İş Dünyasında Ekonomik Pakete Tepkiler

19.03.2020 19:47

Turizm ve tarım sektörlerinin ağırlıklı olduğu Antalya'da iş dünyası, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ekonomik paketin yetersiz…

İş Dünyasında Ekonomik Pakete Tepkiler

Turizm ve tarım sektörlerinin ağırlıklı olduğu Antalya'da iş dünyası, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ekonomik paketin yetersiz olduğunu belirttiler.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı Programı’nın sektörlerin taleplerinin bir kısmına cevap verdiğini, ancak önlemlerin her gün değişen koşullar da dikkate alınarak güncellenmesi gerektiğini kaydetti. Çetin şunları kaydetti:

“Ekonomik İstikrar Kalkanı Programı sektörlerimizin taleplerinin bir kısmına cevap vermiştir, bununla birlikte proaktif bir yaklaşımla, her gün değişen koşullar dikkate alınarak destek önlemler genişletilmeli. ATSO olarak sektörlerimiz adına dile getirdiğimiz talepler, öncelikle çalışanlarımızın ve küçük işletmelerin korunmasına dönük önlemlere yöneliktir. Şu anda bizim için en önemlisi işletmelerimizin kapanmaması, çalışanlarımızın işsiz, işsiz kalan insanların aç kalmamasıdır.''

Bazı gıda ve ilaç üreticileri dışında bütün sektörlerde ciddi bir talep ve üretim düşüşü yaşandığını belirten Çetin, ''Sert üretim düşüşü, özellikle korona virüs sorunu devam ederse, bir süre sonra işten çıkarmalara yol açabilir. Bütün sektörlere dönük önlemler özellikle istihdamın korunması, yoğun işsizliğin önlenmesi için gereklidir'' dedi.

TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ATSO Başkanı Davut Çetin, Ekonomik paketteki eksikleri ve önerileri şöyle sıraladı.

''1-ATSO olarak kredi, vergi, SGK prim ödeme ertelemelerinin bütün sektörleri kapsaması gerektiğini ifade etmiştik. Açıklanan pakette 10 sektör belirlenmiştir, ancak korona virüsten doğrudan etkilenen birçok sektör ve sanayi sektörünün büyük kısmı kapsam dışı kalmıştır.

2- Programda istihdam desteği için kısa çalışma ödeneğinin kolaylaştırılmasından söz edilmiştir. Bu ödenek iş hacminin yüzde 30 daralması, 1 ay üretime ara verilmesi ve çalışanın son 3 yılda 600 gün prim ödemesi durumunda verilmektedir. Bu koşullar birçok sektör için uygun değildir. Bu dönemde SGK primi 2-3 ay gibi bir süre tamamen veya önemli ölçüde Devlet tarafından karşılanmalı.

3-İşyerlerinin yüzde 85’i kiracı konumundadır, dolayısıyla kira desteği sağlanması önemli bir konudur. En azından kira stopajının bu dönemde kaldırılması veya kira indirim teşviki gereklidir.

4- Çok önemli bir sorun çek ve senet alacak tahsilatındaki durmadır. Ödemelerin aksamaması için bu ödemelere de bir çözüm getirilmelidir. Merkez Bankası, özel sektör çek ve senetleri için yeni bir reeskont penceresi açmalıdır.

5- Kamu kurumları ve yerel yönetimlerin işletmelere olan borçlarının geciktirilmemesi her zamankinden önemli hale gelmiştir. Kamunun özel sektöre borçları ivedilikle ödenmelidir.

6- Gelecek aylarda havayolu taşıma şirketlerinin uçak filolarını koruması turizmin geleceği için zorunludur. Turizm sektörü için bu destek konaklama vergisinin ertelenmesinden daha önemli bir destektir. Havayolu taşımacılığında 3 ay süreyle KDV indiriminin bu ortamda bir yararı yoktur. THY’ye özel destek verileceği açıklanmıştır, bu desteğin diğer havayolu şirketlerine de sağlanması gerekir.

7- İhracata özellikle finansman destekleri Programda yer almıştır. Bunun yanı sıra ihracat maliyetlerinin düşmesi ve sınır kapanmalarının olumsuz etkisinin azalması için uçak kargo teşvikleri de artırılmalıdır. Böyle bir destek hem tarım gibi sektörlerimizin ihracatına hem de tüm havayolu taşıma şirketlerine destek anlamına gelecektir.

8- Bu dönemde iç talebin mal ve hizmetler üzerindeki KDV ve ÖTV yüklerinin düşürülmesiyle desteklenmesi gerekir. Konut kredisinde kredi oranının yüzde 90’a çıkarılması bu aşamada iç talepte yeterli canlanmayı sağlayamaz. Önümüzdeki günlerde iç talebin desteklenmesine dönük, KDV ve ÖTV indirimleri de yapılmalıdır.''

BAKSİFED

Batı Akdeniz Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu (BAKSİFED) Başkanı Abdullah Erdoğan da koronavirüs nedeniyle alınan ekonomik tedbirleri olumlu bulduklarını belirtti. Erdoğan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi.

''100 milyar TL’lik destek özellikle reel sektör ve turizm gibi istihdam ve döviz kazandıran sektörlere aktarılmalıdır.  Özellikle kapatılması zorunlu hale gelen işletmelerde çalışanların işten çıkarılmaması, istihdamın azalmaması için çalıştırılan işçilerin maaşının yarısı ve SGK primleri en az 3 ay süreyle devlet tarafından karşılanması gerekir.  Yaşlı ve dezavantajlı gruplara özen gösterilmeli. Hem hastalığın bulaşmaması hem de ekonomik alanda mağdur olmamaları sağlanmalıdır. İşlerinin olumsuz etkilendiğini bildiren esnaf ve sanatkarların Halkbank borçları ertelenirken diğer devlet bankalarının da buna dahil edilmesi gerekmektedir. ''

ANSİAD BAŞKANI AKINCI: TALEPLERE CEVAP VERİLMELİ

Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Akın Akıncı, açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı Programı’nın sektörün ve halkın taleplerine yeterli olmadığını bildirdi. Akıncı, ''Önlem paketini olumlu buluyorum, fakat geliştirilmesi ve halkın farklı kesimlerinin eşit şekilde faydalanması gerektiğini düşünüyorum'' dedi.

100 milyar TL’lik önlem paketinin diğer ülkelerin almış olduğu önlemler düşünüldüğünde çok az bir miktar olduğuna dikkat çeken Akın Akıncı, şöyle devam etti.

''Bizimle aynı ekonomik büyüklüğe sahip ve nüfusu çok daha az olan Hollanda bile bizim 5 katımızdan fazla bir kaynak ayırmış durumda. Pakette turizm ve ihracat odaklı sektörlere yapılan vurgu ve gösterilen önem yerinde ama muğlak noktalar var.''

Sanıldığının aksine daha sıkıntılı ve derin bir dönem yaşandığını vurgulayan Akıncı, şunları kaydetti.

''Dip noktayı görmedik. Bu yüzden de kredi faizlerinin bir kısmının silinip bir kısmının daha uzun vadeye daha düşük faizden yayılması gerekirdi. En iyi ihtimal üç aylığına duran bir iktisadi faaliyetten bahsediyoruz. Bu sadece nakit akışını düzeltmek ya da kredi borcu ötelemekle halledilecek bir konu değil.''

KISMİ ÇALIŞMA ÖDENEĞİ OLUMLU

Krediye erişimi kısıtlı olan ya da kredi kullanmayan birçok işletmenin bu destek paketinde arka planda kaldığına dikkat çeken Akın Akıncı, sözlerini şöyle sürdürdü.

''Eşitlik ilkesinden hareketle de kredi borcu olmayan özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerimize iki aylık karlarına denk gelecek oranda faizsiz kredi kullandırılması düşünülebilir. Kısmi çalışma ödeneğinin devreye alınması olumlu bir adım. Bu ödenek hane halkı gelirine destek olmak için çok önemli. Bununla ilgili sürecin bir an önce kolaylaştırılarak hayata geçirilmesi gerekiyor.''

SOSYAL DEVLETLE BAĞDAŞMIYOR

100 milyar TL’lik bir destek programında 2 milyar TL’nin ihtiyaç sahiplerine ayrılmasının sosyal devletle bağdaşmadığını ifade eden Akıncı, ''Bu sosyal devletle bağdaşan bir yaklaşım değil. Üstelik bu ailelerin hangi kriterlere göre seçileceği de net değil. Yardım sahiplerinin belirlenmesi konusunda şeffaflık problem olacak gibi duruyor. Vatandaş için sağlanacağı söylenen sosyal amaçlı kredi paketinin içeriği net değil'' dedi.

VATANDAŞA DOĞRUDAN MADDİ DESTEK OLUNMALI

Ekonomik İstikrar Kalkınma Programı’na yönelik taleplerini dile getiren Başkan Akıncı, şu önerilerde bulundu.

''Bu destek paketinden halkın farklı kesimlerinin eşit şekilde faydalanmadığı gözüküyor. İlk önce destek programında vatandaşa doğrudan bir maddi transfer olması gerekirdi. Hane halkı transferlerindeki cüzi artışlar çok yetersiz. Harcama garantili hane halkı desteği düşünülebilirdi. Hazine, sıfır faizli sonsuz vadeli bonoları hane halklarına, hanenin büyüklüğüne göre orantılanarak dağıtıp, açıklanan destek paketinin üçte biri kadar bir maliyetle iç talebi canlandırabilirdi. Bu işin kaynağı için de İşsizlik Sigorta Fonu ya da Varlık Fonu kullanılırdı.''

Tüketici kredilerinin anapara ve faiz ödemelerinin de ertelenmesi gerektiğini vurgulayan Akıncı, “Ücretsiz izne çıkarılan, yevmiye ile çalışan, maaşı yaptığı satışa bağlı olan birçok vatandaş var. Tüketici kredisi kullanmayan vatandaşların da en azından elektrik, doğal gaz ya da su ödemeleri ertelenebilirdi. Öğrenciler ya da çiftçiler de bu destek paketinde düşünülebilirdi. Tüm sektörler etkilenecek. Salgın krizinde açıklanan ekonomik destek paketi oldukça sınırlı ve yetersiz. Halk olarak evde kalmaya çağırıldığımız bir dönemde bu ekonomik krizden etkilenmeyecek hiçbir sektör yoktur'' dedi.

MATSO: İŞ DÜNYASI VE ÇALIŞANLARIN TALEPLERİ KARŞILANMAMIŞTIR

Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Ahmet Boztaş, destek paketinin Manavgat iş dünyası ve çalışanlarının taleplerini karşılamadığı, turizm sektörünün tek başına ele alınması gerektiğini belirtti. Boztaş, ''Bu bağlamda seyahat kısıtlamaları ile bitme noktasına gelen Turizm sektöründe yer alan başta Turizm emekçileri, seyahat acenteleri, Turizm esnafı, uçak firmaları, Turizme dayalı imalat ve ticaret yapan tedarikçi firmalarımızın sorunlarını ve çözüm önerilerini ilgili mercilere iletmeye devam edeceğiz'' diye konuştu.

ha-ber.com/Fikri Cinokur/Antalya

 

Yorumlar