ARTIK SİMİT HESABI YAPILMIYOR

01.12.2021 13:17

Evvelce, maaşımızı almadan önce hesap yapar, neyi ne kadara alacağımızın bilgisiyle, aylık bütçemizi düzenlerdik!..

Şimdi tahmin bile zor; çünkü bilemiyoruz bu ay aldığımız bir ürünü, önümüzdeki ay kaça alabileceğimizi, hatta bir gün sonra bile!..

...

Çiğ süt alıp evde yapıyorum yoğurdumu. Yumurtayı da o çiftlikten alıyorum. Bir süredir, kimi her alışımda, kimi 2-3 defada bir zamlı alıyorum...

En son alışımın fişine hemen bakmadım, daha sonra bir ara baktım ki 2 tl zamlı almışım. Bugün aldığımda sordum: İkisi birden olunca anlayamadım, süte mi zam geldi, yumurtaya mı" diye sordum. “Süte 2 tl daha zam gelmişti efendim" dedi. Kibar da bir çocuk...

Bugün sadece süt aldım, neyse, şükür ki bu defaki zam fazla değil, 1 tl daha zam gelmiş. “Bu defa daha az da olsa, yine zam yapmışsınız, ne olacak, nereye kadar gidecek bu böyle” diye sordum. "Yumurtaya da yine zam geldi efendim, bir daha aldığınızda, onu da zamlı alacaksınız ne yazık ki" dedi...

“Ama bu kadar da olmaz” dedim. “Haklısınız efendim ama aslında giderimize oranla, az bile zam yapıyoruz" deyince, "Siz de haklısınız, aslında hele bu dönem herkes haklı. Allah hepimizin yardımcısı olsun" diyebildim ancak.

Sonra şöyle bir düşündüm… Yeme sürekli zam geliyor; süt sağımını da, paketlemeyi de otomatik makinelerle yapıyorlar ve kullanılan elektriğe sürekli zam geliyor, suya da öyle... O hayvanların ve ahırlarının bakımında, yemlenmesinde çalışanların maaşı, sigortası var. Kümesler için de aynı işlem. Tavukların bakımı, yemlenmesi, yumurtaların toplanıp paketlenmesi… Bir de bu hayvanların kontrolu için belli aralıklarla gelen veterinerlerin ücreti. Yine benzine neredeyse her gün gelen zamlar ve 80 küsur km uzaklıktaki köyden kapıma kadar geldiği sürede harcanan benzin… E bu üreticinin bir de ailesi var, çoluk çocuğunun giderleri var… Ödediği gelir vergisi, evinin, çiftliğinin vergisi, sigortası var!.. Hesap kitap işlerine bakan muhasebecisi, müşterilerle iletişimi sağlayan sekreteri ve onların maaşları, sigortaları… Dağıtımı yapan şoförün maaş ve sigortası yanı sıra arabanın sigortası, vergisi, bakımı…

Sadece süt ve yumurta üreticisi mi zam yağmurları sağanağında sırılsıklam olduğu yetmezmiş gibi, bir de sele kapılıp boğulmama mücadelesi veren? Tüm üretici, tüm esnaf aynı durumda lakin müşteri kaybetme korkusuyla zamları fazla yansıtamasalar da, yine de sele kapılıp boğulmamayı başarıyorlar. Olan sadece maaşlı tüketiciye oluyor. Çünkü onların üzerine sadece sağanaklar da yağmıyor, kovayla boşalıyor zam yağmurları. Üstelik esnafınki gibi delik de olsa şemsiyeleri yok. Esnaf gibi dolar arttı, benzine zam geldi, gübreye, yeme, tohuma zam geldi vb nedenlerle, maaşlarına sürekli zam yapma olanağı da yok. Başta asgari ücretle çalışan olmak üzere, memuru, işçisi, emeklisiyle, bu defa ne açıklanacak, ne kadar zam verilecek? Verilen az buçuk da olsa, dişe dokunur mu olacak; yoksa zaten her zaman olduğu gibi, henüz almadan vermiş olmanın iniltisiyle, ciğerci kedisi gibi, endişeyle, umutla ama bir o kadar da umutsuzlukla bekleyecek… Yani sonuçta, olan daha ziyade tüketiciye olacak!..

…….

Son haberlerde Simit'in İstanbul'da 3,5 tl olduğu, İzmir'de yarım simit satılmaya başlandığından söz edildi… Başka illerde durum nedir bilmem ama pek de farklı değildir bu durumda…

Korkarım bundan sonra, yeni doğanlar büyüdüğünde, pek çok konuda olduğu gibi, "Biz bir zamanlar simidi çok daha büyük ve bütün olarak alırdık" diye anlatacağız!..

Bu gidişle, zaten ekmeği bile zor alabilenlerce, artık simit de iyiden iyiye hayal olacak…

Nefis bu, her şeyi istiyor. Ana baba nefsine söz geçirebilse de, çocuğuna nasıl söz geçirebilecek? Geçirse bile, vicdanını nasıl susturabilecek, ya yüreğinin sızısını nasıl dindirebilecek?

Bizim semtteki simit fırınları zaten çözüm bulmuş, çoktan simidin boyutunu kandil simidinden halliceye düşürmüş, onunla da yetinmeyip 2,5 tl yapmıştı. Şimdi kaç liradır bilmem, 3-4 aydır almıyorum çünkü...

Vatandaşın hiçbir şeyi gibi simit fiyatları da, alım gücü de simit hesabıyla gelen iktidarın umurunda değil! Vatandaşın durumunu ve gerçekleri iletmek, çözüm önerisi sunmak da kâr etmiyor... Onlar ülkenin, ekonominin, büyümenin, alım gücünün güllük gülistanlık olduğu savındalar sürekli. O nedenle, tüm simitçilere bir önerim olacak, öyle simidi ikiye, dörde bölüp satmak hoş olmaz pek çok nedenle. Ya kandil simidi boyutuna düşürsünler ya da dörtte biri büyüklüğünde çubuk şeklinde yapıp ona göre fiyatla satsınlar ki insanlar çocukları simit istediğinde, hem çocuklarına yarım ya da çeyrek simit almış olmanın acısını yaşamamış olsun bir nebze, hem de çocukları, ucundan kopartılmış, birinin artığıymış gibi bir duyguya kapılıp üzülmesin!

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları