Yüz yıldır Cumhuriyetin mirasını yiyenler ve 100 yıldır Cumhuriyet ile hesaplaşmak isteyenler Cumhuriyetin 100. yılında donuk bakışlar ile bir birlerini kasayı boşaltmakla, ülkeyi yoksullaştırmak ile suçluyorlar.
1946’da tek parti dönemi içinde CHP Atatürk’ün proğramı devrimci ilkeleri terkederek sağa kaydı. Marshall Proğramı ile birlikte Amerikalı ekonomist ve siyasi uzmanların önerileri benimsenerek, Posası ülkemizde bırakılıp özü yurtdışına götürülüp işlenen ham madde ihracatçısı oldu.
O günden bu güne ülkenin yer üstü, yer altı kaynaklarını, tarihi alanları, toprağı, suyu, ata tohumu, denizi, limanları, kamu mallarının bazıları… yabancı sermayenin eline geçti. Küresel sermaye yerli işbirlikçileri aracılığı ile ülkeyi halaç pamuğu gibi atıyorlar.
İşsizlik, yoksulluk, açlık, hak özgürlük ihlalleri önlenemiyor. Liyakat sahibi gençler ülke dışına kaçıyor. Ülke içinde tapılan anket sonuçları halkın özgürlük, adalet, demokrasi haklarının ortadan kalktığın, yasalara güvenin azaldığı sonuçları yayınlıyorlar. Eğitim, sağlık sistemi sosyal devlet sorumluluğundan uzak. Hayvancılık, tarım, sanayi millilikten çıktı. Organize Sanayi Bölgelerinde fabrikalarda yabancı ülkelerin bayraklar dalgalanıyor. Bir Euro 29 Türk Lirası başka söze ne gerek?
Bir tarafta:
Atatürk’e karalama kampanyası yürütülerek Atatürk üzerinden cumhuriyet değerlerini ve Cumhuriyetin saç ayağından biri olan Laikliği ortadan kaldırmayı hedefliyorlar…
Diğer tarafta:
Atatürk ve cumhuriyet değerlerine katkı sunmadan, geliştirmeden, sahiplenmeden, Atatürk ve cumhuriyetin mirası üzerinde saltanat kuranlar. Atatürk mirasını 100. Yılda erittiler.
Atatürk’ün emanet ettiği ülkenin nesi kaldı?
Emanet ettiği Cumhuriyetin nesi kaldı?
Aralarında ne fark var?
Biri direk karşıdan savaş açarak yok etmeyi hedeflerken, diğerleri içten içe “miras yiyerek eritiyor.” Farklı kulvarlardan aynı hedefe birlikte yürüyorlar.
Her iki dalga yok etmek üzerine yükseliyor. Cumhuriyeti ortadan kaldırmak isteyen zihniyetin karşısında cumhuriyeti tüm organları ile yaşatacak bilimsel gelişim, toplumsal örgütlülük yaratılamadı. Çağa uygun ülke kalkınması, projeleri 100 yıldır üretilemedi.
Milli-yerli sanayi, tarım, hayvancılık, sosyal devlet hedefleri yok.
Bu güne kadar her iktidar kamu fabrikalarına liyakat aramadan partililer yerleştirerek, partilerin çiftliği haline getirdiler.
Sonra hep bir ağızdan “devlet işletmeci olmaz. Devletin elindeki fabrikalar hantallaştı. Fabrikalar zarar ediyor. Bunları özelleştirelim.” Dediler. Küresel sermaye ve yerli işbirlikçilerce; fabrikalar, çiftlikler, tarlalar, akarsular, ormanlar, tarihsel/kültürel değerler, milli parklar…, talan edilerek özelleştirildi.
Atatürkçüler, Ulusalcılar, Cumhuriyetçiler ne yaptılar?
Özelleştirme bahanesi ile işçi hakları budanırken, ülkeye yabancı sermaye girerken, işçiler işten çıkarılırken seyrettiler. Cumhuriyetin devamı olması gereken sosyal devlet olma adımları tek tek yasalar ile ortadan kaldırılırken dik duramadılar. Cumhuriyete; vatan, bayrak, millet şovu yapmaktan başka katkı sunmadılar.
Sunamazlar!
Çünkü, Ezilen yoksul halk ile bağ kuramadılar, kendi dinamikleri ile cumhuriyeti yaşatma inançlarını yaşayamadılar. Cumhuriyet ile zenginleşerek, cumhuriyetin mirasını yiyerek yaşarken, sistem değişirse muhtemel yaşam şekillerine müdahaleden korktuklarından Cumhuriyete tutunuyorlar.
Her seferinde anıtkabir şikâyete gidenler!
“Söylemiştik, sezmiştik, görmüştük, dile getirmiştik, anlatmıştık, yazmıştık, konuşmuştuk…” Bu söylemleriniz insanlara inandırıcı gelmiyor. Halkları bıktırıp, usandırdınız. Kürsülerde gazel okumayı geçiniz.
Fiilen ne yaptınız?
Cumhuriyetin kazanımları:
Bu başarıya kırk bir kere maşallah desek az kalır…
Cumhuriyet’ten sonra 1924’de başlayarak Atatürk’ün ölümü 1938’e kadar kurulan milli-yerli fabrikalardan kamu malı olarak ne kaldı?
Atatürk’ün “Beni Türk Doktorlarına Emanet Ediniz” diyerek, canını güvenip ülkesini emanet ettiği Doktorlar ülkeden giderken neredesiniz?
Atatürk’ün ülkeyi emanet ettiği gençler ülkeden kaçarken neredesiniz?
Cumhuriyetin 100.Yılında Atatürk’ün hangi sözünü yerine getirdiniz?
Cumhuriyetin 100.Yılında cumhuriyetin kuruluşundan bugüne ne kaldı?
Ey efendiler!
Cumhuriyetin 10. Yıl marşı ile 100 yıldır şarj olup, İzmir Marşı ile radyasyon dağıtarak; 50.Yıl, 100. Yıl marşı üretemeden, halkın vatan-bayrak duygularını kullanarak cumhuriyetin 100. Yılını kutlamayı nasıl içinize sindiriyorsunuz?
Ne yapmalı?
Cumhuriyetin 2. Yüzyılı yeniden inşa ıedilmeli. Öncelik milli sanayi , milli tarım, hayvancılık olmalı. Bağımsız, güçlü ekonomi ve saygın siyasi ülke olunmalı. Laik Demokratik Cumhuriyet dinamizmi yaratılmalı. Sosyal devlet olunmalı. Eşit hak ve özgürlükler ile; her renk, inanç, milliyet, ulus, dilden insanlar birlikte kardeşçe yaşayacağı özgürlükler olmalı.
Hadi hayırlısı…
Ali Gültekin
Gazeteci / Yazar
ALMANYA
04 Haziran 2026ALMANYA
04 Haziran 2026ALMANYA
04 Haziran 2026ALMANYA
04 Haziran 2026ALMANYA
04 Haziran 2026ALMANYA
04 Haziran 2026ALMANYA
04 Haziran 2026