SOSYAL MEDYA BAYRAMA KARŞI

SOSYAL MEDYA BAYRAMA KARŞI

ABONE OL
21:14 - 29/05/2026 21:14
SOSYAL MEDYA BAYRAMA KARŞI
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Kaplan
Best

Sosyal medya yaşamın her alanına girdi. İnsanların çoğu onunla yatıp onunla kalkıyor. Sosyal ilişkiler sosyal medya üzerinden kuruluyor karşısındaki kişiyle göz göze gelmeyip diz dize konuşmasa da. Son yıllarda telefonda bile insanların sesi işitilmiyor. Kişi, en sevdikleriyle bile sosyal medya üzerinden yazışarak ilişki kurmakta. Kırık dökük, anlaşılmaz, anlam bozukluğu yüklü, doğru düzgün yazılmayan, genellikle kısaltılmış sözcüklerden oluşup yazım yanlışlarıyla dolu birkaç tümceyle iletişim kurduğunu sanıyor çoğu kimse.

Telefonla konuşmaktan bile kaçınmakta çoğu kişi. Bir insan sesi işitmek neredeyse olanaksız. Bayram kutlamaları sosyal medya üzerinden yapılıyor. Bu kutlama iletilerinin çoğu birbirinin aynısı. Özgün ileti neredeyse yok! İnsanlar, içlerinden geldiği gibi iletiler yazmıyor. Yazıların çoğu yürekten kopup gelen duygular değil. Yapay, basmakalıp, soğuk, genellikle tek kalemden çıkmış, içtensizlik yüklü bayram kutlama iletileri.

Çoğu kişi, bayram kutlama iletilerinde kendi siyasal görüşüne yer veriyor. Bayramı kendi dünya görüşünün bir aracı yapmaya çalışanlar çok… Adı, bayram… Bayram, siyasete alet edilir mi?

Bayram bir toplumu bir araya getiren, ortak duygularla kutlanan bir gün. Ulusun ortak sevinç gününü siyaset aracı yapmak neyin nesi? Bu aslında bir düşünsel yetersizlik, bir zavallılık… Bir toplum, bayramda bile bir araya gelemiyorsa ne zaman bir araya gelecek?

Sosyal medya, insanı insandan soyutlamakta. Bu yolla bayramlar insansızlaşmakta. İnsan olmadan bayram olur mu? Bayram, aynı duyguyu paylaşmakla bayram olur. Çay bardağının sıcaklığını karşılıklı olarak yüreğinde duyumsamakla bayram yaşanır. Evine gelen konuklara sunulan tadımlık birkaç lokmadır bayram. Çay, kahve eşliğinde yapılan söyleşilerdir bayram. Anılara bitmez tükenmez yolculuğun adıdır bayram. Hısım akrabayı, konu komşuyu, eş dostun yolunu içten bakışlarla beklemektir bayram. İçten bir gülüşün, içten bir bakışla birleştiği insancıl bekleyişin adıdır bayram.

Bayramlar ne yazık ki dijitalleşti birçok şey gibi. Yani insana özgü olmaktan çıktı. İki adım atıp sevdiklerini görmek yerine, oturduğu yerden iki satır yazmakla bayramı kutladığını sanıyor çoğu kimse. Oysa bayram, el kadar ekrandaki iki satır yazı değil, dünyalara sığmaz yüreklerin bir arada olmasıdır. Yüreğe sığmayanı el kadar ekrana sığdırmaya çalışmak niye?

Yüzyılları aşıp gelen bir gelenek, bencil ve toplumdan soyutlanmış bir yaşama feda edilebilir mi?

Ne yazık ki çocuk ve gençlerin yanı sıra yetişkinler de ekrana bağımlı. Bu demektir ki çocukları ekranların bilinmez karanlıklarına teslim eden büyükleri. Onların ekranlarca çalınmasının yolunu büyükleri açıyor nedense. Yetişkinler bayramı sosyal medyadan kutlayınca çocukların neden büyükleriyle bayramlaşmadıklarından yakınma hakkımız var mı? Demek ki ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı oluyor. Çocuk, gördüğünü yapıyor.

İnsanın insana dokunmadığı bir yerde bayram olmaz. Üzüntülerin sevince dönüşmediği bir ortam yoksa bayram senin neyine?

Adil Hacıömeroğlu

Inal

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP