MONTREUX SÖZLEŞMESİ 103 EMEKLİ AMİRAL VE MAĞDUR EDEBİYATI

04.04.2021 13:50

TBMM Başkanı'nın adı Mustafa Şentop.

Bu arkadaş; Cumhuriyet Türkiye'sinde, 1968 yılında doğmuş. 53 Yaşında bir cumhuriyet çocuğu yani.

Hukukçu.

Anayasa hukuku profesörü üstüne üstlük!

İstanbul Sözleşmesi'ni, bir gece yayınladığı, tek imzalı kararla feshedince cumhura başkan, gazeteciler sormuşlar TBMM başkanı olan bu anayasa profesörüne:

„Cumhurbaşkanı Montreux Sözleşmesi'ni de, tek imzayla feshedebilir mi? “

Yanıt şu bu anayasa profesörü TBMM başkanından:

"Yapabilir. Mümkün-muhtemel arasında fark var. Yeterli miktar yoğurt bulursanız, Marmara Denizi'ni de karıştırırsanız, ayran yapmak mümkündür."

Bu yanıtta zurnanın zırt dediği sözcük „Yapabilir!“ sözcüğüdür.

Ondan sonra gelenler zevahiri kurtarma cilvesidir.

Laga lugadır.

Çok tepki aldı bu Yapabilir! “

Son tepki, neredeyse yarısı bu iktidar döneminde hapis yatan, emekli 103 amiralden geldi. Emekli amiraller bir kamuoyu açıklamasıyla bu Yapabilir! “aymazlığının karşısında yer aldılar.

Yolda mal buldu ya Mağribi, zaman yitirmeden başladı 'mağdur edebiyatı' na.

Ne bitmez, tükenmez bir edebiyatmış arkadaş!

İlgi duyarsanız, internetten bularak okuyabilirsiniz emekli amirallerin bu konuda yaptıkları açıklamayı.

Mağduru oynayanlar bunu darbe girişimi olarak değerlendirmekte, demagojide ve ajitasyonda hiç zaman yitirmediler.

Güneşi balçıkla sıvamaya yeltendiler, güneşin balçıkla sıvanamayacağını bile bile.

Darbe dönemi çoktan kapandı bu ülkede.

15 Temmuz'daki de, senaryosu daha önceden yazılmış ve oyuncularının rollerini ezberledikleri bir tiyatroydu.

Ne yazıktır ki; üçyüze yakın insanımız canlarından oldular, binlercesi sakat kaldılar bu tiyatro, kontrollü darbe sonucunda.

103 emekli amiralin yaptıkları, ülkenin bekasını ilgilendiren, son derece önemli bir konuda düşünce açıklamaktan başka bir anlam taşımıyor.

Ne darbesi?

Bu ulus bıktı sizin bu darbe paranoya ve tiyatronuzdan.

Darbelere karşı bir halkı, 400 000 askeri, 300 000 polisi var bu ülkenin.

Darbeye cüret edenleri tükürüğüyle boğar bu halk.

Siz yediğiniz herzeye bakın!

„Yapabilir! “diyen gaflet, dalâlet ve ihanet erbabından sorun hesabı!

Amiraller o bildiride, Montrö'nün Türkiye'nin haklarını en iyi şekilde koruyan bir anlaşma olduğuna vurgu yaparak, "Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçişi düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye'ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşmasını tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir." diyorlar.

Bunun neresi yaptırdı size darbe çağrışımını?

Açıklamalarında, FETÖ kumpaslarını anımsatıyor, aynı tehlikenin yaşanmaması için önlemler alınmasına dikkat çekiyorlar.

Neresinde bunun darbecilik?

"TSK ve Deniz Kuvvetlerimizi bu değerlerin dışına çıkmış, Atatürk'ün çizdiği çağdaş rotadan uzaklaşmış gösterme çabalarını kınıyor ve tüm varlığımızla karşı çıkıyoruz. Aksi halde, Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir." diyorlar.

Muhtıra neresinde bunun?

Amiraller bildirisi üzerinden darbe, vesayet vb. ifadelerle mağdur rolünü oynuyorsunuz ya; anımsatalım:

15 Temmuz’da birçoğunuz üç maymunu oynarlarken bu amiraller; madden ve manen darbe tiyatrosuna karşı direnenlerdir.

Mağdur edebiyatınızı kimse yemez sizin.

Boşa kürek çekmektir sizin bu safsatanız.

Laga luga etmeyin!

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları