ARAP İSTİLASI

18.10.2020 14:35

Bilindiği gibi binlerce yıldır Arap coğrafyasında kan durmuyor. Yavuz Sultan Selim’in 1517 yılındaki Ridaniye seferiyle yani Mısır’ı Memluklerden almasıyla Halifeliğin Osmanlılara geçtiğidir. Halifeliğin arkasında yatan Dünyaya ’da İslam alemine hâkim olmaktır, Anadolu İslamiyet’i kabul etmeden önce, Tengiri Gök Türk inancına sahip, Mezopotamya İnançları içerisinde, Ezidilik, Zerdüştlük, Hristiyanlık, Yahudilik en belirgin olanlarıdır.

Bu inançların içerisinde kutsal sayılan bazı ritüeller var ki olmazsa; olmaz. Anadolu’da Anadolu Erenlerini yad edebilmek için sevilen bir zat adına birçok yerde yatırlar yapılmıştır. Bir örnek verecek olursak YUNUS EMRE mezarı asıl Eskişehir’deyken, başka on iki yerde daha Yunus türbesi vardır. Bu türbelerde genellikle bir incir veya tut ağacı olur insanlar bu yerlere gelip adaklar adar zatları yad ederler anarlar, bu türbe ve yatırlar onların kutsallarıdır. Genellikle mezar taşlarının baş tarafında olan yuvarlak bir taş bulunur ve genellikle bu yatırlarda BABA, DEDE veya PİR isimleri kullanılır, bu isimler Alevi inancına has bir olgudur.

Son dönemde haberlerde duyuyoruz, insanların gelip adak adadığı dua etiği bilmem hangi yatır kazıldı içinden KEMİK çıkmadı, insanlar boş mezara dua ediyormuş gibi haberler sıklaşmaya başladı. Son haber Çorum’da Yol çalışması bahane edilerek, Garip Dede Türbesi kazılıyor, içinde kemik çıkmadı diye haber yapılıyor ve orası tarumar ediliyor. Bir örnek vereyim, benim bildiğim Garip Dede adına İstanbul (Küçükçekmece) Çorum, Adıyaman ve Erzincan’da Garip Dede adına türbeler vardır. Buna benzer Batman’da bir olay yaşanıyor, Erzurum’da Kırklar yatırı, İstanbul’da (Süreyazasıda) Adıyaman’da dört kardeşler, yola gitti, şu oldu bu oldu diye yok ediliyor. Marmaris’te MADRAN BABA yatırı restorasyon adı altında Arapça (Hz)’leri diye başlayıp Arapça yazılar yazılmaya başlanıyor. Devlet bunu yaparken bir hayır sever yaptırıyor diye örtülü ödeneklerden finanse ettiriliyor. Bafa gölü kenarında İlyas Dede yatırının yanına bir namazgah birde Abdesthane kuruluyor, bunun adına da restorasyon diyorlar.

Bu tür Asimilasyona kılıf uydurmak için sözde akademisyen bilmem ne üniversitesinde “zingirizort”profun önderliğinde yapılmıştır denip, sahte raporlar yazdırılıyor. Aslen Malatyalı Battal Gazinin babası olan Hüseyin Gazinin türbesine önceden Türkçe yazılıyken, Şimdi Arapça yazdırıp Medineli Hüseyin Gazi (Hz)’leri yazdırılıyor. Gazilik Alevi inancında Nefis mertebelerini tamamlayıp, nefsini yok etmiş kişilere, Pirleri tarafından verilen bir unvandır. Özbe öz Malatyalı Hüseyin Gazi’yi götürüp Araplaştırmaya çalışıyorlar.

Bu rahatsız oldukları bir inanç yaşam biçiminin, yok edilmesi binlerce yıldır sürüyor fakat bir türlü yok edemiyorlar. Dersimde Düzgün baba yatırı yıkılıyor, sit alanları kapsamında olan birçok yer bilinçli bir şekilde yok edilmeye çalışılıyor. En ilginç olanı da Bodrumda Ballı Dede yatırı baş tarafı Kabeye bakmıyor diye yönü değiştiriliyor, tepelerine ya bir kubbe ya da bir minare dikiyorlar.

Sizin tarih bilginiz bu kadar, İslamiyet’ten önce Putların olduğu Kâbe’ye neden bir Alevi Dedesinin yatırı çevrilir? Alevi inancında benim KABEM İNSANDIR der. Şimdi soruyoruz Sultanahmet’in orda böyle bir kazı yapılsa yer yerinden oynar. Benim inancıma, kültürüme yaşam biçimine karışma, biliyoruz bizden rahatsızsınız, İslamiyet’te göre Yatır, Dergâh, Resim, Heykel, Müzik şirktir, fakat bunlar bizim olmazsa olmazımızdır.

Bu yazımdaki birçok bilgiye katkı sunan Ozan Deruni canımıza teşekkür ederim.

Aşk ile kalın.

Ali Sönmez

Yorumlar

R dedi ki;

2021-02-08 20:42:29

Bir düzeltme.. Mostar köprüsünü bombalayanlar sırplar değil, hırvatlardır.. Bosna'daki gezimizde Hırvat olan almanca tercümanımız dahi ıkına sıkına söylemek zorunda kalmıştı çoğunluğu alman grubumuza.. 🌻

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları