Örnek öğretmen

Örnek öğretmen

ABONE OL
23:26 - 11/12/2023 23:26
Örnek öğretmen
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Kaplan
Best

Yadel Oktay-Coşkun, öğrencilerin yüzde 95’nin göçmen kökenli olduğu bir Alman okulunda görev yapan az sayıdaki göçmen kökenli öğretmenden biri. Bir yandan kendi de çocukluğunun geçtiği Offenbach’ta 18 yıldır öğretmenlik yapıyor, başarılı öğrenciler yetiştiriyor. Ve tüm topluma eğitim ve öğretim hizmeti veren çok sayıda gönüllü faaliyete öncülük yapıyor…

Kısa bir süre önce yayınlanan uluslararası eğitim raporu PISA, Almanya’daki okullarda da endişe verici gerilemeler tespit ederken, Offenbach’ta öğrencilerin yüzde 95’nin göçmen kökenli ailelerden gelen bir okuldan umut veren bir başarı öyküsü…

Toplam 900 öğrencisi olan Mathilenschule’de 18 yıldır görev yapan Yadel Oktay-Coşkun’un kendi sınıfındaki öğrencilerin yüzde 60’ı liseye (Gymnasium) kabul edildi. Pandemi döneminin tüm zorluklarına ve sınırlamalarına rağmen, öğrencilerine gerektiğinde ek dersler de vererek bu güzel başarının mimarı olan Yadel Öğretmen, “Öğrencilerime hep kendi çocuklarıymış gibi davrandım. Başarısız öğrencilerimi hep yüreklendirdim” diyor.

Yadel Öğretmen, sadece kendi okulunda değil, uzun yıllardır Offenbach’ı da içine alan Hessen eyaletinde özellikle eğitim, sosyal ve kültürel çalışmaların öncü isimlerinden. Son olarak Almanya Türk Toplumu’nda (TGD) eğitim konularından sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı’nı da üstlenerek, çalışmalarını tüm Almanya çapında taşımaya başladı.
Kısa bir süre önce Frankfurt Büyükşehir Belediyesi’nin “entegrasyon ödülü” alan “Hessen Eğitim Platformu”nun kurucusu olan Yadel Öğretmen, gönüllülük esasına dayanan birçok eğitim çalışmasında, mesleki kurumda yer alıyor…

Örneğin Almanya Türk Öğretmen Dernekleri Federasyonu’nun (ATÖF) Eşbaşkanı ve Hessen Türk Öğretmenler Derneği’nin (TÖDER Hessen) İkinci Başkanı. Geçtiğimiz yıllarda uzun süre Türk – Alman Klübü’nün de eşbaşkanlığını yürütmüştü.

ALMANYA’YA GELDİĞİNDE 40 GÜNLÜKMÜŞ

Yadel Oktay-Coşkun, çalışmak üzere 1970 yılında Antalya’dan Almanya’ya gelen bir göçmen ailenin üç çocuğundan en küçüğü. O’nun doğum yeri de Antalya, ama ailesi onu orada bırakmamış. Daha 40 günlükken Almanya’ya getirilmiş. Tüm hayatı şimdi öğretmenlik yaptığı Offenbach’ta geçen Oktay-Coşkun, ilk ve orta öğrenimini de buradaki okullarda tamamladıktan sonra Frankfurt Üniversitesi’ni bitirerek öğretmenliğe adımını atmış.
“İlkokullarda demokrasi eğitimi” konulu doktora çalışmasını aile içindeki bir hastalık ve tez danışmanının ölümü nedeniyle bir süreliğine donduran Oktay-Coşkun, yoğun faaliyetlerinden fırsat bulursa bu çalışmasını tamamlamayı umuyor.
Çocukluğunu geçirdiği Offenbach’ta öğretmenlik yapan Yadel Oktay-Coşkun, buradaki öğrencilik dönemindeki kendi deneyimlerini de birinci sınıftan alıp, dördüncü sınıfa kadar yetiştirdiği öğrencilerine aktarıyor.
Şimdi sözü 18 yıllık öğretmenlik döneminin kendisi için de öğretici olduğunu belirten Yadel Öğretmen’e bırakalım:

BAŞARISIZ ÖĞRENCİLERİMİ HEP YÜREKLENDİRDİM!

“Çocukları okulda başarılı yapan şey ne ders kitaplarıdır, ne de akıllı tahtalar. Her şeyden önce iyi bir öğretmenlerinin olması gerekir. Öğretmenler sınıfa getirdikleri istek ve tutku ile öğrencilerinin hayatlarında fark yaratabilirler. Peki başarılı öğretmenler ne yapıyor da başarılı öğrenciler yetiştiriyor? Öğrencilerime hep kendi çocuklarımmış gibi davrandım. Kolaydan zora doğru, öğrencinin anlayacağı şekilde ders anlattım. Olumsuz davranışlarını ikaz ettim, gerektiğinde öğütler de verdim. Başarısız öğrencilerimi hep yüreklendirdim. Öğrencilerin yüreklerine dokunmaya çalıştım. Çünkü öğrenci öğretmeninin kendisi hakkında güzel düşündüğüne, kendisine yardımcı olmaya çalıştığına ve davranışlarında samimi olduğuna inanırsa ona güvenir. Gönülden bağlanır, dersini can kulağı ile dinler, saygıda kusur etmez. Bir de çok önemli bir nokta daha var: Öğretmen öğrencilerine olumlu davranmalı, çünkü pozitif olmak yaratıcılığa her zaman olumlu katkılar sağlar. Öğrencilerine negatif davranmayan öğretmenler başarılıdırlar ve öğrencilerinin gelişimini isterler. Pandemi koşullarının tüm zorluklarına rağmen son sene sınıfımdaki 21 öğrencimden 13’ünü liseye yerleştirdim. Öğrencilerimle hep aynı hedef doğrultusunda ilerledik. Onlara en başta kendisi adına düşünme becerisi vermeye çalışıyorum. Velileriyle sağlam iletişim kurdum. Bu da onların başarılı olmalarına faydalı oldu. Okuma alışkanlığı geliştirmek için müfredat dışından da çok sayıda kitabı okuduk, birlikte inceledik. Pandemi döneminde onlara ek dersler verdim. Sayısız müze ve kütüphane etkinliklerine katıldık. “

ha-ber.com/Gürsel Köksal/ FRANKFURT

Inal

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP