BAKİ KALAN BU KUBBEDE HOŞ BIR SEDA İMİŞ

28.11.2022 22:23

Gecelerin uzun, güneşin cılız, soğuk havanın sert olduğu mevsim, bir şehirde ancak bu kadar, renkli, keyifli ve dolu dolu geçebilir.

Nerdeyse haftanın her günü, onlarca kültür, sanat etkinliği, panel, oturum, söyleşi gibi, aklınıza ne gelirse, hayata ve insana dair ruhunuzda ve beyninizde müthiş fırtınalar yaşatabilecek özellikte bir şehir.

Berlin için Avrupa başkentidir deyip, geçmek insafsızlık olur.

Berlin Tarz bir şehir.

Yaşadığı tek bir acıya bile sırtını dönmeden, kendine ait bir parça olarak kabul eden, tüm güzelliklerini cömertçe paylaşan, binbir farklı geleneği, onlarca farklı kültürü, farklı insanı bağrına basmaktan gocunmamayı öğrenmiş dümdüz bir şehir.

Hani insanlar hayatta kolaylık isterler ya, sıkıntı, yoğunluk, dikenli yollar sevmezler ya...

Sanatın görevi de bu dikenleri gösterip, temizlenmesini, insanların yaşamını kolaylaştırmak olmalı deriz ya, işte, Berlin de bu anlamda kendi başına "Sanatçı" bir şehir...Kendi alanında bu dokusuyla bana göre de Tarz bir şehir.

Böyle tarz bir şehirde dümdüz insanlar olarak kalabilmek ise, çok da kolay değil. Uzun yıllarınız bu şehirde geçmiş ise etkilenmemeniz mümkün değil.

Eğer, Sanat hayatın ta kendisi ise, Sanatı ile Tarz olmuş bir şehirden sanat üreten insanlarınızın fışkırması kaçınılmazdır. Herkes ürettiklerini sergilemek için birbiriyle yarışır ve böylece şehriniz bir yandan siz bir yandan, renklendikçe renklenir, kültür varlığınız bütün kalelerinizi güçlendirir.

Bana, tüm bunları hissettiren Berlinli iki sevgili dost.

 

 

Ali kemal Aksoy ve Semra Isparta.

Bir Semra Isparta hanımefendi ki, 79 yaşında, dinlemelere doyamayacağınız anlattıkça, hafızanızla gizli bir kavgaya tutuşacağınız, yazdığı onlarca şiiri, artık görmekte zorlanan gözlerine inat ezberinden şairane sesiyle okuduğunu görünce, bildiğiniz şarkıları bile ezberinden atan aklınızdan şüpheye düşeceğiniz, ürettikçe üreten emektar Semra Isparta.

Anlatmak yetmez, görmeniz, tanımanız gerek. Yazdığı şiirleri okumanız, kitaplarına dokunmanız gerek.

Ali Kemal Aksoy`u ise bir çoğumuz keskin Atatürkçülüğü ve bu uğurda verdiği mücadeleden tanırız. Atatürkçü olup da sanattan nasibini almamak mümkün mü.?

O hassas kalbinin tüm yaralarını, tüm sevinçlerini, mısralara dökenlerden olmayı seçmiş. Şiir benim söyleyemediğim türkülerim dercesine onlarca eser üretmiş. En çok da yazdıklarını davudi sesiyle okumayı seviyor ve bence şiirlerinin ruhunu en güzel kendi okurken aktarıyor.

Her iki şair dostumuzun bir arada şiirlerini, müzikle harmanlayarak Berlinli dostlarına sunacağı keyifli birlikteliğimiz olacak

Ve eminim ki, bu iki emektar ve dost şairin kendi cabaları ile hazırladıkları dinleti akşamına Edebiyat ve sanat severler katılımları ile hoş bir seda bırakacaklar.

Yorumlar

  • 1

Ali Kemal Aksoy dedi ki;

2022-11-29 07:35:41

Bizim duygularımıza hakim olduğun için emeğine sağlık. En içten sevgilerimle..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları