Başlığı Musa Deli’nin yazdığı Unsichtbare Mauern kitabından aldım. İkinci neslin yazdığı kitapları ilgiyle takip ediyor, okuyorum. Öğrencilerimin yaşında, ilk nesli anlayan, şahit olan bu nesil gelecek nesillere yazılarıyla ışık tutuyor.
Çoğu kez gördükleri, yaşadıkları ayrımcılık ve ırkçılığı yazıyorlar. Ama bir öğretmen, eğitmen, sosyal danışman veya çocuğun ailesi ona inanmış, teşvik etmiş ve başaracaksın demiş.
Sen göçmen çocuğusun, yerliden daha iyi olmak zorundasın, anne babanın zor koşullarda çalıştığını, onların anlatamadığı yaşanmış hikâyeleri sen anlatmalısın arzusu ile başarmıştır.
Kitabında neden Almanya’da uygulanan uyum projesi başarılı bir neticeye ulaşamadı, neden göç ve göçmenler ülkenin geleceği için tehdit değil, bir şans olduğunu anlatamıyoruz, sorusuna cevaplar öneriyor, yol gösteriyor.
Göçmenler, sığınmacılar medya ve basında ayrılmadan genelleme yapılıyor. Bilhassa seçim öncesi tehlike olarak gösteriliyor.
Asya, Afrika görünüşünde koyu cildi olan sığınmacılar ayrımcılığa, ırkçılığa uğruyor. Kiralık ev ve iş bulma, doktordan randevu alma zorlaşıyor.
Okulda öğrenciler Alman öğrencilerle aynı başarıyı gösterdikleri halde eşit not ve liseye gitme tavsiyesi alamıyor.
Musa Deli lise tavsiyesi aldığı halde Realschule’ye gidiyor. Realschule orta derece tahsil yapılan bir okul. Türkiye’de okuyan okuyucularım için tekrar etmekte fayda görüyorum. Posta, banka gibi kuruluşlarda çalışma imkânı oluyor.
Sonra Hauptschule’ye gidiyor. Bu okuldan mezun olanlar sanat ve el işlerinde meslek öğreniyor, işçi olarak çalışıyor.
Musa Deli büyük bir çaba neticesinde liseye gidip üniversite tahsili yapıyor. Bugün sosyalpsikolog olarak Göçmen Uyum Merkezi Köln’de idareci, müdür olarak çalışıyor. Almanya çapında uyum, sağlık, çeşitlilik konularında enstitülere danışmanlık yapıyor. Konferanslara katılıyor, kitaplarını tanıtım etkinliklerinde aktif rol alıyor.
1960 yılında Türkiye’den gelen ilk nesil işçilere uyum, dil öğrenme gibi olanaklar sunulmadı. Konuk işçilere ev sahipleri en zor işleri yaptırdılar.
Bugün yeterli olmasa da göç ve sığınmacıların uyumunda noksanlıklara rağmen ulaşılan gelişim ve değişmelere, çıkarılan kural ve kanunlarda ikinci neslin yazdığı makale ve kitaplar, toplantılarda söylediği açıklamalarla çok büyük katkıda bulundular.
Yazar bu kitapta sorunları dile getiriyor ve çözüm yolları öneriyor. Toplumda katılım, paylaşımı sağlayan hâkim olan küçük bir grup var. Çoğunluk pasif olan vatandaşlar haksız paylaşım, bazı etnik grupların dışlanması karşısında kayıtsız kalıyorlar.
“Entegrasyon, uzun vadeli çözüm üretmekten çok, duygulara yönelen siyasetçiler tarafından kötüye kullanılıyor. Çünkü kutuplaştırmak daha kolay.”
Görülmez Duvarları aşan, başaran göç kökenli akademisyen, politikacı ve öğretmen olanlar söz ve davranışlarında dikkatli olmalı. Bazıları Alman toplumunda göçmen ve sığınmacılarla ilgili ön yargıları pekiştirecek söz söylüyor. Uyum sağladıklarını göstermek için daha sert kararlar almamalı, örneğin yabancı güven ve polis dairesinde sığınmacıları sınır dışı etmede daha katı karar veren oluyor.
Torunum on üç yıllık okul hayatında bütün derslerde notları pekiyi ve iyi iken bir tek orta notu Türk kökenli bir öğretmenden aldığını bir öğretmen olarak hiç unutamıyorum.
Musa Deli çok büyük gayretle bu kitabı yazıyor. Dışlanma, ırkçılık insanın ruhunda sorun yaratıyor, ruh hastası yapıyor. Ruhsal sağlık konusu işleyen bu kitabı sivil kuruluşlar ve partiler mutlaka üyelerinin okumalarını sağlamalıdır. Ruh hastası bireylerden ruh hastalıklı toplum oluşuyor.
Kitapta on üç alt başlık var, bu sayı kadar da makale yazılabilir. Bu kitap önemli başucu kitaplarımdan biri olacak.
Yazarın yaşamı inişli çıkışlı bütün sınıfları yaşayarak üst sınıfa çıkmayı başarıyor, ama nereden geldiğini unutmuyor.
Görülmeyen duvarları gösteriyor ve görülür yapmaya kendi biyografisine dayanarak yol gösteriyor. İki sandalye arasında değil üstünde oturmayı umut ediyor. Atalarının geldiği ülkede gezginci olarak ve Almanya’da huzurlu yaşamak, hissetmek mümkündür, diyor.
Evlat, öğrenci, işçi, üniversite öğrencisi, bilim insanı, danışman ve vatandaş olarak yaşamış olan Musa Deli toplumun her tabakasına örnek olacaktır.
Yolun açık olsun sevgili Musa Deli.
“Haklıysan korkma, düz git.” (diyen babası)
Hoşça kalın!
İlter Gözkaya-Holzhey
Berlin, 11.05.2026
eMail: [email protected]
Kaynak:
Hayatında göç hikâyesi olan, göç ve göçmen konularına ilgi duyan herkes bu kitabı okumalı ve göç alan bütün ülke dillerine çevrilmelidir.
Musa Deli, Unsichtbare Mauern, Bonifatius Verlag, Paderborn, 2026
ISBN: 978-3-98790-113-3
ALMANYA
17 Mayıs 2026ALMANYA
17 Mayıs 2026ALMANYA
17 Mayıs 2026ALMANYA
17 Mayıs 2026ALMANYA
17 Mayıs 2026ALMANYA
17 Mayıs 2026ALMANYA
17 Mayıs 2026