LVM Fikret Odağ

Irkçılık tehlikesi, ırkçılık kurbanları anısına dikilen anı levhalarıyla somutlaşıyor

23.07.2020 14:25

Almanya’da işlenen ırkçı cinayetlerin kurbanlarının isimlerinin sokak ya da anı levhalarıyla yaşatılması, ırkçılık tehlikesinin somut bir şekilde topluma yansıması açısından büyük önem…

Irkçılık tehlikesi, ırkçılık kurbanları anısına dikilen anı levhalarıyla somutlaşıyor

Almanya’da işlenen ırkçı cinayetlerin kurbanlarının isimlerinin sokak ya da anı levhalarıyla yaşatılması, ırkçılık tehlikesinin somut bir şekilde topluma yansıması açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu nedenle, 24 Temmuz 1985 yılında Hamburg’un Langenhorn semtinde ırkçılar tarafından katledilen Mehmet Kaymakçı anısına bu yıl içinde, katledildiği yere bir anı levha dikilmesi kararını saygı ve takdirle karşılıyorum. Kaymakçı’yı katledilişinin 35. yılında saygıyla anıyor, geride kalan ailesine sabır diliyorum.

Almanya’da son yıllarda giderek artan ırkçı eylem ve saldırılar endişe verici. İstatistiklere göre 1945’den bu yana Almanya’daki en yoğun ırkçı motifli saldırılar 2019’da yaşandı. Resmi rakamlara göre ülke çapında bir yıl içinde binden fazlası şiddet suçu olmak üzere 22 bin 337 ırkçı saldırı gerçekleşti. 2018’de 20.431 olan ırkçı saldırılarda yüzde 10 oranında bir artış kaydedildi.

Alman Anayasayı Koruma Dairesi’nin verilerine göre, 13 bini şiddet yanlısı olmak üzere, Almanya’da 24 binden fazla “aşırı sağcı” mevcut. AfD gibi partilerin federal meclise ve Eyalet meclislerine görmesi ise ırkçılığın makyajlanmış haliyle kurumsallaşmasına neden oluyor. Irkçı partinin aldığı her oy, ırkçı zihniyetleri daha da cesaretlendiriyor. İnsanları biyolojik temelle sınıflandırarak ırkı sosyal bölünmede temel kategorik unsur olarak gören ırkçılara ‘dur’ diyebilmek için nefret ve ajitasyona, terör ve şiddete karşı birlikte durmak zorundayız. Almanya’da aşırı sağ terörü konusunda kritik bir dönemeçten geçiyoruz. Ülkemizde artan İslam ve yabancı düşmanlığı, artık sadece söylemlerle değil, terör saldırılarıyla fiziki bir boyut kazanmıştır. Bugüne kadar bu saldırılara gereken tavrın alınmaması, son yıllardaki Hanau saldırısı gibi olaylarla ırkçılığın katliam boyutuna dönüşmesine neden olmuştur. Irkçı zihniyetlerin artık sadece yabancıları değil, Lübcke gibi ılımlı yabancı politikası güden Alman siyasetçileri de hedef alması, ne kadar büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzun da en bariz örneğidir.

Barış Öneş

Hamburg Eyalet Parlamentosu SPD Milletvekili

Mehmet Kaymakçı cinayeti:

24 Temmuz 1985 tarihinde Langenhorn semtinde işten çıkıp eve giderken yol üstündeki birahaneye giren duvar ustası Mehmet Kaymakçı (29), burada 3 dazlak gençle karşılaştı. Polisin raporuna göre dazlak gençlerle siyasi tartışmaya giren Kaymakçı, geç vakit birahaneden çıkıp evine giderken dazlakların saldırısına uğradı. Kaymakçı’yı tekme ve yumruklarla döverek bayıltan ırkçı saldırganlar, daha sonra adamı Kiwittsmoor Parkının çalılıklarının arasına çekerek burada kafasını 94 kiloluk beton blokla ezdiler. Komşularında şahit olduğu olay sonrası Mario B. (20), Frank P. (21) ve Bernd M. (20) tutuklandı ve Mart 1986 tarihinde “Ölümle sonuçlanan adam yaralama” ve “cinayete teşebbüs” suçlamalarıyla dava başladı. Mahkeme karşısında cinayeti üstlenen ırkçı katiller, hâkim karşısında Türkleri mahvetmek istediklerini söylediler. Hâkim, katillerin Neonazi kadrolarıyla ve dazlak gruplarıyla ilişkilerini görmezden gelirken katiller Türk gençlik gruplarından korktuklarını iddia ederek kurban muamelesi bile gördüler. Hamburg Eyalet Mahkemesinde görülen davada bilirkişi, 3 ırkçı gencin psikolojik rahatsızlığı ve kişilik bozukluğu olduğu raporu

#

Yorumlar

İlgili Haberler