ATATÜRKE SAYGI NÖBETİ

06.02.2022 20:35
Samsun’da Atatürk Onur Anıtı’na iki kendini bilmezin saldırısından sonra, olayı haber alan Samsun’daki sivil toplum örgütlerinden bazıları ve pek çok yurttaş, Atatürk Anıtı’nın önünde adeta kale oldu ve Atatürk’e saygı nöbeti başlattı.
Bu nöbetin başlangıcında da el ele veren insanlar, marşlar eşliğinde heykelin önünde halka oldular ve dönmeye başladılar.
Samsun Atatürk’ün Milli Mücadeleyi başlattığı kenttir.
O anıt da Türkler’in tam bağımsızlık ve özgürlük savaşının simgesidir.
Dolayısıyla o saldırı devletimize, milletimize, kutsal değerlerimize, bağımsızlığımıza ve özgürlüklerimize saldırıdır.
Bunu anlamayacak ne var?
Kimileri çıktı; bu saygı nöbetini haşa Kâbe’nin tavafına benzetecek saygısızlığı yaptı.
“Kâbe” bizim dini kutsalımızdır.
Atatürk ise “milli” kutsalımız.
Ne alakası var tavaf etmekle?
Bu zamana değin milletimiz bir çok yönden bölünecek provokasyonlarla karşı karşıya kaldı:
Solcu, sağcı,
Tük, Kürt;
Alevi, Sünni;
Şimdi de haşa Allah ve Atatürk üzerinden mi ayrıştırılıyoruz?
Allah da bizimdir, Atatürk de.
Biri dini en yüce değerimizdir; öteki en büyük milli değerlerimizden biridir.
Atatürk’ü gerçekten seven, sayan; onun ulusal değerini bilen hiçbir insan Atatürk’ü haşa “Tanrı” olarak görmez.
Onur anıtının etrafında dönerken; Atatürk’e ve onun taşıdığı değerlere saygısını ortaya koyar da, haşa aklından tapınmak, tavaf yapmak geçmez, geçemez.
Böyle sapıkça bir eğilim olsa buna en başta Atatürkçüler karşı gelir.
Mustafa Kemal Atatürk demiyor mu; “Benim elbet naçiz vücudum toprak olup gidecektir. Fakat Türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır” diye…
O halde, Atatürk’ün etrafında kenetlenen insanların arayışları ne?
Çok belli:
Onun bir düşünce, bir gelecek, bir yaşama biçimi olduğunu biliyorlar da ondan.
Anlamak mı istiyorsunuz Atatürk’ün ne olduğunu?
Bir yana “aklı ve bilimi” koyun, öteki yana akıl dışılığı ve hurafeleri…
Bir yana “tam bağımsızlığı” koyun; öteki yana esareti ve köleliği…
Bir yana “birey ve yurttaş” olmayı koyun; öteki yana tebaa olmayı…
Bir yana “ulus devleti ve laikliği” koyun; öteki yana gayri milliliği ve şeriat düzenini…
Bir yana ”cumhuriyeti” koyun, öteki yana kişi yönetimini ve saltanatı…
İlk sıradakileri mi tercih ediyorsunuz?
Alın size Atatürk ve Atatürkçülük…
O nedenle Atatürkçülük demek, çağdaşlık, ulusallık, bağımsızlık, özgürlük, akıl ve bilim demektir.
Yoksa önemli olan Atatürk’ün beden olarak kendisi değil; onun adı altında ona yüklenen anlamdır…
Sen bunları idrak etme, anlama!
O yoz kafanla haddini aşarak…
Haşa Allah ile karşı karşıya koyacak kadar haddini aş…
Bir de buradan demokrat görünüyormuş tavırlarına gir…
Sonra da ulusunu ve ulusal değerlerini canı kadar seven insanlara akıl almaz ithamlarda bulun!
Atatürk sevgisini istismar et!
Atatürk ne diyordu bakın:
İki Mustafa Kemal var.
Biri etten ve kemikten yaratılan Mustafa Kemal…
Onu geçiniz.
İkincisi düşünceleriyle ve idealleriyle var olan Mustafa Kemal…
O biz, siz; hepimiziz…
O nedenle böyle çarpık düşünceli insanlara:
Allah akıl fikir versin diyoruz.
Daha ne diyelim ki?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları