.

Biz; Türkiye Cumhuriyeti'nin her etnik kökenden yurttaşları sizin bu oyununuzu bozarız.

Bu denli sevdiğiniz ve kanatlarınız altına aldığınız(!) Ermenilerin Ermenistan'ı fakr-ü zaruret içinde değil mi?

Siz neredesiniz, onlar bu fakr-ü zarureti iliklerine değin yaşarlarken?

Bir şeyi daha sokayım gözlerinize:

Paris'teki Orly yargılaması, Kilimciyan yargılamasının rövanşı oldu. Türkiye, o zamana kadarki pasif tutumunu değiştirdi. Yargılamaya gelen Türk profesörler "Soykırım" savlarında yöneltilen suçlamaları teker teker çürüttüler.

Verges gibi şeytanın avukatı diye ünlü bir hukukçuyu katmışlardı Ermenler işin içine.
Önce onun alicengiz oyunlarını bozdular Türkiye'den gelen avukatlar.

Mümtaz Soysal, Türkkaya Ataöv ve Sina Akşin adlarını da hiç duymamışsındır sen.

Yazık!

Senin Birleşmiş Milletler'in 1948 kararından da haberin yok mu?

Hadi canım sen de!

Yani Sayın Biden;

Ermenilerin, sizin ABD'nizin ve diğer devletlerin teşne olduğunuz bu soykırım savı yalanlar üzerine kuruludur.

Doğrusu için; siz yine de beni dinleyin ve bilimin yol göstericiğine inanın!

Çünkü; yineliyorum, „Yaşamın en gerçek yol göstericisi bilimdir, fendir.“

Kim mi demiş?

Koskoca ABD Başkanı; onu da mı bilmiyorsun?

Pes artık!

 

 

Yorumlar

  • 1

Necati dedi ki;

2021-04-25 13:57:37

Kaleminize yüreğinize sağlık üstadım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları