YAŞLI CUMHURİYET

30.09.2022 11:22

Federal Almanya Cumhuriyetinin nüfusu 2022 yılı itibariyle seksen üç milyon. Bunun yirmi üç milyonu altmış yaşın üstünde. Gelecek on yılda beş yüz bin çalışan emekliye ayrılacak.

Bu sayıya karşılık, nitelikli göç sayısı dahil, çalışma hayatına girecek neslin sayısı çok aşağıda kalıyor.

Bunun anlamı, gelecek otuz yılda çok alanda uzman, idareci noksan olacak. Yeterli çalışan olmayınca sosyal yaşamda denge sağlanamaz ve emekli maaşları ödeme zorlaşacak.

Artan kira ve enerji fiyatlarıyla zenginliğe, rahatlığa alışmış “Yaşlı Cumhuriyeti” tehlikeli bir gelecek bekliyor.

Yaşlılık konusu zamanında ele alınmadı ve tartışılmadı, çünkü siyasetçilere oy getirmedi. Geçmiş hükümette Sağlık Bakanı olan Jens Spahn Alman Hristiyan Partisi (CDU) Genel Başkanlığına aday olmuştu. Basın ve medyada seçim kampanyasında geleceğin yaşlılık sorununu dile getirdi, ama önem verilmedi. Seçilmedi, zira bir şey için değil, rakiplere, bazı gruplara karşı olmak oy getiriyor.

Seminer, panel, basın ve medyada yıllarca Türkler sorun olarak gösterildi, sonra Müslüman olanlar gündemi işgal etti 2015 yılından itibaren Suriye’den gelen sığınmacılar tartışmaların ana konusu oldu. Hatta sağcı, radikal bir parti kuruldu. Almanya için Alternatif Partisi (AfD) kendine benzemeyen herkesi düşman olarak gösterdi. Türk kökenli devlet bakanını bile Türkiye’ye çöplüğe göndermeli sözünü mecliste söyleyebildi.

Ukrayna-Rusya savaşında Türk ve Türk kökenli olanlar, Suriye’den gelenler, Siyahîler nefes alıyor. Şimdi her önlem, yardım Ukrayna’ya ve Ukrayna’dan gelen sığınmacılara yapılıyor. Silah, silahlanma ve ordu konusu gündemde.

İngiltere kraliçesi vefat edince günlerce basın ve medyayı yakından ilgilendirdi. Psikologlar, sosyologlar araştırmalarına devam edecekler. Yalnız çocukların değil, yetişkinlerin de çağımızda masala, prens, prenses, saray, kral ve kraliçeye neden ihtiyaçları olduğunu açıklayacaklar. Gazetelerde bu konuda makaleler yazılacak.

Konum yaşlılık, sayı bakımından konu edilen istatistik bilgisi, yani demografi, artan emekli nüfusu kontrol altına almanın yollarını arıyor.

Stefan Schulz, DIE ALTENREPUBLIK (Yaşlı Cumhuriyet) kitabında sadete gelin, diyor. İstatistik bilgisinde görülen negatif değişim geleceğimiz için tehlikelidir.

Almanya’da sosyal sorunlar artınca, önce göç kökenli insanlar zor durumda kalırlar. Türkler ve Türk kökenli ikinci üçüncü nesli Almanya’da zor yıllar, sorunlar bekliyor. Bu nedenle dikkatle takip edip, önlemler alınmalıdır.

Her sorunu konuşup tartışan Almanya’da yaşlılık konusu bu kadar kötü duruma geldi, çünkü siyasette hatalar yapıldı.

Doğan çocuk sayısı ile emekli sayısını dengelemek için Almanya’da ortalama her kadının iki çocuk sahibi olması gerekiyordu.

1990 yılında siyasi nedenlerle iki Almanya birleşmesinde, Doğu Almanya’da iyi olan örnekler alınmadı, devam ettirilmedi. Her çocuğa kreş, yuva imkânı vardı. Kadın ve erkeğe muamele eşitti, aynı işte eşit maaş alıyorlardı. Okullarda sınıfta öğrenci sayısı azdı. İşsizlik, kira sorunları yoktu.

Bugün mevcut olan ev ve iş bulma, kira ödeme, enerjide pahalı fiyatlar genç evlilerin çocuk sahibi olma arzusunu devamlı erteliyor, nihayet yaş geçiyor ve hiç çocuk sahibi olmuyorlar.

Bilinçli aileler çocuk sahibi olmazken, ülkeye yeni gelen göçmenlerde bir ailede iki üç çocuğu olanlar var. Okullarda gelecek yıllarda sayısal çoğunluğu teşkil edecekler. Şimdi okul sisteminde iki dilde yetişecek bu nesle göre ders uygulanması gerek.

Bu makalemde genç anne babaları uyarmak istiyorum. Yeterli Almancası olmayan öğrenciler için ayrılan gelişme dersleri (Förderunterricht) yapılmalıdır. Bu derslere giren öğretmenlerin bu saatleri hasta olan öğretmenlerin sınıflarına veriliyor. Böylece dil gelişme için ayrılan dersler yapılmayınca zayıf çocuklar, evde de destek göremiyorlarsa derslerde daha da zayıf oluyorlar. Başaramayan gençler ileride psikolojik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kalıyorlar.

2004 yılından itibaren emekli olan insanların nasıl dinç kalacakları, nasıl uzun süre yaşamaları gerektiği konusunda, sağlık kasaları çok önlem aldı. En son, altı ayda bir sağlık kontrolüne izin verildi, ödeme yapılıyor. Kontrol masrafı tedavi masrafından kasaya daha az yük oluyor.

Ortalama yirmi bir yıl emekli maaşı alınıyor. Doksan, yüz yaşına kadar yaşayanlar çoğaldıkça bu sayı artacak.

Türk ve Türk kökenli Almanlar için belli bir sayı bulamadım. Araştırmakta fayda vardır. Tahminime göre ortalama çok daha azdır. Çünkü ilk nesil çok ağır ve boya sanayisi, kömür ocağı gibi sağlığa zararlı işlerde çalıştı. Çoğu emekli yaşına dahi ulaşamadı. İkinci nesil fiziksel olarak zor işlerde çalışmıyor, fakat onlar da psikolojik ve sosyal sorunlara karşı mücadele veriyor. Malulen emekli olmaları oldukça zor görünüyor.

1983 doğumlu Stefan Schulz, gazeteci Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesinde makale yazıyor. Ayrıca internette sayfası var, ilgili gruplarla bizzat haberleşip, bilgi derleyerek yazıyor.

Sorunun çözümü bir tek bakanlığı değil, birçok bakanlığı ilgilendiriyor. Yıllarca ihmâl edilmiş olan yaşlılık sorunu, emeklilere zarar vermeden çözülmelidir, Suç emeklilerin değil, sorunu yıllardır ihmâl eden siyaset ve geçmiş hükümetlerdir.

Çok yakında bazı eyaletlerde bakıma muhtaç emekli sayısı, otuz yaşı ve altında olan seçmen sayısından daha fazla olacaktır.

Yuva, okul, huzur evleri, bakım konuları ele alıp, tartışmalar ve çözüme acilen gidilmelidir. Aksi takdirde gelecek çok daha vahim olacaktır.

Türkiye’de istatistik araştırma enstitüleri çalışmalarına yurt dışı Türkleri de almalıdır. Sayıların gücü sayısal verilerle halka açıklanmalıdır. Almanya ile Türkiye karşılaştırmaları çok olumlu bir gelişmedir. İnternet sayesinde, altmış yıl önce yapılan hataların bugün tekrarına engel oluyor. Fakat karşılaştırmalar halka yanlış algı veriyor.

İzmir’den bir emekli hanım, Halk TV yayınında Türk emekliler Almanya’dan Türkiye’ye gelip tatil yapabiliyor, ama ben İzmir’den bir tatil kentine gidemiyorum, dedi. Ecnebi turistlerle karşılaştırmadı.

Canlı yapılan televizyon yayınları süzgeçten geçirilmediği için yanlış algı yapılıyor. Kısacası, emekli olan Türkler’in hepsi tatil yapamıyor, çoğu hasta, birçoğu da maddi yönden. Ev kirası ve yaşaması için sosyal yardım alıyor.

Genelleme haklı olunan bir konuda insanı haksız duruma düşürür. Ayrıca kıskançlık gibi kötü duygulara sevk eder.

Doğru haber almak yaşamaktır.

Sağlıklı kalın!

 

Kaynak ve tartışmaya tavsiye kitap:

Stefan Schulz, Die Alten Republik,

Wie der demografische Wandel unsere Zukunft gefährdet.

Hoffman und Campe Verlag, Hamburg 2022

ISBN: 978-3-455-01468-6

Yorumlar

Remzi Uysal dedi ki;

2022-10-02 22:02:42

Konrad Adenaur, F. Almanya NATO’ya girince, Alman emeklilik Kasasındaki biriken paraları silaha yatırdı. Emeklilik Kasası (LVA), Federal Devleti dava edip, kendisinden Konrad Adenauer’un gaspettiği parayı, her yıl değişen faizi ile tahsil etmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları