Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı aday adaylığını kampanyasına İzmir’den başladı. Kampanyayı Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerine inşa etmesi, stratejik açıdan hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Muhalefet, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşanılan hataları tekrarlamamak ve daha kapsayıcı bir vizyon ortaya koymak zorunda.
1. Etkili Bir Strateji mi?
Türkiye’de son yirmi yılın siyasetinde Recep Tayyip Erdoğan figürü belirleyici bir rol oynadı. Dolayısıyla, muhalefet için Erdoğan eleştirisi uzun süredir önemli bir mobilizasyon aracı oldu. 2019 yerel seçimlerinde Ekrem İmamoğlu, AK Parti’nin adaylarına karşı geniş bir muhalefet ittifakını bir araya getirerek başarılı olmuştu. Ancak, 2023 genel seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı, yalnızca “Erdoğan gitsin” motivasyonunun seçim kazanmaya yetmeyeceğini gösterdi. Kararsız seçmen sadece Erdoğan’ı eleştiren değil, değişime yönelik somut çözüm önerileri sunan bir lider görmek isteyecektir.
2. Bir Türkiye vizyonu
Seçmenler için en önemli konulardan biri, Erdoğan sonrası Türkiye’nin nasıl bir yer olacağıdır. Eğer İmamoğlu, Türkiye’nin ekonomi, hukuk, eğitim, demokrasi ve dış politika gibi alanlarda nasıl bir değişim geçireceğine dair güçlü ve gerçekçi projeler sunmazsa, kampanyası “karşıtlık siyasetinden” öteye geçemez.
3. Kararsızlar ve muhafazakâr seçmeni kazanmak
Türkiye’de seçmenin büyük bir kısmı, ideolojik bağlılıktan ziyade, kendisine güven veren ve somut vaatler sunan adaylara oy verme eğiliminde. Muhafazakâr seçmen, Erdoğan karşıtlığına dayalı bir kampanyayı “kendisine yönelik bir saldırı” olarak algılayabilir ve bu durum AK Parti tabanını daha da konsolide edebilir.
İmamoğlu’nun 2019’daki başarısında kullandığı “birleştirici dil” ve “pozitif kampanya” büyük rol oynadı. Benzer bir stratejiyi 2028 seçimleri için de benimsemesi daha mantıklı olacaktır. Yani, muhalefetin Erdoğan eleştirisini bir noktada bırakıp, “İmamoğlu ne yapacak?” sorusuna net cevaplar vermesi gerekiyor.
Sonuç olarak!
Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını sadece Tayyip Erdoğan eleştirisi üzerine inşa etmesi, kısa vadede bir enerji yaratabilir ancak uzun vadede seçimi kazanmaya yetmez. Seçmenler, sadece mevcut iktidara karşı olan değil, ülkeyi yönetmeye hazır bir lider görmek ister.
Bu yüzden İmamoğlu’nun, Erdoğan’a yönelik eleştirileri merkeze almadan, kendi vizyonunu ve projelerini anlatan bir kampanya yürütmesi daha doğru olacaktır. Aksi takdirde, muhalefet 2023’teki hatayı tekrar edebilir ve seçimi kazanmak için gerekli olan geniş seçmen desteğini kaybedebilir.
Hadi hayırlısı…
ALMANYA
29 gün önceALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026
Ali bey ” yalancinin birine kapildi kaldi gonul, inandi yandi yine cekilmez oldu omur…” sarkisini soyluyorsunuz galiba.Duyuyorun gibi. CHP Lideri ben iyi bir belediye baskani olabilirim demis! Bir beldiye baskanida Cumhurbaskanligi aday olmus ama bunca yildir “Tek Adam” duzeni diye sikayet ettiklerinden konusacak birsey bulamiyormus. Walla sen bunlarin hepsinden iyi yaparsin bu isi. Yazdikariniz, siyasi, sosyal , ekonomik ve toplumsal alanlardaki tecrubenizi gosteriyor. Cok guzel yazi.