YUNUS EMRE VE TÜRKÇE YILI

09.10.2021 00:22

UNESCO 2021'İ  Türk dilinin büyük ozanı Yunus Emre'yi anma ve kutlama yılı ilan etmiştir.

Bu yıl Türkiye'de YUNUS EMRE VE TÜRKÇE YILI olarak kutlanmaktadır.

Yunus Emre Türk halkına; “Yoksulları hoşnut tutacaksın, zulümden elini, haramdan dilini çekeceksin. Beş parmağını kendi ağzına doldurmak için kullanmayacaksın; birini kesip yoksula vereceksin. Kendini herkesten alçak tutacak, yeni elbiseler giymeyecek, döşeğini toprak, yastığını taş eyleyeceksin. Yatıp uzanıp vücudunu semirtmeyeceksin. Kimsenin arkasından konuşmayacak, kimsenin sözünü kimseye demeyeceksin.ˮ öğütlerini vermiştir. (1)

***

Yunus Emre’nin 1250-1320 yılları arasında, Porsuk Çayı’nın Sakarya’ya karıştığı Sarıköy’de yaşadığı söylenir. Anadolu’nun birçok yerinde onun mezarı vardır. Halkımız çocuklarına, köylere onun adını vermiş, onun ağzından şiirler söylemiştir.

Yunus bir tasavvuf şairidir. Tasavvuf anlayışına göre; tarikata, Tanrı yoluna girenlerin, kitaplardan öğrendikleri bilgilerden sıyrılıp, doğrudan doğruya Tanrı’dan gelecek bilgiye açık olmaları gerekir. Tanrı’ya kitap bilgileri ile değil, Tanrı aşkı ile ulaşılır.

Yunus Emre, Taptuk Emre’nin tekkesine, kırk yıl odun taşıyarak hizmet etmiş, tekkeye odunun eğrisini bile sokmamıştır. Daha sonra şeyhinin düşüncelerini yaymak için gurbete çıkmış, Anadolu’yu, Azerbeycan’ı, Kafkasya’yı ve Şam’ı dolaşmıştır.

 

Taptuk’un tapusunda

Kul olduk kapısında

Yunus miskin çiğ idik

Piştik elhamdülillah

 

Vardığımız illere

Şol safa gönüllere

Baba Taptuk manisin

Saçtuk elhamdülillah

 

Yunus Anadolu köylüsünün ağzından şöyle konuşur:

 

Acep dünyada varm’ola

Şöyle garip bencileyin

Bağrı yanık gözü yaşlı

Şöyle garip bencileyin

 

Yunus yazgısına kafa tutar, acıyı bal eyler.

 

Ben yürürüm yane yane

Aşk boyadı beni kane

Ne âkilem ne divane

Gel gör beni aşk neyledi

 

Kâh eserim yeller gibi

Kâh tozarım yollar gibi

Kâh coşarım seller gibi

Gel gör beni aşk neyledi

Tüm insanlardan sevgi, dostluk ve işbirliği bekler.

 

Gelin tanış olalım

İşi kolay kılalım

Sevelim, sevilelim

Dünya kimseye kalmaz

 

Ona göre bir gönüle girmek hacca gitmekten iyidir.

 

Yunus Emre der hoca

Gerekse bin var hacca

Hepisinden iyice

Bir gönüle girmektir

 

Yunus’a göre bir insana kötülük etmek, günahların en büyüğüdür.

 

Bir kez gönül yıktın ise

Bu kıldığın namaz değil

Yetmiş iki millet dahi

Elin yüzün yumaz değil

 

Yunus kin ve nefreti kabul etmez. İnsanları eşit ve kardeş görür.

 

Adımız miskindir bizim

Düşmanımız kindir bizim

Biz kimseye kin tutmayız

Kamu âlem birdir bize

 

Yunus’a göre bütün din kitaplarının tek anlamı; kendimiz için istediğimizi başkası için de istemektir.

 

Sen sana ne sanırsan

Ayruğa da onu san

Dört kitabın manası

Budur eğer var ise

 

Yunus dindardır. Tanrısını, insanın dışında değil, içinde bulur.

 

Bu tılsımı bağlayan

Türlü dilde söyleyen

Yere göğe sığmayan

Sığmış bu can içinde

 

Çok aradım özledim

Yeri göğü aradım

Çok aradım bulmadım

Buldum insan içinde

 

Yunus evrensel bir ozandır. Irk, din, dil, renk ve inanç farkı gözetmez.

 

Dünya benim rızkımdır

Halkı benim halkımdır

 

Genç yaşta bu dünyadan göçenlere acır, kıyamaz.

 

Bu dünyada bir nesneye

Yanar içim göynür özüm

Yiğit iken ölenlere

Gök ekini biçmiş gibi

 

Yunus’un şiirleri zulme, haksızlığa, adaletsizliğe ve sömürüye bir başkaldırıdır.

 

Şunlar ki çoktur malları

Gör nice oldu hâlleri

Sonucu bir gömlek giymiş

Anında yoktur yenleri

 

Yunus’un dervişliği şairliğinden ayrılmaz. Dervişliğin ana ilkesi kendini bilmek ve kendini yenmektir.

 

Dervişlik dedikleri

Hırka ile taç değil

Gönlünü derviş eden

Hırkaya muhtaç değil

 

Yunus sözün önemini ve etkisini çok iyi bilir.

 

Sözünü bilen kişinin

Yüzünü ak ede bir söz

Sözü pişirip diyenin

İşini sağ ede bir söz

 

Söz ola kese savaşı

Söz ola kestire başı

Söz ola ağulu aşı

Balıla yağ ede bir söz

 

Yunus aşk der, dost der. O tepeden tırnağa âşıktır.

 

Aşkın aldı benden beni

Bana seni gerek seni

Ben yanarım dünü günü

Bana seni gerek seni

 

Ne varlığa sevinirim

Ne yokluğa yerinirim

Aşkın ile avunurum

Bana seni gerek seni

 

Yunus bazen Tanrı’nın adaletinden şüphe eder; hem beni yaratırsın, hem yapacağımı da bilirsin, sonra da günahlarımı tartıp beni yakmak istersin, der.

 

Kıl gibi köprü gerersin geç deyi

Gel seni sen tuzağımdan seç deyi

 

Kıl gibi köprüden âdem mi geçer

Ya düşer ya dayanır yahut uçar

Kulların köprü yaparlar hayr içün

Hayrı budur ki geçerler seyr içün

 

Yunus’un yaşadığı yıllarda Molla Kasım diye biri varmış. Ona, Yunus’un şiirlerini yazılı olarak getirmişler. Molla Kasım her okuduğu şiiri dine, şeriata aykırı bularak yakıyormuş. Binlercesini yaktıktan sonra, kalanını da suya atmaya başlamış. Derken bir şiir onun dikkatini çekmiş:

 

Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme

Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir.

 

Molla Kasım bunu görür görmez Yunus’un büyüklüğünü anlamış ve yakmadığı, atmadığı şiirleri bir hazine gibi saklamış. Onun için şiirlerinden binlercesini göklerde melekler, binlercesini denizdeki balıklar, kalan binlercesini de insanlar söylermiş.

Yunus Emre hepimizin ortak değeridir. O, anadilimiz Türkçeyi yüceltmiştir. Bizi birliğe, dirliğe ve barışa çağırmıştır. Onun şiirleri softalığa; ülkemizi ortaçağ karanlığına sürüklemek isteyen çağdışı zihniyete, dinimizi siyasete ve ticarete alet etmeye kalkışanlara, ılımlı İslam düşüncesini yaymak isteyenlere, Batı Müslümanlığını tezgâhlayanlara karşı en büyük yanıttır.

O saf, içten, Tanrı ve insan aşkıyla dolu bir Anadolu Müslümanıdır. Asırlar öncesinden bize selam yollamaktadır:

 

Biz dünyadan gider olduk

Kalanlara selam olsun

Bizim için hayır dua

Kılanlara selam olsun

 

Selam olsun Yunus Emre dedemize. Selam olsun; barışa, dostluğa ve kardeşliğe...

 

Yararlanılan kaynak: Sabahattin Eyüboğlu, Yunus Emre / Cem Yayınevi, 1972, İstanbul

Adnan Binyazar, Halk Anlatıları, Anadolu Verlag, 2004

Bahattin Gemici, İki Ülke Arasında, Öğretmen Dünyası, 2018, Ankara

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları