BACA EĞRİ OLSA DA…

15.05.2022 01:31

Anadolu’da gezerken konuşmaları süsleyen ve anlatılmak isteneni kısa ve özlü bir biçimde belirten deyimlerle karşılaşırım.

Bunlar; insanoğlunun bulunduğu coğrafya da yaşadığı zorlukları, sevinçleri, sevgileri ifade ederler.

Mesela “Baca eğri olsa da, duman doğru çıkar…” sözünü ilk duyduğumda çok şaşırmıştım. Karadeniz’in deli yeşillikleri arasında sarp yamaçlara serpilmiş; yereldeki her şeyi çok iyi değerlendirmiş, lüks malzeme aramamış, alt katı dam, üstü yaşam alanı olarak inşa edilmiş evler vardı. Bunlar kışın sert koşullarına, yağmura, rüzgara rağmen yörenin iklimine direnmek üzere tasarlanmış, ihtiyacı karşılayan yapılardı.

Bazılarının soba borusu camlardan çıkar. Eğri büğrüdür. Ha düştü, ha düşecek gibi durur ve siz bu manzaraya alışık olmadığınız için endişe duyarsınız. Oysa görüntüsü sizi aldatmasın. Bu evleri, o soba borusunu yıllar sonra gittiğinizde bile ayni yerde bulursunuz.

Bu evlerde de çocuklar yaşar. Ders çalışırlar, hayvanlara bakar, çay toplamaya giderler. Yakında ki  pınardan, çeşmeden, dereden su taşırlar… Evlerinin yanlarına odun dizer, kış hazırlığı yaparlar.

Bu çocukların en büyük sermayeleri bulundukları yeri sevmeleri, bir arada olmaları, yardımlaşmaları, geleceğin daha iyi olacağına dair içlerinde büyüttükleri umutları ve aile sevgileridir.

***

Bugün toplumda hüküm süren kaos ve vurdumduymazlığın nedenlerini anlamaya çalışıyorsanız,  ailelere bakın.  Bir çocuğun iyi veya kötü yetiştirilmesi tamamen aile kaynaklıdır.

Hiç bir çocuk kısa yoldan köşe dönmeyi; çimentodan çalarak küçük bir depremde bile yıkılacak binalar yapmayı, ekmeğin gramajı ile oynamayı, yalan söylemeyi, hile’li satışları, küfür etmeyi, kadınları hor görüp dövmeyi, başkalarına kaba davranmayı, kırmızı ışıkta geçmeyi, bire karşı üç beş kişi bir araya gelerek saldırmayı, başkalarının haklarına el uzatmayı, hırsızlığı, yankesiciliği, kumar oynamayı,  esrar ve uyuşturucu kullanmayı, her türlü silahı tanımayı okulda ve öğretmenden öğrenmezler.

Aile içi ve sevgisizlik, şiddet, yarına olan güven duygusunu yitirmiş olmak, ahlak yerine maddiyatın değerli kılındığı dünya düzeninin körüklediği sokak eğitimlerini okulun dışında öğrenirler. Bu nedenle okulları ve öğretmenleri değersizleştirip onları suçlayamazsınız.

***

Bunun yanına bir de Milli ve manevi değerleri örselenmiş,  yaşadığı yerin örf ve ananelerinden uzaklaşmış kötü yönetimleri eklerseniz, toplumlarda çöküş küçük bir “omuz silkme” ve “bana ne” demekle başlar. Yitirilen değerler bir nesil geri gelmez. Toplumun yok olmasının  temel taşları böylece oluşur.

Bugün her şeyin para ile ölçüldüğü değerler sisteminde ahlaki çöküntüler ve şiddet baş göstermiş, insanlar sokakta mutsuz ve düşmanca tavırlarla dolaşmaya başlamışlardır.  Gülümsemek yerine kaçırılan gözler, çevrilen yüzler, önceliğin hep kendisinde olmasını isteyen kavgalar çoğalmıştır.

Eğer çocuklar küçük yaştan itibaren doğruluğu kanıtlanmış kurallar ile yetiştirilir; hak-hukuk ve adalet kavramlarına inanan, çalıştığı zaman başarılı olacağına güvenmiş, sevgi dolu ortamlara sahip olurlar ise her şey düzene girer.

Evleri ne kadar fakir, damları ne kadar teneke kaplı olursa olsun eğri bacadan çıkan düz duman sayesinde altın bir yürekle hayata atılırlar.  Başarı ve ümit onların her zaman ekmeği olur.

Sevgisiz büyüyen çocuklar ailelerinin maddi durumundan, giyiminden, yaşamından utanırken; kendisi için namusu ile çalışıp yetiştirmiş ebeveynlere sahip olanlar ise farklı bir dünya görüşüne sahip olurlar. Gecekondu koşullarına katlanmış, kuru ekmekle yetinen ana babaları onlar için çok değerlidir. Aksine onlara daha iyi bir yaşam sunma gayreti içinde olurlar.

Anadolu’nun pek çok kentinde geleceği parlak; dumanı düz tüten, eğri bacalı aile ocaklarına sahip çocuklar vardır ve ülkeye yön vermek üzere yetişmektedirler. Onlar tek dişi kalmış medeniyet çarklarına rağmen yaşamlarını biçimlendirmeyi, gelecekte insanlara faydalı olmayı, hatta geleceği kurmayı başaracaklardır.

Yeter ki Sevginin Sıcaklığını ve geleceğe duyulması gereken güveni kaybetmesinler.

Bacanız eğri olsa da, dumanın düz çıkacağına inanın…

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları