Ailemizin geçmişten kalan eşyalarına bakarken babamın hep hayran kaldığım el yazılı notlarını, mektuplarını okudukça onu daha çok sevmeye başlamıştım!
Rüştiye’yi bitirmiş, küçük yaşta babasını kaybetmiş, annesi ile yaşayan varlıklı bir aile çocuğu olarak en mutlu çağında annesi de ölünce, aile büyüğü dayısının gözetiminde büyümüş
Askerliğini sağlığında göremediği, fakat Atatürk tarafından kurulan Cumhurbaşkanlığı Muhafız alayında yapmış, eserleri ve yaşamı konusunda önemli bilgiler edinmişti.
Atatürk’ü ben daha çok küçükken ilk kez babamdan öğrenmiştim!
Anılarını hayranlık duyarak dinlerdim.
Yaptıklarını, eserlerini, öğrendikçe Atatürk sevgim daha da artmıştı.
O sevgiyi bana babam öğretmiş, daha çocuk yaşta Atatürk sevgisini benimsetmişti!
Genç yaşında yine yakın akrabası olan yaşlı ve hasta bir kadınla evlendirilmiş. Yakın akrabalıktan dolayı zeka engelli doğan Hadiye’nin küçük yaşta yaşlı annesi ölmüş!
Hadiye hep bizimle olmuş, biz Almanya’ya giderken onu kız kardeşim Pembe’ye emanet etmiştik. Evlenip çocukları olmuştu.
Hadiye en çok büyük kızım Deniz çok severdi.
Babamız kendisinden genç annemizle evlenmiş bir yıl sonra ben doğmuşum.
Ailenin ilk erkek çocuğu olmam nedeniyle bana Yıldız ismini koymuşlar.
Hem ailenin hem yakın akrabaların ilk erkek çocuğu olmam nedeniyle hem ailede hem de akrabalar arasında ayrıcalıklı olmuşum.
Hatta yemeğimi bile ayrı sofrada yermişim.
Babam, DP döneminde CHP’ye ve İsmet İnönü’ye hayrandı.
DP döneminde CHP’li olması nedeniyle Sümer Tekstil Fabrikasında ustabaşıyken iftira ile işinden çıkarılmış çeşitli işlerde çalışarak bizi kimseye muhtaç etmemişti.
İnönü’nün Kayseri’ye geleceği haber verildiğinde o çevrede köylerden, kasabalardan otobüslerle Kayseri’ye gitmeleri bile engellenmek istenmişti!
Kayseri’ye; Bünyan Pınarbaşı, Sarız ilçelerinden gelen otobüsler büyük ırmağın üzerindeki köprü, polis ve jandarmalarca kapatılarak geçişe izin verilmiyordu.
Birçok insan pantolonlarını çıkararak köprü yerine ırmaktan geçmeye çalışılırken, jandarma komutanı tarafından engel kaldırılınca otobüslere binerek Kayseri’ye ulaştık.
Ankara’dan, Kayseri’ye gelen tren İncesu’da raylar söküldüğü için oraya yöneldik.
Babam beni omuzuna alarak ön saflarda canlı olarak İnönü’yü yakından görmüştüm.
İnönü, kaftanına sarınmış geri dönmeyi reddeyor; ‘’Bu demiryolunu Menderes yaptırmadı, ben yaptırdım!’’ Diyerek rayların yeniden döşenmesini istiyordu.
O sırada bir yüzbaşı müdahale ederek rayları tekrar döşeterek treni harekete hazırlattı, babam ve bende trenle Kayseri’ye geldik.
Daha sonraları birçok mitingleri yaşadığım Kayseri’de hiç bu kadar kalabalığı görmemiştim!
İsmet Paşa kürsüye çıktı, fakat o mahşeri kalabalıkta gürültü dinmiyordu.
İsmet Paşa mikrofonda o boğuk sesiyle:
‘’Kayserililer susun!’’ Demesiyle uğultu kesildi, çıt çıkmıyordu.
‘’Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum! Hiç karışıklık çıkarmadan sessizce evlerinize döneceksiniz!’’ Dedi ve kürsüden indi!
O günleri yaşattığı için sevgili babama minnettarım!
Daha sonraları ırkçı MHP’lilerle çatışmamızda elinde sopasıyla bizi korumaya çalışırdı!
Onu çok ama çok özlüyorum!
YILDIZ AKALIN
ALMANYA
29 gün önceALMANYA
15 Mayıs 2026ALMANYA
15 Mayıs 2026ALMANYA
15 Mayıs 2026ALMANYA
15 Mayıs 2026ALMANYA
15 Mayıs 2026ALMANYA
15 Mayıs 2026