LVM Fikret Odağ

Antalya 2095’e kadar 6 derece daha ısınacak

14.02.2021 23:07

Son dönemlerde iklim değişikliğinin çok fazla hissedildiği dünyada bilim insanları, Antalya’nın kötü senaryoya göre 2095 yılına kadar sıcaklığın 7 derece daha artacağı belirtildi. Türkiye’de bir an önce ‘İklim Bilim Kurulu’ kurulması önerildi.

Antalya 2095’e kadar 6 derece daha ısınacak

Son dönemlerde iklim değişikliğinin çok fazla hissedildiği dünyada bilim insanları, Antalya’nın kötü senaryoya göre 2095 yılına kadar sıcaklığın 7 derece daha artacağı belirtildi. Türkiye’de bir an önce ‘İklim Bilim Kurulu’ kurulması önerildi.

Antalya Tarım Konseyi tarafından tarım yazarı Umut Galip Özdil moderatörlüğünde online “Antalya’da Tarım ve İklim Etkileşimi” konulu online toplantı düzenlendi.

İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Şaylan, 2100 yılına kadar durumu gösteren modelleme çalışmalarında Türkiye’de sıcaklığın iyimser senaryoya göre 2.5- 3, kötümser senaryoya göre 6- 7 derece artmasının öngörüldüğünü belirtti.

Meteorolojiye göre, 2040 yılına kadar 2- 4 derece artış beklendiğini ifade eden Prof. Dr. Şaylan, kıyı Ege, Doğu Akdeniz ve Doğu Karadeniz de kış yağışlarında artış beklendiğini, kıyı Ege ve Doğu Akdeniz hariç tüm yurtta ilkbahar yağışlarının yüzde 20 azalacağının tahmin edildiğini kaydetti.

Prof. Dr. Şaylan, şöyle devam etti.

‘’2040 ile 2070 yılları arasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Doğu Akdeniz’de kış yağışlarında yüzde 20 azalma bekleniyor. Diğer bölgelerde de azalma trendi var. 80 yıl sonra Ege, Marmara, Karadeniz kıyıları hariç yaz yağışlarında yüzde 40’lara varan azalmalar bekleniyor. Sonbahar ve yaz yağışlarında ise tüm yurtta azalmalar bekleniyor. Kuraklık başımızın belası olarak karşımızda duruyor.”

Antalya daha da fazla yanacak

Antalya’da 2095’e kadar maksimum sıcaklıklarda 6 derece kadar artış beklendiğini ifade eden Prof. Dr. Levent Şaylan, şunları kaydetti.

‘’Antalya’da yağışların yüzde 80’i Ekim ile Şubat arasında 5 ayda düştü. 2095 yılına kadar 5 aylık dönemde 867 milimetre yerine 677 milimetreye kadar yağış düşecek. Yağışlarda yüzde 23.5 azalma bekleniyor. Tarsim’e göre çiftçi don, dolu, fırtına, hortum, aşırı yağışlardan çok fazla etkilendi. Tarımın iklim değişikliğine adaptasyonu, ne kadar zarar göreceği, bu konuda neler yapılması gerektiği, planlama ve iklim değişikliği karşısında tarıma nasıl yön verileceği, mevcut projelerin revize edilmesi gibi sorulara yanıt aranması için İklim Bilim Kurulu oluşturulmalı.’’

Çiftçi iklim değişikliğini hissediyor

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlkay Dellal da, iklim değişikliğinin sadece canlı yaşamını değil ekonomiyi de olumsuz etkilediğini bildirdi.

İklim değişikliğinin birçok ülkenin politikalarında yer aldığını anlatan Prof. Dr Dellal, şöyle konuştu.

“İklim değişikliği etkilerine hazırlıklı olmalıyız. Bizim de bu konuda politika değişikliği yapmamız lazım. Sürdürülebilir ve çevre dostu tarımsal üretime geçmeliyiz. Bunları değerlendirerek Türkiye tarımda yeni bir hamle yapmalı. Çiftçi üretim dönemini kaydırarak adapte olmaya çalışıyor, fide dikim zamanlarını kaydırıyor. Hiçbir önlem alınmazsa torunlarımız daha büyük felaketlerle karşı karşıya kalacak.”

Gıda fiyatları daha da artacak

Ürün veriminde azalma ve maliyetlerdeki artışın fiyatları tetiklediğine dikkat çeken Prof. Dr. İlkay Dellal, şunları kaydetti.

“Meyvecilikte üretim döneminde ilaçlama erken başlayıp geç döneme kadar devam ediyor. İlaçlama sayısı fazlalaştı. Bunlar iklim değişikliğinin sonucudur. Maliyetlerdeki artış doğal olarak ürün fiyatlarına yansıyacak, gıda fiyatları artacaktır. Türkiye, AB tarım ticaretinde önemli bir partner. Belki iklim yasasından sonra sera gazı emisyonu çok düşük ürünlerin ticaretine izin verecekler. Bizim buna hazırlıklı olmamız lazım.’’

Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dursun Büyüktaş ise Türkiye’de 28 milyon hektar alanda tarım yapabildiğini, bunun 26 milyonunun sulanabilir olduğunu, ancak su olmadığı için sulanamadığına dikkat çekti. 57 milyar metreküp suyun yüzde 75’inin tarımsal sulamada kullanıldığını ifade eden Prof. Dr. Büyüktaş, şöyle devam etti.

‘’Tarımsal sulamada büyük su kaybı yaşanıyor. Damlama sulama gibi uygulamalar teşvik edilerek sulama politikaları gözden geçirilmeli. Biz tarımda sulama yaparken yarısı ürüne ulaşmadan uçup gidiyor. Suda tasarrufu yapacaksak tarımsal sulamada yapılmalı. Türkiye su fakiri ülke olma tehdidi ile karşı karşıya. Önlemleri buna göre almalıyız. Kış yağışları depolanmalı. Su tüketimi daha az olan bitkilerin üretimine yönelmeli.’’

Zararlı böcek popülasyonu artıyor

Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Karaca, sıcaklığın bitki ve böcekler üzerine etkisine dikkat çekti.

Prof. Dr. Karaca, özetle köyle konuştu.

‘’2 derecelik sıcaklık artışının böceklerin vereceği döl sayısını 1 ile 5 arasında artıracağının tahmin ediliyor. Kış dönemi az olunca böceklerin popülasyonu artıyor. Bitkilerde tomurcukların patlaması gibi olaylar her 10 yılda bir 5 gün erken gerçekleşmeye başladı. Avrupa’daki bazı ağaçların 50 yıl öncesine göre 16 gün erken yaprak açıyor, 13 gün daha geç yaprak döküyor.’’

Böcekler ürünümüze ortak olacak

Dünyada 3 milyon civarında böcek türü olduğunu belirten Prof. Dr. İsmail Karaca, şöyle konuştu.

‘’Bunlar uyumazlarsa bizim ürünlerimize ortak olacaklar. Sıcaklıkla birlikte böcekler tarafından oluşturulan kayıpların daha fazla olacağı öngörülüyor. Böceklerin her türlü iklim değişimine adaptasyonu diğer canlılardan daha yüksek, özellikle zararlı böceklerin adaptasyonu da diğer türlere göre daha fazla. Yayılma kapasitesi daha fazla olacağından ürün değişikliklerine adaptasyonu daha fazla olacak. İlaçlama sayısının artmasıyla sağlık sorunları artacak. Yararlı organizmaları çoğaltacak önlemlerin çalışmalara ağırlık vermeliyiz. Sıcaklığın artmasıyla çiftçi daha çok zararlıyla mücadele etmek zorunda kalacak. Zararlılarla mücadelede kullanılan ilaçlama sayısı da artarsa sağlıklı ürüne ulaşmada da bizi bazı sorunlar bekliyor.’’

#

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Haberler