KENTLERDE, KUŞLAR AÇ

23.11.2021 23:58

Havalar soğudu, kış hızla yaklaşmakta. Baharla başlayan bolluk mevsimi sona ermekte. İnsanlar, ekonomik koşullarına uygun olarak kışlık yiyeceklerini biriktirmekte evlerinde. Oysa hayvan dostlarımızın böyle bir olanakları yok!

İnsanların gereksinimlerini karşılamak için her türden dükkân bulunmakta. Özellikle yiyeceklerini evlerine çok yakın olan marketlerden karşılamaktalar. Dünyanın hiçbir yerinde hayvanların yiyecek gereksinimlerini karşılamak için marketler, aşevleri yok! Onların en büyük aşevi doğa. Doğa kendi kurallarıyla işlese hayvanlardan hiçbiri aç kalmaz. Hepsinin karnı doyar.

Sokak hayvanı deyince birçok kişinin usuna kedi ve köpek gelmekte. Bu nedenle bu hayvanların yiyecek, kimi zaman da barınma gereksinmeleri hayvanseverlerce karşılanmakta. Ancak çatılarımızda bir parça ekmek ya da bir kemik için kavgaya tutuşan martıların seslerini neredeyse her gün işitmekteyiz. Bir avuç buğday, bulgur ya da bir parça bayat ekmek için camlarımızın önünde saatlerce bekleyen güvercinler, kumrular var. Korkudan ortaya çıkmamalarına karşın cam önlerine ya da balkonlarımıza bırakacağımız bir tutam yiyecek için bizi gözetleyen serçe sürülerini görmezden gelmekteyiz. Oysa bu kuşlar da hayvan… Onları da sevip beslemek gerekmekte.

Hayvanlar neden aç? Çünkü onların beslenme alanlarını işgal ederek betonlaştıran bizleriz. Onların beslenme alanlarını kirleten, yuva yaptıkları ağaçları kesenler uygarlık yarattıklarını düşünen kentliler değil mi? Bir deniz kuşu olan martıların beslendikleri denizleri kirleterek balık türlerini yok edip onları otçullaşmaya zorunlu kılanlar insanlardan başkası mı?

Hayvanların birçoğunu açlığa tutsak eden sensin! Daha çok para, daha çok tapu uğruna kendi dışındaki tüm canlılara dünyayı zehir eden sensin, ey insanoğlu! Vicdan yerine cüzdanını büyütmeyi amaçlayan sen, doğayı nasıl yok ettiğinin farkında değil misin?

Ey insanoğlu, doğadaki diğer canlılar olamadan biriktirdiğin paranın, tapunun bir yararının olmayacağını ne zaman anlayacaksın? Çevrende yaşayan bitki ve hayvanlar yok oldukça senin de sonunun yaklaştığını bir türlü usuna getirmiyorsun. Bence bunu düşün! Düşün ki yok ediciliğin, doymak bilmeyen iştahın, açgözlülüğün belki sona erer. Belki de anlarsın kendi yaşamının diğer canlılara bağlı olduğunu.

Atalarımız: “Aç köpek, fırın deler.” demişler. Bir dilim bayat/küflü ekmek için kavga eden onlarca kuş ve memeli hayvan varken senin fırınının duvarları sağlam kalamaz. Gün gelir o duvarlar yıkılıp üstüne çöker. O zaman bu yükü kaldırabilecek, bunun altından kalkabilecek misin?

Kış yaklaştıkça soğuklar artmakta. Soğukta aç uyumanın zorluğunu bilir misin sen? Aç canlının, bedenleri bıçak gibi kesen gece ayazında üşümelerinin daha çok olacağını niye anlamazsın? Bir sabah işine ye da fırından sıcak ekmek almaya giderken yolunun üstünde açlığın verdiği aşırı üşüme yüzünden donup kaldırıma düşen kuş ölüsünü niye görmezden gelirsin? Onun ölümünden kendini sorumlu tuttuğun için mi?

Ey insanoğlu, sözüm sanadır. Aksırıncaya tıksırıncaya kadar ye! Ancak az da olsa diğer canlıları da düşün! Cam önlerine, balkonlara yiyecek bırak hayvan dostlarımız yesin diye. Hem doğanın düzenini hem de bu güzel varlıkları korumak için.

Şunu bil ki yiyip biriktirdiğin yiyeceklerin çoğu hayvanların hakkı. Onların hakkının bir bölümünü onlara versen ne olur?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları