CADILAR BAYRAMI KUTLATILAN ÖĞRENCİLER

28.10.2021 20:15

Üç beş yıl önceydi. Zekeriyaköy’de bir öğrencime derse gitmiştim ekimin son haftasıydı. Bahçe içindeki villanın bahçe kapısının duvarı üzerinde sağlı sollu iki tane kabak vardı. Boyanmış kabakların niye oraya konduklarını anlayamadım. Kendimce resim kursuna giden evin hanımının ya da çocuklarından birinin boyama çalışması diye düşündüm. Çıkarken gün kararmıştı. Baktım ki kabakların içinde birer ışık yanmakta. Sanat çalışması diye düşündüm. Bu konudaki bilgisizliğimi hoş görün.

Aynı hafta sonunda Göktürk’teydim. Baktım, nerdeyse aynı sokakta yer alan iki katlı bahçe içindeki evlerin hepsinin kapısında boyanmış kabaklar var. Allah Allah, herkes kabak mı boyuyor, neden? Bu bilgisizliğime son vermeliyim, yoksa içim rahat etmez. Dersim olan evden içeri girdim. Derse başlamadan önce öğrencime sordum boyanmış kabakları. Öğrencim, bilgisizliğime şaşırarak “Cadılar Bayramıııı…” karşılığını verdi soruma. Aydınlandığım için “Sağol!” dedim. Dersim bitip evden çıkarken evin hanımına ve öğrencime takılgan bir gülümsemeyle “Cadılar bayramınız kutlu olsun.” dedim.

Cadılar bayramıyla ilgili üçüncü anımsa Nişantaşı’nda oldu. İkiz kızlara ders veriyordum. Liseye giden zeki, pırıl pırıl iki genç… Ders sırasında içeriden gürültüler, konuşmalar hiç bitmedi. Eve gelen konuklar vardı. Ders bitti. Çıkarken çocukların anne ve babaları ısrarla salona geçip oturmamı istediler bir süre. Kendilerine katılmamdan mutlu olacaklarını söylediler. Bu arada bunu söylerken ikisi de farklı giyimler ve süsler içindeydiler. Onları kıramayıp (Biraz da merakımdan) salona geçtim. Maskeli ve giyimli konuklarla tanıştırıldım. Bir tek ikizlerin dedeleri konuklardan ayrı. O benim gibi. Biraz dedeyle söyleşip birkaç bardak bir şeyler içip izin alarak çıktım. Böylece cadılar bayramı kutlamasına ilk kez, az da olsa katılmış oldum.

Üç örneğin geçtiği semtler genellikle okumuş orta sınıfların oturduğu yerler. Bu ailelerin ortak paydası laikçi ve batıcı olmaları.

Cadılar bayramı, 31 Ekim’de kutlanmakta. Kökeni pagan inancı… Sonrasında Hıristiyanlarca benimsenmiş. Özellikle de İngiltere ve ABD’de… ABD’nin kültürel yayılması ve diğer ülkeler üzerinde emperyalist egemenlik kurmak amacıyla birçok ülkece benimsenmiş bu bayram. Kutlamalarda korkunç kostümler giymek bir gelenek. Korku filmi izlemek önemli bir ayrıntı. Perili olduğuna inanılan evlere yapılan geziler de bir başka kutlama…

Cadılar bayramı, bizim ekinimize yabancı bir şey. Kutlamalardaki ayrıntılara bakılınca çocukların tinsel sağlığını bozacak nitelikte. Ayrıca onların bir takım gerçekçi olmayan ve korku veren doğaüstü güçlere inanmalarına neden olacak ayrıntılar var. Bu kutlamalar, yetişkinlerin de tinsel sağlığı üzerinde olumsuz bir etki bırakacağı da kesin.

Şimdi gelelim bu yazının yazılış nedenine… Atacan beşinci sınıfta… Geçen cuma günü okuldan geldi ve pazartesi sınıfta cadılar bayramı kutlaması yapılacağını söyledi. Bu nedenle kutlama için sınıfa yiyecek bir şeyler götürmesi gerektiğini alattı. Ayrıca farklı kostümler ve maskeler takılacağını da söyledi. Bu arada cadılar bayramının ne olduğunu da sordu. Ben anlattım. Kendisi de araştırdı öğrendi. Bize: “Cadılar bayramı bizim değil, niye kutluyoruz?” dedi. Ben de yanıtladım sorusunu.

Annesi, ona korkunç görünümlü bir maske ile yiyecek bir şeyler aldı. Böylece oğlumuz sınıfındaki kutlamalara katılıp dışlanmadı(!).

Daha önce birçok özel okulda cadılar bayramı kutlamaları yapıldığını işitmiştim. Bu, giderek yaygınlaşmakta. Laik yaşamayı, sığ bir batıcılık olarak gören Tanzimatçı kafalı sözde aydınların kendi topraklarından, köklerinden kopmasının göstergesi bu. Çok yazık! Toprağından, kökünden koparak yaşayamazsın. Kökünden koparsan sen, sen olabilir misin? Emperyalistlerin alışkanlıklarını laiklik ve çağcıllık sanmak, nasıl bir aymazlık? Bizim olan bayramları ve özel günleri kutlama konusunda burun kıvıran bu kesimin kendi ekinine yabancılaşması büyük yanlış.

Bir kişi ya da toplum, kendi toprağından beslenerek büyür, dal budak salar. Kartal yürüyüşlü karga olmaktansa karga ol! Aydın olmak demek, yabanın özentisi içinde aşağılık kompleksi içinde kıvranmak değil. Kendi köklerinin üstünde yükselip başı dik olmaktır.

31 Ekim Cadılar bayramında iki gün önce Cumhuriyet Bayramı var. Kutlayacaksanız Cumhuriyet Bayramını en görkemli biçimde kutlasanıza! Cumhuriyet’imizin kuruluşunu, bir hafta boyunca yurdun her yanında büyük bir ulusal coşkunun yayılması fırsatına dönüştürerek ulusal birliğimizi sağlamlaştırmak için erkenizi harcasanız ya.

Eğitim kurumları, ulusal eğitimin ilkelerinden sapmamalı. Unutulmasın ki onlar, bu topraklar için insan yetiştiriyorlar. Onların görevi, emperyalistlere kul köle olacak işbirlikçiler, özgüvensiz kişiler yetiştirmek değil.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları