19.3 C
Berlin
08:35 - 12/08/2020
Almanya Haber – Berlin Haberler – Son Dakika Avrupa Haberleri

Hasan Arslan

Hasan Arslan arşivindeki tüm yazılar ha-ber.com'da.

Diğer Yazarlar

SOSYAL DEVLET 2. YÜZYILA ÇAĞRI BİLDİRGESİ

12:35 - 26/07/2020

Sosyal devlet; ülkenin sınırları içinde oturma, çalışma, yaşama hakkı olan bütün insanların anası olan devlettir.

Devlet; ana olma niteliğini, sınırları içinde yaşayan tüm insanlara eşit uzaklıkta olursa kazanır.

İnsanı etnik kökenine, inancına, derisinin rengine, anadiline, cinsiyetine ve cinsel seçimine göre sınıflandırmayan devlete sosyal devlet denir.

Sosyal devlette güçler ayrılığı dengesi en önemli koşuldur. Bu güçlere 4. güç olarak yazılı ve görsel yayını, basını da eklemek yanlış olmaz. Sosyal devlette basın da özgürdür, kısıtlanamaz.

Bu kısa açıklamadan sonra CHP’nin 37. Olağan Kurultayı’nda açıkladığı 2. Yüzyıla Çağrı Bildirgesi‘nin içeriğine bir göz atalım.

Bildirgesiyle CHP’nin sosyal devleti kurma konusunun ne kadar yakınında ya da ne kadar uzağında olduğuna bakalım.

İlk sıraya bu dört gücün üçünü; yasama, yargı ve basını almış CHP. Bu üç alanda vesayeti açık bir biçimde reddetmiş. Bu üç alandaki vesayete son verme görevinin yürütmede olduğu gerçeğinin de altını çizerek.

Birinci sorun olarak gördüğü bu alanda bildirisine aldığı şu tümcelere dikkatinizi çekmeme izin verin lütfen!

„Öyle bir noktadayız ki; saray ne diyorsa yargı onu yapıyor, egemen güçler ne derse ne diyorsa saray da onu yapıyor. “

Bu; son derece dikkatli seçilmiş, çok da ağır bir saptamadır ya da suçlamadır.

CHP’ye göre yargı da yürütmeyi elinde tutan saray da egemen güçlere bağımlıdır.

Bu egemen güçler kimlerdir?

Bu sorunun yanıtını siyasetle ilgilenen her yurttaşımız bilir.

Bildirgenin ikinci sırasında ekonomi var. Ülke ekonomi alanında bağımsızlığını yitirmiştir CHP’ye göre.

Ülkeyi 18 yıldır yöneten siyaset; 18 yılda 2 400 000 000 000, yazıyla, iki trilyon dörtyüz milyar dolar harcamış. Bu; 16 800 000 000 000, yazıyla onaltı trilyon sekizyüz milyar Türk Lirası ediyor.

Yönetim bu parayı nereye harcadığının hesabını vermiyor. Neden? Çünkü…

Bu para harcanmış ama ne işsizliğe çare olmuş ne yoksulluğa.

Paranın çoğu itibara harcanmış.

Üstelik bu para dışarıdan borç alınarak harcanmış itibara. Bu nedenle de devlet gırtlağına kadar borçlu.

Yönetimin dış siyasetin 3. sıraya koymuş CHP.

Bildirgede ülkenin, ekonomi alanında olduğu gibi, bu alanda da dış güçlere bağımlı olduğunu savunuyor bildirgesinde.

Bildirgenin dördüncü sırasında eğitim var. Bana göre en başat sorunu budur ülkenin.

18 yılda bu yönetim, eğitim sistemimizi yazboz tahtasına çevirdi. Çocuklarımız bunların ellerinde denek tavşanına döndüler. Sistemin bu durumdan çıkarılması da sosyal devletin görevidir. Çok da önemli bir görevdir.

Bu yönetim ülkenin iç barışını temelinden dinamitlemiştir. Bu gerçek bildirgenin 5. sırasında yer alıyor. Toplum bölünmüştür. Bu bölünmüşlük son derece tehlikeli bir durum almıştır. Sürdürülmesi durumunda sonucu iç savaştır bu bölünmüşlüğün.

Bütün bu sorunların nasıl çözüleceğini de almış CHP bildirgesine.

Birlikte ve beraber olunursa çözülecektir bu sorunlar CHP’ye göre.

Millet İttifakı içinde yer alan dostlarına güveniyor bu konuda CHP.

Gençlere güveniyor.

Kadınlara, kalemini satmayan gazetecilere, aydınlara, bilim insanlarına, sanatçılara güveniyor.

Umarız ve dileriz, güvendiği bu dağlara kar yağmaz

Hangi partiye oy verdin sorusunu sormayacağız, hangi derdin var sorusunu soracağız. Yeni bir siyaset anlayışı. ahlâklı bir siyaset anlayışı. Vatandaşını hor gören değil, vatandaşını kucaklayan bir siyaset anlayışını Türkiye Cumhuriyeti’nin topraklarına indireceğiz. “diyor CHP bildirgesinde.

İnandırıcı ve inanılır olmak olmazsa olmaz koşuludur bu siyasetin.

İnandırıcı ve inanılır olur mu, olabilir mi CHP?

Bekleyip göreceğiz.

Basının özgür olacağını ilke olarak kayıt altına alıyor CHP.

Demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işletileceğinin altını çiziyor.

Hukukun üstünlüğünden ve adil olmaktan kesinlikle ödün verilmeyeceğini vurguluyor.

Kürt sorunun kesin çözüme ulaşacağını, bunu başaracaklarını söylüyor CHP.

Söylüyor da bu sorunu çözerken Kürtlerin siyasî partisi HDP ile nasıl bir ilişki içinde olacağıyla ilgili tek tümce yok bildirgede.

Neden?

Kadın cinayetleri ve kadına şiddetin önlenmesinin sosyal devletin görevi olacağına yer vermiş bildirgesinde. Çok önemli bir sorunudur bu ülkemizin. Dileriz sorun çözülür ve cinayetler ve kadına şiddet son bulur.

Yeraltı örgütleriyle savaşım da yer alıyor bildirgede.

Devlete hizmette liyakat ilk ve tek koşul olacak. İş; ehline verilecek. Partizanca ayrımcılığa yer olmayacak sosyal devlette.

Layık olmayanlardan büyükelçi olamayacak…

Cinsiyet kotası yasal olarak kesinleştirilecek.

Siyasî ahlâk yasasını da öncelikler arasına almışlar. Bu yasanın yurttaşla siyaset arasındaki güvensizlik sorununu sonlandıracağına inanıyorlar.

Kamuda yersiz tek harcama yapılmayacağının sözünü veriyor CHP.

Harcanan her kuruşun hesabının verileceğinin de…

Bu hesabın mecliste kurulacak Kesin Hesap Komisyonu’na verileceğinin, bu komisyonun başkanının muhalefet partisinden olacağının da sözü veriliyor.

Stratejik Planlama Örgütü de var kurulacakların arasında. Bu da önemlidir kanımızca. Stratejisi iyi yapılmayan hiçbir girişim başarılı olamaz çünkü.

YÖK (Yüksek Öğretim Kurumu) kaldırılacakmış.

Genç kuşağın geleceği için, onlara yaşanılası bir ülke, bir dünya bırakmak açısından son derece önemli olan ekosistem de alınmış bildirgeye.

Bana göre; sosyal devlet için en önemli adım, Aile Destekleri Sigortası uygulaması olacaktır.

Aileyi güvenceye almayan, alamayan devlet sosyal değildir, olamaz. Sosyal devlet hiçbir yurttaşını aç ve açıkta bırakmayan devlettir.

Seçim sonuçların saygı da var bildirgede. Seçimle gelenin seçimle gideceğine, kayyum adı verilen ceberrut uygulamanın son bulacağına yer veriliyor bildirgede.

Orta Doğu Barış ve İşbirliği Örgütü’nü de çok önemsiyorum ben kişisel olarak.

Yurtta ve dünyada barışın vazgeçilmeyecek bir ilke ve yaşam biçimi olacağına da yer var bu bildirgede.

Gelecek kuşaklara yaşanılası bir ülke ve dünya bırakacaksak eğer; bu, ancak, sürekli bir barışla olanaklıdır çünkü.

Tüm silahlardan ve savaşlardan arınmış bir ülke, bir dünya olmazsa, sosyal devlet de olmaz!

 

Çerezler (cookie), ha-ber.com web sitesini daha etkin bir şekilde kullanmanızı sağlamaktadır. Anladım daha fazla