ALMANYA’DA İZ BIRAKANLAR: DR. SAMİ ÖZKARA

25.01.2022 22:27

Üç çeyrek yüzyılı geride bıraktığım yaşamımda binlerce insanla tanıştım. Yüzlercesini yakından tanıma olanağını buldum. Bunların içerisinde özellikle sosyal, eğitsel bakımdan zayıf bırakılan çocuk, genç ve yetişkinlerin eşit hak ve uygulamalara ulaşması için çalışma yapanlara daha büyük saygı duydum. Bu insanların içinde bazıları vardır ki, yaptıkları özverili çalışmalardan hiç söz etmezler. Alçak gönüllükleri, fedakarlıkları o denli çoktur ki, çoğu zaman bu nedenle kendi öz yaşamlarını bile ihmal ederler. Bunlara hem daha büyük saygı hem de hayranlık duydum ve duymayı sürdürürüm.

İşte bu yazımda Almanya’da yaşayan böyle özverili bir bilim insanından, bir araştırmacı yazardan, bir roman yazarımızdan Dr. SAMİ ÖZKARA’dan söz edeceğim.

Ben, Dr. Sami Özkara’yı HDF (Sosyal Demokrat Halk Dernekleri Federasyonu – Avrupa)’nin 12-13 Aralık 1981 tarihinde Duisburg’ta düzenlediği “Almanya’da İkinci Kuşak Yabancı Gençlerin Sorunları ve Geleceği” konulu “Uzmanlar Toplantısına” konuşmacı olarak katıldığım etkinlikte ve “HDF Meint” adlı dergiye yazdığı makalelerde tanıdım.

Sami Özkara 19.08.1940 tarihinde Aydın’da doğar. 1966 yılının sonunda yüksek öğrenimini yapmak için Almanya’ya gelir. Almanya’da yüksek öğrenim görebilmek için Achen kentinde “Akşam Lisesi”ine (Abendgymnasium) devam ederek lise olgunluk sınavını (Abiturprüfung) başarıyla vererek liseyi bitirir. Essen Üniversitesi’nde “Sosyal Hizmetler Uzmanı” (Sozialarbeit) öğrenimini başarıyla tamamlayarak Duisburg’ta işe başlar. Ancak bu iş 1968 kuşağının bir özverili parçası olan Sami’ye umduğu çalışma ortamı ve şevkini vermeyince Düsseldorf ve Duisburg Üniversitelerinde “Sosyal Bilimler Bölümün”e devam eder. Mezun olduktan sonra Bochum Üniversitesine bağlı “Ekonomi ve Sosyal Tarih Fakültesinde” doktorasını yapar. Ardından Essen, Duisburg ve Dortmund Üniversitelerinde öğretim üyesi olarak “Göç Sosyolojisi” ve “Kültürlerarası Pedegojisi Dersleri” verir. Böylece bir göçmen ülkesi ve çokkültürlü topluma dönüşen Almanya’da geleceğin öğretmen, sosyal hizmet uzman ve pedagoklarına kültürlerarası eğitim-öğrenim, çokkültürlü toplum, göçmen ve entegrasyon politikaları v. d. konularda dersler verir. Binlerce öğrenci yetiştirir Emekli oluncaya değin doçentlik görevine devam eden Dr. Özkara, aynı zamanda “Friedrich-Ebert-Vakfı”nın ve “Auslandsgeselschaft”ın eğitim danışmanı olarak çalışır.

Sami Özkara bu çalışmalara koşut olarak Türkiye kökenli bilim insanlarının, yazarlarının, öğretmenlerinin, sendikacıların, sosyal danışmanların ve gazetecilerin katılımı ile federal düzeyde 24 Mayıs 1985 ile 30 Ekim 1988 tarihleri arasında 17 Hafta Sonu Seminerinin yapılmasını sağlar. Bu girişim 1980’li ve 1990’lı yıllarda Alman kökenli bilim insanlarının bir bölümünün göçmenleri ve özellikle Türkiye kökenli göçmenleri yalnızca araştırmalarının konusu, objesi/-nesnesi olarak görmeleri, bu konularda federal düzeyde araştırma yapacak özneler, süjeler olamayacakları savlarının ne denli yanlış olduğunu ortaya koyması açısından da çok önemlidir

Bu seminerlerde 15 ayrı konuda Almanya’daki göçmenlerin konumları, sorunları, çözümü için öneri ve istemlerin saptanması ile ilgili sunumlar yapılır ve tartışılır. Bu seminerlere toplam 735 bilim insanı, yazar, sendikacı, eğitimci, öğretmen ve sosyal danışman ve Göç ve Uyum Politikasını ilgi duyan örgüt yöneticileri katılır.

Bu katılımcılar Almanya’daki Türkiye kökenli toplumun kendi kültürel kimlik ve değerlerini geliştirerek, içinde yaşadıkları çoğunluk toplumu ile eşit hak ve uygulamalara ulaşmaları yolundaki engelleri ve bu engelleri aşmanın olanaklarını ve seçeneklerinin neler olabileceğini araştırır ve tartışır. Bu yolda çalışma yapan insanların özgüvenlerini geliştirir çalışma güdülerini ve motivasyonunu artırarak sivil toplum örgütlerine de yol gösterir.

Dr. Sami Özkara Ertekin Özcan ile 2011 yılında

Dr. Sami Özkara, Extertal’de düzenlenen ve “AYDINLAR SEMİNERLERİ” olarak da anılan bu SEMİNERLERE paralel olarak Türkiye kökenli göçmen örgütlerinin yalnızca Türkiye’ye ve siyasetine yönelik çalışma yapmalarını değil, aynı zamanda özellikle içinde yaşadıkları Almanya’daki sorunlarının çözümü için çalışmalar yapmaları gerektiğini savunmakla kalmaz, aynı zamanda gerçekleşmesi ve uygulanması için de çalışır. Bunun için 1984 yılından itibaren Federal Almanya’daki Türk göçmen örgütlerinin Almanya’nın siyasal, sosyal, hukuksal ve kültürel yapısına uygun doğrultuda yapılanmaları ve sorunların çözümüne katkıda bulunmak için AYDINLAR SEMİNERLERİN’den sonra da çalışmaya devam eder. Yüzlerce yol arkadaşı ile aşağıdaki örgütlerin kuruluşuna ve gelişmelerine katkı sağlar:

  • Şimdi 300’ün üstünde üye derneği olan ve kendisini Almanya ve Türkiye siyasetine ve Türkiye kökenli toplumuna kabul ettiren 20 Mart 1994’te kurulan TGD -Almanya Türk Toplumu’nun ve
  • DOMİD -Dokumentationszentrum und Museum über die Migration in Deutschland’ın kurucuları arasında yer alır.
  • Ayrıca Federal Almanya’daki Türkiye kökenli çocukların eğitim, öğretim ve meslek eğitimi sorunlarının saptanması ve çözümü için çalışmalar yapan Almanya Türk Veli Dernekleri Federasyonu, FÖTED’in 1995 yılının sonunda Berlin’de kurulmasına;
  • Federal Almanya’daki Türk kökenli yüksek öğrenim gençliğinin sorunlarının çözümü için çalışmalar yapan Almanya Türk Öğrenci Dernekleri Birliği, BTS’nin 1996 yılında Bonn’da kurulmasına;
  • Federal Almanya’da çalışan Türk öğretmenlerinin sorunlarının çözümü ve çocukların eğitim ve öğretim sorunlarının çözümüne katkısı için kurulan Almanya Türk Öğretmen Dernekleri Federasyonu, ATÖF’ün kurulmasına

katkıda bulunur.

 Dr. Sami Özkara emekli oluncaya değin öğretim üyeliği görevini sürdürürken Türkçe- Almanca olarak iki dilde 2 kitapta ve ayrıca 8 kitapta da Almanca olarak yazdığı bilimsel araştırmalarını toplayarak yayınlar. Bunların dışında yüzlerce makalesi ve bilimsel araştırması çeşitli Almanca ve Türkçe, ansiklopedi, dergi ve gazetelerde yayınlanır.

Türkiye’den gelen bir göçmen olarak 1974 yılında “HOFFENTLICH” (İnşallah) adıyla ilk romanını Münih’te yayınlayan SAMİ ÖZKARA, emekli olunca bu yazınsal uğraşına Almanca olarak artarda yazdığı romanları ile devam eder. İlk romanlarında Almanya’da yaşayan Birinci ve İkinci Kuşaktan Türkiye kökenli insanların durumlarını, yaşadıkları sorunları, çoğunluk toplumu ile aralarındaki kültürel farklılıkları, çokkültürlülüğü, kültürlerarası eğitimi, anadilinin çocukların eğitim ve öğreniminde ve kişilik ve kimliklerinin oluşumundaki önemini, göçmenlere sunulan hizmetlerin kalitesinin arttırılması gerektiğini ve daha birçok önemli konuyu dile getirir. Alman, Türk ve diğer azınlık toplumlarından okuyuculara hitap eder. Son romanlarında ise “Çoklültürlü bir Göçmen Ülkesinde” yaşayan “çoğunluk toplumu” bireyleri ile “göçmenlik geçmişi olan bireyler” arasındaki karşıtlıklara, ilişkilere ve değişimlere yer verir.

Bu yazıya Dr. Sami Özkara’nın Teoman ve ARDA adlı otobiyografik ikinci ve üçüncü romanları ile ilgili aşağıdaki bilgilerle son vermek istiyor, 2. Bir yazıda Dr. SAMİ ÖZKARA VE AYDINLAR SEMİNERİ konusunu işleyeceğim.

Teoman: Genç öğretmen Teoman yedek subay öğretmen olarak askerlik yaparken haksız bir şekilde ordudan ihraç edilir. Öğretmenlik mesleğine dönmesine izin verilmediği gibi, özel şirketlerde bile çalışma olanağının olmayacağını saptar. Türkiye'deki mesleki geleceğinin, iyi olmayacağını anlar ve 1965 yılında Almanya'ya göç eder. Yabancı bir ülkede Teoman nasıl bir yer gelecek beklemekte ve o zamanlarda bir göçmen olarak ne gibi zorluklarla karşılaşacaktır?

Teoman'ın şaşırtıcı mesleksel ve özel yaşam ve kariyerini anlatan bu Roman, Federal Almanya Cumhuriyeti'nin göç politikası ve Türkiye'deki sosyo-kültürel yapılar hakkında ayrıntılı bilgiler veriyor. Ayrıca Almanların hassas oldukları konularla ilgili iç dünyalarını ve göçmenlerle olan çelişkilerini eğlenceli bir şekilde anlatması, romanın çok kültürlü edebiyata etkileyici bir tanıklık yaptığı gösteriyor.

Sami Özkara’nın ARDA adlı üçüncü romanı ise göç geçmişi olan bir Alman'ın biyografisini anlatmaktadır.

Meraklı, zeki bir çocuk olan Arda, küçük bir çocukken bile anne babasına ve çevresine din ve toplumdaki adaletsizlik hakkında birçok soru sorar. Bunu yaparken de dindar-muhafazakâr ailesinin başını büyük derde sokar. Beş yıllık zorunlu ilkokulu tamamladıktan sonra ailesinin rızası olmadan ortaokula kaydolur. Orada yabancı dil olarak Almancayı seçer. Liseye gitmesi ailesi tarafından reddedilen Arda, bu yüzden eşyalarını toplar ve kaybolur. Almanya'dan üç fabrikayla işbirliği yapan Türkiye’deki bir tekstil fabrikasında iş bulur. Arda ilk kez Alman kültürü ve diliyle bu şekilde ilişki kurar. Ailesi sonunda onu bularak, getirip amcasının kızıyla evlendirince, Arda ailesine tamamen sırt çevirmeye karar verir. Böyle bir geleneksel aile yapısında başarılı ve mutlu olamayacağını anlayan Arda tek kurtuluşu, daha önce tekstil fabrikasında çalışırken tanıdığı Almanya ile bağlantıları olan bir arkadaşının desteğiyle 1966'da Almanya’ya gelmeye karar verir.

Ortaokulda öğrendiği Almanca, Arda'ya hayatın yeni evresinde büyük yarar sağlar. Roman, genç bir Türk göçmenin mesleki ve özel kariyerini ve özellikle “konuk işçi” hareketi dönemindeki Türk kökenli Almanların hayatını anlatıyor. Ayrıca, Türkiye'deki sosyo-kültürel ve siyasal yapıların yanı sıra iki kültür arasındaki karşılaşmalar hakkında da bilgiler vererek Almanların ve Türklerin hassasiyetleri konusunda okuyucuyu sıkmadan bilgilendiriyor.

Sami Özkara’nın Trafo Literaturverlag’ta yayınlanan otobiyografik kitap ve romanları şunlardır:

  •   İnsallah - hoffentlich, München 1974, Roman (Bunun dışındakiler Trafoliteraturverlag’ta yayınlandı)
  • "Teoman", Roman, [= Autobiograhien, Bd. 32], 2008, 259 S., ISBN 978-3-89626-794-8,
  • "ARDA. Biograph ie eines Deutschen mit Migrationshintergrund", autobiograph. Roman, 2012, 399 S., ISBN 978-3-86465-005-5,
  • „LORAN oder Wie ich meine deutsche Tochter kennenlernte“, Roman, 2014, 380 S., ISBN 978-3-86465-041-3,
  • „Die Geliebte meines Mannes“, Roman, 2019, 780 S., ISBN 987-3-86465-117-5.
  • „Die wohlgeformte Frau“, Roman, 2020, 268 S., ISBN 978-3-86-464-978-3-86465-129-8.
  • „Eine Liebe in Mülheim“, Roman, Barbara Lambertz- Özkara ile  2021, 605 S. ISBN 978-3-86465-154-0.

Sami’yi, yaptığı mücadeleyi ve 1. ve 2. ve daha sonraki kuşakların yaşadıklarını öğrenmek isteyenlere bu kitapları okumaların tavsiye ederi.

Gelecek yazımda “Dr. Sami Özkara ve AYDINLAR SEMİNERİ” konusunu işleyeceğim.

Sami’nin eşi ile birlikte yazdığı son kitabı

 

Yorumlar

  • 1

Prof. Dr. Hakki Keskin dedi ki;

2022-01-30 12:04:48

Sevgili Ertekin, Değerli Sami Özkara arkadaşımızı çok iyi tanıtan yazını ilgiyle okudum. Sami’nin Almanyalı Türk Toplumunun örgütlenmesinde yaptığı onlarca hafta sonu seminerleriyle gerçektende çok büyük katkısı oldu. Sami Özkara’nın bu saygın emeğini çok iyi bir biçimde değerlendirdiğin için seni kutlarım ve de sana teşekkür ederim. Bilmem sen varmaydın, Extertal`de bir hafta sonu seminerinde özellikle Sami`nin bu saygın çalışmalarını andık ve kendisine teşekkür ettik. Gerçekten de Dr. Sami Özkara Almanya`daki Türk çatı kuruluslarının oluşumunda düzenledigi seminerlerle çok büyük bir katkisi ve emeği oldu. Kendisine şükran borçluyuz. Selam ve sevgilerimle. Hakkı Keskin

  • 1

Mevlüt Asar dedi ki;

2022-01-29 18:02:29

Dr. Ertekin Özcan'a bu güzel tanıtım yazısı için teşekkürler. Dr. Sami Özkara hem bilim insanı hem bir aydın olarak, Almanya'da örnek olarak gösterilebilecek az sayıdaki insanlarımızdan biridir. Yazıda da dile getirildiği gibi, Almanya'daki Türklerin göç sürecine, sesiz sedasız, hiç bir akademik ve maddi çıkar gözetmeden damga vurmuş, derin izler bırakmış bir düşün ve eylem adamıdır. Onun için ne söylesek ne yazsak azdır. Kendisini buradan saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Mevlüt Asar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları