DEVLET BAŞA-KUZGUN LEŞE

04.04.2021 21:28

AKP’nin 15 Temmuz Kontrollü Darbe denemesinden sonra, iktidarın bu kalkışma denemesini bile mecliste açıkça araştırılmasını engellemişti.

Hitler, Temmuz 1934 yılında Alman Ordusuna tamamen sahip olmak için, bazı şiddet olaylarına karışan ‘’SA’ ları darbe yapacağı’’ ihbarını bahane ederek SS’lerle karşı saldırıya geçerek SA Komutanı Ernst Röhm ve 94 üst düzey yönetici öldürülerek silahlı kuvvetlerin ve devletin tek karar vereni olmuştu.

Türkiye’de Mecliste başlatılan 15 Temmuz’u Araştırma Komisyonunun Başkanlığına, eski bir Fetullah Gülen savunucusu Reşat Petek getirilmesi bu araştırmanın ciddiyetsizliğinin işaretiydi.

Sonunda, bu kalkışma senaryosunun kilit isimleri Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Erdoğan’ın talimatıyla Meclise gitmeyerek yazılı açıklama ile yetindiler.

AKP, bu araştırmaya şerh eklemek isteyen Muhalefeti bahane ederek raporu Meclisten ve Kamuoyundan sakladı.

Fakat Erdoğan, muhalefetinde hatasıyla Yasama-Yürütme ve Yargı erklerini ortadan kaldırarak ülkeyi KHK’lerle yönetmeye başladı.

Yüksek Yargıya, YSK’ya istediği hâkim ve savcıları atayarak Danıştay’da, Yargıtay’da AYM’de liyakate aykırı yandaş hakimlerle kadrolaştı.

Diyanet, fetvalarıyla Laik Cumhuriyete ve Atatürk’e karşı bir iftira-hakaret kampanyaları başlatıldı.

Tarikatlar her mahallede Kuran Kurslarıyla açıkça ‘’Dindar ve Kindar Nesil yetiştirme’’ bahanesiyle Laik Cumhuriyete ve Atatürk Devrimlerine karşı bir yobaz bir nesil yetiştirme projesini başlattılar.

O kadar ileri gittiler ki; Kurtuluş Savaşını Lozan’ı, Montrö Anlaşmasını reddetme ihanetlerini yandaş medya ile alenen ilan etmekten çekinmiyorlar.

Bir Amiral, üniformasının üzerine cübbe, başına sarık geçirerek, üstelik TSK’nın aracıyla camiye giderek gösteri yapmasına iktidardan itiraz yerine ibadet özgürlüğü diye geçiştirmek istediler.

Üniversitelere Kayyum olarak atanan tezleri şaibeli Rektörler ve Dekanlarla özgür üniversite gençliğini biat eden kişiliksiz bir cahiller yığını amaçladılar.

Kendi kontrolündeki AYM kararlarını bile tanımayan iktidarın yanında AHİM kararlarını bile dinlememek bir yana, özel görevli Devlet Bahçeli’nin: ‘’Anayasa Mahkemesi kaldırılsın’’ emrini vermesi absürt olmaktan öte akli denge sorunudur.

Abdullah Öcalan’ın Bahçeli’ye ve Erdoğan’a oy çağrısı yetmemiş, kırmızı bültenle aranan Apo’nun kardeşi Osman Öcalan’ın devlet televizyonundan yine Bahçeli ve Erdoğan’a oy istediler

Cumhuriyetin koruyucusu olması gereken Cumhuriyet Savcısı bu rezaleti ve vatana ihanet kalkışmasını; ‘’ifade özgürlüğü’’ diye örtbas etmesine ne iktidar ne yandaşlar ne de eski Fetöcü Rasim ve zevcesinin tek itirazını duymamıştık.

Emekli 103 Amiral, son günlerde Türkiye ve Silahlı Kuvvetlere giydirilmek istenen bu ihanetlere karşı bir bildiri yayınlaması, iktidar ve yandaşlar tarafından yine darbe çağrısı olarak yaygara koparıldı.

İlk önce, Tele 1’de programa katılan CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır, bu emekli amirallerin girişimini onaylamadığını, bu açıklamaya karşı olduğunu, iktidarı hoşnut edecekmiş gibi görünen anlamsız, ucu boş sözler söylemesi içimi acıttı.

AKP ve yandaşlarının öfkesini anlayabiliriz.

Çünkü, onlar bu bildirilerle iktidarı suçüstü yakalayarak, birer yurtsever olarak herkesin korktuğu bu dönemde Türkiye’ye sahip çıkma görevini yerine getirdiler…

Abdullah Öcalan’ın ve Kardeşi Osman Öcalan’ın bildirilerine, TRT’den Bahçeli ve Erdoğan’a destek mesajı ve bildirisine ‘’ Düşünce özgürlüğü kapsamında soruşturmaya gerek yoktur!’’ kararını veren Cumhuriyet Başsavcısı ile bu emekli amiralleri ‘’darbecilik’’ ile suçlayan Savcının aynı savcı olması yargının içler acısı durumunun kanıtı değil mi?

Daha sonra İYİ Partiden bildirilere destek verilirken Meral Akşener, korkudan mı, yoksa bu ortamda birilerinin takdirini almak için mi? Bu yurt sevgisine ‘’Zevzeklik’’ Deme cüretini gösterdi.

Meral Akşener, bazan popülist çıkışlarını yaparken, yine cumhurbaşkanı olmak için bir yerlere şirin mi görünmek istiyor?

Deva partisini, Saadet partisini, Gelecek partisini de anlayabiliriz.

Ama Akşener: ‘’Bırakın siyaseti siyasetçiler yapsın!’’ Derken

Kuzgunun amacıyla, ülkeyi savunanların amacını açıklayan

Kuzgun leşe, devlet başa! Sözü gibi

Devlet mi, demagoji ile birsize pay kapmak mı?

Bilelim de ona göre güvenle size sırtımızı dönelim…

Yıldız AKALIN

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları