İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN UYARI

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN UYARI

ABONE OL
21:33 - 18/05/2026 21:33
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN UYARI
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Kaplan
Best

İçişleri Bakanlığı İç Güvenlik Stratejileri Dairesi Başkanlığı bir rapor yayımladı. Rapor, literatür taramasıyla hazırlandı. “Sosyal Medya’nın Çocuklar Üzerindeki Etkisi” başlıklı bir rapor bu. Rapor, dijital ortamda çocukların karşılaştığı tehlikelerle ilgili çarpıcı saptamalar içermekte. “Hizmete Özel” damgalı rapor, 38 sayfadan oluşmakta. Burada çocukların çevrimiçi ortamdaki tehlikelere karşı ulusal ve uluslararası düzeyde yapılması gerekenler anlatılıyor.

Raporda, INCEL (İstemsiz Bekârlar) akımının ülkemizdeki etkisinin tehlikeli boyutlarda olduğu belirtildi. Bu rapora göre Türkiye’deki INCEL toplulukları yabancı ülkelerden ayrı olarak “yoksulluk” sorununu öne çıkarıyor. “Yoksul” ve “çirkin” olmanın kadınlara erişememenin en önemli nedeni olduğu vurgulanıyor. Bundan da anlaşılacağı üzere ergenlik dönemindeki erkek çocuklarda yoksulluk ve çirkinlik üzerinden aşağılık kompleksi oluşturuluyor. Zaten dünya kapitalizminin sıkça başvurduğu bir yol bu. İnsanları kendi bedenlerinden, yaşamlarından, içinde yaşadıkları toplumdan, hısım akrabasından, konu komşusundan ve eşinden dostundan nefret ettiriyor. Nefret dolu birinin suça eğilimi de artıyor böylece.

Bir ülkeyi karıştırmak, iç barışı bozmak, halkın korku ve kaygıya kapılmasına yol açmanın yolu bireylerin nefretle doldurulması. Bu uygulamanı acı sonuçlarını da görüyoruz üzüntüyle. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri 4 Temmuz 2024’te İstanbul’da yaşandı. İki kadını öldüren Semih Çetin’in INCEL gruplarıyla ilişkisi belirlendi.

İçişleri Bakanlığı’nın raporunda Discord uygulamasında belirlenen “901 ve Gulyan” grupları ile “C31K-C7K (Cehennemin 7 Katı) ve “İsrail Duyuruları” gibi grupların çoğunda çocuklara yönelik zorbalık, cinsel taciz, tehdit, şantaj, kredi kartı kopyalama, kişisel veri ele geçirme, hayvanlara şiddet, dinsel değerlere ve Atatürk’e hakaret gibi suçların işlendiği belirtildi. Bu suçları işlediği belirlenip gözaltına alınan şüphelilerin çoğunun 18 yaşın altındaki çocukların olması ilgi çekici.

Sözünü ettiğimiz rapor çok ayrıntılı. Ülkemizin karşı karşıya olduğu büyük tehlikeyi tüm çıplaklığıyla ortaya seriyor. Ne yazık ki birçok kurumun sorunu doğru belirlemesine karşın birçok kişi, kurum ve kuruluşun bu konuda duyarsızlığı da ilgi çekici.

Son zamanlarda “Suça Sürüklenen Çocuklar” kavramı yaşamımıza girdi. Gözünü kırpmadan akranını, aile bireylerini, hiç tanımadığı kişileri öldüren çocuklar çıktı karşımıza. İçlerinde toplu öldürmelere neden olanlar da var. Konu, çocuk işidir, diyerek geçiştirilmemeli. Çocukların bulaştığı suçlar, toplumumuzun kılcal damarlarına doğru yayılmakta. Bu demektir ki büyük bir ulusal güvenlik sorunuyla karşı karşıyayız.

Çocukları, suça sürükleyen kimler mi? Ekranlar… Küresel güçlerin yönettiği ve ülkemizi çökertmeye çalışan görünmez düşmanların elindeki ekranlar… Özellikle telefonlar üzerinden ulaşılan kötü niyetli birçok internet sitesi ve uygulamaları… Diziler, gündüz kuşağı izlenceleri… O zaman yapılacak iş, çocukların buralara erişimini engellemek. Ancak şu unutulmasın ki çocukların buralara erişimini engellediğinizde anne ve babalarının ya da diğer aile büyüklerinin telefonunu kullanıyorlar bu amaçla. Demek ki bu yaşamsal sorunu ortadan kaldırmak için öncelikle anaataların[1] eğitilip bilinçlendirilmesi gerekiyor. Çocukların ekran bağımlılıklarının önünü açan başta anne ve babaları ile arkadaşları… Bu konuda toplumsal bir dayanışmaya, savaşıma, bilinçlenmeye, duyarlılığa ve birlikteliğe gereksinim var.

Ulusal güvenlik sorunu durumuna gelen ekran bağımlılığıyla savaşım konusunda devlet kurumlarının zaman yitirmeden harekete geçmesi gerek. Özellikle televizyonlar, telefonlardaki oyun siteleri ve birçok uygulama denetim altına alınmalı. Bugün önlem alınmazsa yarın çok geç olabilir.

Adil Hacıömeroğlu

Inal

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP