6.7 C
Berlin
10:07 - 22/02/2020
Almanya Haber – Berlin Haberler – Son Dakika Avrupa Haberleri

Taner Tümerdirim

Taner Tümerdirim arşivindeki tüm yazılar ha-ber.com'da.

Diğer Yazarlar

FELAKET FIRSATÇILARI…

21:30 - 26/01/2020

Bazı insanlara olan güvenimi; bir başkasının felaketini fırsata çevirenleri gördüğüm için kaybettiğimi düşünürüm.

Bizim kuşak, deprem gerçeği ile Gediz’de 28 Mart 1970 tarihinde saat 23.00 te tanıştı.

Depremzedelerin acılarına, onu fırsata çevirenlerin acımasızlığına da orada şahit oldu. Bugün ismi taklit edilmeye çalışılan, o zamanın organizasyonu olan Türkiye İzciler Birliği, İstanbul Dumlupınar izci ünitesinden çakı gibi 6 kişilik bir ekip; bir kamyon yardım malzemesi ile felaket bölgesine yıkıntılardan çıkan dumanlar sönmeden ulaşan ilk ekip olmuştu.

Bugün için önemsiz gibi görünen bu ekibin 15 gün süre ile yaptığı görev; Bursa Tophane Sanat Enstitüsünden giden bir başka yardım ekibinin çektiği film görüntülerine tesadüfen yansımış; ne kadar ilkel şartlarda çalışıldığı ve felaketin büyüklüğü görüntülenmişti.

***

Daha sonraki yıllarda meydana gelen depremlerde, özellikle Marmara depreminde hazır bulunan izci gençler; bize hep ayni şeyleri anlatmışlardı. Dile getirilenler;  Baha Murat’ın, Tayfun’un, Ömer’in, Okan’ın, Sencer’in dâhil olduğu gurupta karşılaştıkları gerçeklerden farklı değildi.

Akbabalar gibi deprem haberini alınca yardım için değil, soygun için giden çeteler vardı. Gönderilen çadırları kurmak yerine saklayıp, yazlık bölgelerde satanlar vardı. Ölülerin parmaklarından yüzük ve kollarından bilezikleri çalanlar, yıkılmış bir iş yerinin kasasını kamyon ve kepçe ile kaçırırken yakalananlar oldu. Güvenlik güçlerinin elektriği kesilmiş sokaklarda hırsız kovalamalarına şahit olduk. Siyaset sahnesinde kendilerine yer bulmak isteyenler boy gösterdi. Oy avcılığı yaptılar. Bunların boş vaatlerine şahit olduk.

Marmara depreminde tüketilmesi gereken para ve malzeme yardımlarını kendi menfaatlerine kullananlarla uğraştık. İnanın bu olaylar hiç değişmedi. Belleğimize canlı-canlı işlendi.

***

Ne desek boş. Aradan yıllar geçti, bir sürü ekip kuruldu, ekipmanlar alındı, eğitimler yapıldı ama “deprem değil, bina öldürür” sözünün gereği yapılamadı. Belediyeler yine imar değişikliği yapmaya, müteahhitler demirden, çimentodan, çalmaya; kaçak kat çıkmaya devam ettiler.

Her deprem sonrası felaket fırsatçıları çıktı.  Kimisi çadır sattı, kimisi bina sattı… Kimisi yıkılan binaların enkazına talip oldu, kimisi arazisine yeni binalar dikti.

Yıkılıp giden sadece binalar değil ki?  İçinde yaşananlar, bir ömür boyu biriktirilen anılar, fotoğraflar, objeler… Tabii, bir de en önemlisi kurtarılamayan canlar… Yaşama olan güven, sevinç, mutluluk…

Deprem bölgesinde bazen düşüp kalana kadar 72 saat boyunca uyumayanlara, bir yudum su içmeyi dahi unutarak aç-bilaç görev yapanlara, 15 gün sonra botlarını çıkarmak zorunda kaldıklarında çorapları derilerine yapışmış kan revan içindeki ayaklarına aldırmayanlara, tırnakları betona saplanıp kalanlara, göz pınarları enkaz tozu ile tıkanmış olduğu için gözyaşlarını içine akıtanlara, bağırmaktan sesleri kısılanlara, çıkardıkları her canlı için alkış tutanlara hiç rastladınız mı?

Ben rastladım.

Bunlar sadece düz işçiler ve vasıfsız insanlar değildi. Çoğu inşaat mühendisi, elektrik mühendisi, jeolog, tıp insanı veya askerdi.

Çoğu basit bir teşekkür ile savuşturuldu ve unutuldu.

***

Ülkenin bir deprem ülkesi olduğunun bilinmesine rağmen bu bölgelerde gerekli tedbirlerin henüz alınmamış olması.  Birileri etnik ayrımcılık yapsa da Türk halkının buna pirim vermeyip; yekvücut olması, yardım için koşuşturması. Birlik ve beraberliğini ortaya koyması gelecek için ümit veriyor.

Bana kalsa, araba plakası gibi her binanın girişine bir plaka yaptırır, binanın yapıldığı tarihi, sorumlu mimar ve mühendislerin isimlerini yazdırırdım.

İçimi acıtan,

Kızılay’ın bağış talebi…

İçimi ısıtan,

Azeri kardeşlerimizin büyük bir süratle koşup yardıma gelmesi… Belediyelerin halktan aldıkları gücü halk için kullanarak yardım kervanları göndermesi…

Umarız bundan ders alır, hava atacağız diye kanal İstanbul projesi ile uğraşmak yerine, olası büyük depreme hazırlanırız.

Taner TÜMERDİRİM

[email protected]

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Çerezler (cookie), ha-ber.com web sitesini daha etkin bir şekilde kullanmanızı sağlamaktadır. Anladım daha fazla