LVM Fikret Odağ

Cumhuriyetimizin 97. Yılı Kutlu Olsun!

29.10.2020 23:16

Nâzım Hikmet, 1939’da yazmaya başladığı, Kuvayı Milliye'yi 1941'de bitirir. Yapıt Türkiye'de ilk kez 1965 yılında "Kurtuluş Savaşı Destanı" adı ile Yön Yayınlarınca yayımlanır.

Cumhuriyetimizin 97. Yılı Kutlu Olsun!

Nâzım Hikmet, 1939’da yazmaya başladığı, Kuvayı Milliye’yi 1941’de bitirir. Yapıt Türkiye’de ilk kez 1965 yılında “Kurtuluş Savaşı Destanı” adı ile Yön Yayınlarınca yayımlanır.

Destan şu dizelerle başlayıp sona ermektedir: “Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çokturlar; korkak, cesur, cahil, hakîm ve çocukturlar ve kahreden yaratan ki onlardır, destanımızda yalnız onların maceraları vardır.”

Kuvayı Milliye Destanı, Cumhuriyetimizin, milletimiz için yeniden dirilişin simgesi olduğunu, Cumhuriyetimizin kuruluş öyküsünün bir başarı, bir uygarlaşma öyküsü olduğunu anlatır.

CUMHURİYET’E SAHİP ÇIKIYORUM!

Cumhuriyetin ilanı, hukuksal olarak İkinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisinin 29 Ekim 1923 günü gerçekleşen oturumunda Mustafa Kemal’in hazırladığı anayasa değişikliği teklifinin kabul edilmesiyle birlikte Türkiye Devleti’nin yönetim şeklinin cumhuriyet olarak belirlenmesidir.

Daha geniş anlamıyla Cumhuriyetin ilanı; Türk toplumunu çağdaşlaştırmayı amaçlayan Türk devriminin bir parçasıdır, diğer yenileşme ve reformların da önünü açan bir siyasal bir devrimdir.

Son dönemde halkın çığ gibi yükselen Cumhuriyet’e, Demokrasi’ye, Atatürk’e ve insanı güzel değerlere, bedel ödeme pahasına sahip çıkma konusunda gösterdiği direniş ruhu, Türkiye’nin özgür ve bağımsız geleceği açısından beni umutlandırıyor ve cesaretlendiriyor.

Bende bugün tüm Türkiye sathına dalga dalga yayılan, halkın cesaret ve yüreklilikle sahip çıktığı gibi, “Cumhuriyetin 97. yılını” yürekten kutluyorum

Ben, 1920’li dönemlerde mavi gözlü dev adam önderliğinde, Emperyalist güçlere karşı verilen bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin anti-emperyalist ruhuna sahip çıkıyorum.

Benim sahip çıktığım Cumhuriyet, Nazım Hikmetin Kuvayı- Milliye Destanındaki anlattığı, Şeyh Bedrettin’in paylaşımcı Cumhuriyetidir.

Benim sahip çıktığım Cumhuriyet, aynı zamanda bir yaşam biçimidir.

Benim sahip çıktığım Cumhuriyet; Atatürk’ün kurduğu, Nazım Hikmet‘in Kuvayi-Milleye destanında kaleme aldığı, Mehmet Akif Ersoyların, Deniz Gezmişlerin, Uğur Mumcuların inadına savunduğu devrimci değerlerle dolu olan aydınlık, özgür, laik, insanları ırk, dil, etnik köken ayrımı gözetmeksizin aynı gözle gören Cumhuriyettir.

İNADINA CUMHURİYET, İNADINA MÜCADELE!

 

#

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Haberler