HAKİKATİN IŞIĞINDA BİR UTANÇ SAYFASI: GOLGOTHA’DA KATLEDİLEN VİCDAN VE İLAHİ REF’

HAKİKATİN IŞIĞINDA BİR UTANÇ SAYFASI: GOLGOTHA’DA KATLEDİLEN VİCDAN VE İLAHİ REF’

ABONE OL
10:42 - 19/05/2026 10:42
HAKİKATİN IŞIĞINDA BİR UTANÇ SAYFASI: GOLGOTHA’DA KATLEDİLEN VİCDAN VE İLAHİ REF’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Kaplan
Best

İnsanlık tarihinin en karanlık, en gaddar ve en utanç verici sayfalarından biri, bir şefkat ve merhamet elçisinin canice hedef alınmasıyla yazılmıştır. Zulmün, cehaletin ve hırsın yeryüzünü esir aldığı o çağda, karanlığa bir ışık olmak, ezilenlerin ve çaresizlerin sesi olmak üzere gönderilen kutsal bir peygamber vardı: Hz. İsa.

Yüreğinde sadece barış ve sevgi taşıyan bu mübarek peygamber, adaletsizliğin tavan yaptığı topraklarda zalimlere “dur” demek için haykırdı. Ancak ne acıdır ki, onun şefkat dolu vaazları, hakikatten korkan, kendi çıkarlarını ve sahte otoritelerini kaybetmekten ödün vermeyen o günün karanlık zihniyetini derinden rahatsız etti. Hakikatin sesini kısmak, ilahi nuru söndürmek isteyen dönemin statükocuları, nefret ve hasetle bir araya gelerek Hz. İsa’yı Roma’nın zalim valisine şikayet ettiler.

Roma’nın Filistin Valisi Pontius Pilatus ise tarihin en korkak, en bencil ve en aşağılık figürlerinden biri olarak sahneye çıktı. Kendi koltuğunu korumak, sahte rahatını ve düzenini bozmamak adına adaleti ayaklar altına aldı. Hakikati dinlemek yerine, nefret dolu bir güruhun çirkin şikayetlerini esas bildi. Ortada hiçbir suç yokken, insanlığın gördüğü en adil insanı yargılamaya cüret etti.

Ve o dehşet anı geldi… Verilen hüküm, sadece bir idam değil; insanlığın ve vicdanın tamamen katledilmesiydi. Alışılmadık, barbarca ve vahşi bir yöntem seçildi. Hz. İsa’yı acımasızca, hiçbir insani değerle bağdaşmayan bir canilikle Golgotha Tepesi’nde

çarmıha gererek ölüme mahkum ettiler. O temiz bedene acı çektirenler, o çivileri çakanlar ve buna göz yumanlar, tarihin en büyük yüz karası olarak hafızalara kazındı. Bu caniliği organize eden o kirli zihniyet de, kendi konforu için bu vahşete imza atan o korkak vali de bu lanetli suçun ortaklarıdır. Bu nefret dolu tezgahı kuranlar da, uygulayanlar da insanlık arenasından sonsuza dek silinmeyecek kara bir lekeyle damgalanmıştır.

Fakat unuttukları bir şey vardı: Kulun tuzağı varsa, Yüce Allah’ın da bir hükmü vardı. Zalimler onu çarmıhta yok ettiklerini sandıkları an, Yüce Allah Hz. İsa’yı kendi katına, yüce huzuruna yükseltti. Gökyüzü kapılarını bu masum peygamber için açarken, yeryüzü zalimlerin kendi pisliklerinde boğulduğu utanç dolu bir karanlığa gömüldü.

“Bir de ‘Biz Allah’ın elçisi Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük’ demeleri yüzünden (onları lanetledik). Oysa onu ne öldürdüler ne de çarmıha gerdiler; fakat kendilerine öyle gösterildi. Onun hakkında ihtilafa düşenler kesin bir şüphe içindedirler. Onların zanna uymaktan başka bir bilgileri yoktur ve onu kesinlikle öldürmediler.” (Nisâ, 157)

“Aksine Allah onu kendi katına yükseltmiştir. Allah izzet ve hikmet sahibidir.” (Nisâ, 158)

14 Mayıs, Hz. İsa’nın Allah’ın katına yükseldiği, göğe çekildiği (Himmelfahrt) o kutlu ama bir o kadar da içimizi kavuran tarihtir. Bugün, yüreklerde derin bir sızı, gözlerde yaş bırakan koskoca bir yas günüdür. İnsanlığın masumiyeti katletmeye çalıştığı, tarihin en utanç verici kalleşliklerinden birinin anısıdır.

Türk Eğitim Derneği olarak, asırlar öncesinden bugüne insanlığın ortak vicdanını kanatan bu vahşi, insanlık dışı caniliği ve bu nefreti en derin duygularımızla kınamaktayız. Hakikate karşı işlenmiş bu canice suç, tüm insanlığın ortak acısıdır.

Bu vesileyle, Hristiyan aleminin bu derin sızısını paylaşıyor, en samimi duygularımızla başsağlığı diliyoruz. Masumiyete ve peygamberlere sıkılan her kurşun, çakılan her çivi bizim de canımızı yakar. Acınız, acımızdır.

Rüştü KAM

Inal

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP