Berlin’de Diplomasi ve Ticaretin Görkemli Senfonisi: TDU 30. Yıl Gururunu Taçlandırdı
Berlin’in sadece bir başkent değil, aynı zamanda Avrupa’daki Türk girişimci ruhunun kalesi olduğunu kanıtlayan tarihi bir gece yaşandı.

Türk-Alman iş dünyasının en prestijli ve köklü kurumlarından biri olan Türk-Alman İşverenler Derneği (TDU), kuruluşunun 30. yıl dönümünü JW Marriott Berlin’in büyüleyici atmosferinde, kelimenin tam anlamıyla bir “gövde gösterisiyle” kutladı. Bu sadece bir yıl dönümü yemeği değil; 1960’larda valizlerle gelen bir neslin, bugün holdinglerle, teknoloji şirketleriyle ve siyasi vizyonla kente nasıl yön verdiğinin tesciliydi.

Bu anlamlı ve güzel kutlama Gecesinde şıklığıyla karşılanan davetliler arasında kimler yoktu ki? Berlin Eyalet Başbakanı ve Belediye Başkanı Kai Wegner, Türkiye Cumhuriyeti Berlin Büyükelçiliği Müsteşarı Aslı Şanlı, Türkiye Cumhuriyeti Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı, KKTC Berlin Temsilcisi Emine Andız Ertürk, her iki ülkenin parlamento üyeleri ve sektörlerine yön veren yüzlerce iş insanı.

Gecenin mimarı olan TDU Başkanı Remzi Kaplan, bu geniş yelpazeli katılımı “otuz yıllık güvenin ve emeğin meyvesi” olarak nitelendirdi. Salon, iki kültürün birbirine nasıl kenetlendiğini gösteren canlı bir tabloyu andırıyordu.

Sunumunu Beyhan Yahşi ile TDU Genel Sekreteri ve Basın Sözcüsü iş insanı Doğan Azman’ın üstlendiği TDU’nun 30. Yıl Jübile Galası’nın açılış konuşmasını gerçekleştiren TDU Başkanı Remzi Kaplan, kürsüye çıktığında salonda derin bir sessizlik ve saygı hakim oldu.

1996 yılında, Berlin’in henüz yeni birleştiği sancılı dönemlerde 28 cesur girişimcinin attığı o ilk imzanın, bugün devasa bir ağa dönüştüğünü vurgulayan Kaplan, 18 yıllık başkanlık dönemindeki tecrübelerini şu sözlerle paylaştı: “Biz sadece bir dernek kurmadık; biz iki ülke arasında hiç yıkılmayacak, sarsılmayacak duygusal ve ekonomik bir köprü inşa ettik. İyi günlerin sevincini, zor zamanların yükünü hep birlikte paylaştık. Bugün geldiğimiz nokta bir varış çizgisi değil, yeni bir başlangıçtır. Artık odağımızda yapay zeka, genç girişimciler ve Avrupa’nın her köşesine yayılan stratejik ortaklıklar var.” Kaplan’ın ailesine ve yol arkadaşlarına yönelik duygusal teşekkürü, salonu dolduran misafirlerden büyük alkış aldı.

Konuşmasına konuklarını Türkçe “Merhaba” Berlin Belediye Başkanı Kai Wegner’in konuşması, gecenin en çarpıcı anlarından biriydi. Wegner, klasik bir siyasetçi söyleminin çok ötesine geçerek, Berlin’in kimliğindeki Türk mührünü onurlandırdı. “Bir zamanlar buraya misafir işçi olarak davet edilenlerin torunları, bugün Berlin’in en büyük işverenleri, vergi rekortmenleri ve vizyoner yatırımcılarıdır,” diyen Wegner, entegrasyon tartışmalarına son noktayı koydu: “Siz artık Berlin’in misafiri değil, ev sahibisiniz. Sizler gerçek Berlinlilersiniz.”

Belediye Başkanı ayrıca, girişimcilerin en büyük kabusu olan bürokrasi canavarına karşı savaş açtıklarını müjdeledi. Kamu yönetimi reformlarıyla süreçlerin hızlanacağını, dijitalleşmenin önünün açılacağını belirterek; özgürlükçü şehir modelinin altını çizdi. Berlin’de insanların yaşam tarzına ve ulaşım tercihlerine müdahale edilmemesi gerektiğini savunan Wegner, “Özgür bir Berlin, güçlü bir Berlin’dir,” mesajıyla demokratik duruşunu yineledi.

T.C. Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı ise konuşmasında ekonomik verilere ve stratejik dönüşüme odaklandı. Berlin genelinde Türk kökenli girişimcilere ait 12 binden fazla işletmenin bulunduğunu anımsatan Şanlı, bu işletmelerin artık sadece döner büfeleri veya manavlarla sınırlı olmadığını; bilişimden sağlığa, hukuktan mimarlığa kadar her alanda devleştiğini ifade etti. Şanlı, TDU’nun Berlin’deki çok kültürlü yapının en üretken damarlarından biri olduğunu söyleyerek, iki ülke arasındaki diplomatik ivmenin iş dünyasıyla beslendiğini dile getirerek konuşmasına şöyle devam etti: “Türk-Alman İşverenler Derneği’nin (TDU) kuruluşunun 30. yılı vesilesiyle düzenlenen bu anlamlı etkinlikte sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Çalışmalarıyla Türk toplumunun göğsünü kabartan TDU ailesinin, başkanından ve önceki başkanlarından üyelerine kadar tüm fertlerine ayrı ayrı tebriklerimi sunuyorum. Başarılarınızın daim olmasını temenni ediyorum. İyi ki varsınız.

30 yıllık geçmişi boyunca, her zaman eşit göz hizasında, ortak faydaya ve topluma hizmete odaklanan TDU’nun, köklerinden kopmadan, yerelin ve çağın gerekliliklerine göre uyarlanarak faaliyetlerini sürdürmeyi başardığını buradaki görev süremde memnuniyetle gözlemleme imkânı buldum. Bu çerçevede, üye işletmelerinin hak ve çıkarlarının savunularak daha ileriye götürülmesi kadar, toplumsal alanda ortak yaşam kültürüne de isabetle katkı sunduğunu gözlemledim. Böylelikle, Anadolu kültür ve değerlerinin unsurlarının Berlin’de yaşanmasına destek olurken içinde bulunduğu topluma her alanda yapıcı katkı sunan, gerek Türkiye’nin gerek Almanya’nın derdiyle dertlenen, sevinciyle mutlu olan geniş bir TDU ailesinden bugün gururla bahsedebiliyoruz.

Gecenin görsel şöleni, dev ekranlara yansıtılan video mesajlarla devam etti. SUNTAT Avrupa yöneticisi Mustafa Baklan, Değirmenci Group kurucusu Kemal Değirmenci ve iş kadını Oya Tarhan gibi isimler, Berlin’den tüm Almanya’ya yayılan başarı hikayelerini ve TDU’ya olan inançlarını paylaştılar.
Sponsorlar listesi ise gecenin ağırlığını yansıtır nitelikteydi. Telekom’dan Mercedes-Benz’e, Acıbadem Sağlık Grubu’ndan Berliner Sparkasse’ye kadar dev isimler, Türk-Alman ortaklığının ne denli stratejik bir boyuta ulaştığını simgeliyordu.

Gecenin mutfağı, “lezzetlerin kardeşliği” temasını işledi. Şeflerin titizlikle hazırladığı menüde; Anadolu Esintisi: Cevizli yoğurt dip soslu içli köfte ve halis Ezine peyniri ile başlayan iştah açıcılar. Avrupa Zarafeti: Ana yemekte, kuşkonmazın eşlik ettiği ve biberiyeli patatesle dengelenen ağır ateşte pişmiş rosto dana sarma. Tatlı Bir Final: Hafifliğiyle damaklarda iz bırakan Magnolia tatlısı ve geleneksel bir Berlin klasiği olan “gece çorbası” ikramı.

JW Marriott Berlin’in ışıkları altında sona eren bu kutlama, TDU’nun sadece bir işverenler birliği değil, aynı zamanda toplumsal bir hafıza ve gelecek projeksiyonu olduğunu bir kez daha kanıtladı. 1996’nın kısıtlı imkanlarından 2026’nın küresel vizyonuna uzanan bu 30 yıllık yolculuk, Türk toplumunun Almanya’daki kalıcı ve saygın yerinin en somut belgesi olarak tarihe geçti. TDU, önümüzdeki 30 yıla her zamankinden daha dinamik, daha teknolojik ve daha birlik içinde yürüyor.
Haber ve Fotoğraflar: Hüseyin İşlek


























































































ALMANYA
29 gün önceALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026