YAPAY SANCI

27.03.2022 23:45

Cumhuriyet Halk Partisi Yurt dışında uzun yıllardır doğru ve gerekli bir örgütlenme mücadelesi veriyor...

Bazılarının bu mücadeleyi çok da önemsememesine rağmen, Sosyal Demokrasi beşiği Avrupa ülkelerinde hem o ülkelerde bir türlü başarılamayan lobileşme çabalarına büyük katkısı olabileceğinden ve gelişmiş Sosyal Demokrasi normlarının aktarımı açısından, son dönemde bu yönde iyice ivme kaybeden ülkemize ciddi katkıları olacağı gerçektir.

CHP yurt dışında örgütlenme mücadelesine başladığı günden bu yana çok yol aldı.

Büyük fedakarlıklar, azmin elinde bazen ziyan oldu, bazen aşılmaz sanılan ciddi sıkıntılar umulmadık başarılarla sonuçlandı...

Kolay mı? Elbette değil, insan faktörüne rağmen, yabancı ülkelerin siyasetle ilgili kısıtlayan yasalarına rağmen örgüt olabilme mücadelesi veriyorsunuz.

Siyasi bir parti olarak yabancı bir ülkede faaliyet göstermek tabii ki çok mümkün değil. Dernekleşerek ve bir türlü dernekçi kalıbından çıkamayan ya da bilerek çıkmak istemeyen üyelerle siyasi çaba ya da örgütlenme daha zorlaşabiliyor...

Bir kısım üye CHP ilkeleri esastır derken, bir kısım da CHP adı ile örgüte katılıp, bir güç oluşturduktan sonra, dernek mevzuatının ardına saklanıp, parti merkezine karşı bile bir unsur olabileceği mesajını vermeye çalışıyor...

Bu kişiler, birlik yönetimlerini, çoğunlukla şaibeli olduğu iddia edilen seçimlerle ele geçirdilerse, çıkmazın tam ortasındasınız demektir.

Bu egosu yüksek, yöneticilerden ne üye listesini ne örgüt gelirini ne örgüt harcamalarını ne zamanında bilgi aktarımını v.s hiçbir şeyi öğrenemezsiniz.

Tek kişilik cumhuriyetlerinden kendi seçim zamanları dışında çıkmazlar...

Eğer Genel Merkez şemsiyesi altında bir yapılanma değişikliğine gidilmeseydi, pandemi bahanesiyle fazladan bir dönem daha oturdukları koltuklarında oldukça rahattılar.

Ne olduysa Almanya birlik başkanlarının yıllardır sürdürülen ortak tüzük ve çatı örgütlenmesi çalışmalarının, uygulamaya konulması amacıyla atılan somut adımlardan sonra oldu, tabiri caizse mahalle karıştı...

Örgütün hiçbir şeyden haberi olmayan tabanını, birkaç kişi ellerindeki tatlı oyuncaklarını kaybedecekleri korkusuyla bile, isteye karıştırdı ki, genel merkez "biz istemezsek, hiçbir şeyi yaptırtmayız " mesajını iyi algılasın.

Bir bakıyorsunuz, derneğimi ve kasamdaki parayı kimseye teslim etmem diyerek, CHP birliklerini “Şahsını Sevenler " derneği ilan etmiş, ama ertesi gün genel merkezin kapısında soluğu alıvermiş yine aynı yöneticiler.

Bir bakıyorsunuz, yarattıkları sahte algılarla, örgütlerimizi dağıtıp, kapatacaklar yaygarası kopartıp, üyeleri her platformda tartıştırıyorlar, bir bakıyorsunuz aman kimselere söylemeyin diyerek, kendilerine “yan" edindikleri birkaç kişiyle, lüks otellerde üye aidatları ile düzenlenen gizli toplantı ve yemekler...

Bu sözde yöneticilere dernekçi misin, partili misin? kararını ver demenin zamanı aslında geldi de geçiyor, ki, seçimden secime gördüğün üyelerin ve fotoğraf çektirmek için üç senede bir aradığı organlarının da aklı daha fazla karışmasın.

Diğer yandan birliklerin kurulmasından bu yana emek ve mücadele veren gerçek sosyal demokratlar ise bu ego şovmenlerine rağmen bıkmadan usanmadan sindirilen, yıldırılan üyeleri bir arada tutmaya çalışıyor.

Durum vahim ama çözümü çok da zor değil...

CHP adını ve itibarını kullanarak, kendilerine kimlik ve yer edinmeye çalışan bir iki birlik başkanının çıkarttığı yaygara ve çevirdiği oyunlar bitirilirse...

Seçimlerin adaletli yapılabilmesi becerisi gösterilirse, işte o zaman, örgüt olabilme yolunda büyük bir adımda atılmış olacak.

Bunu sağlayacak merci ise organik bağ sahibi olarak genel merkezdir.  Çünkü, eğer gerçekten güçlü yurtdışı örgütleri ve etkin bir CHP seçmeni hedefi varsa, örgütleri kendi kişisel dernekleri gibi kullanan, hegemonyalarını ilan etmiş yöneticilerden mutlaka temizlemelidir.

Bu da seçimlerin adaletini etkin bir şekilde sağlamakla mümkündür.

Hak, hukuk ve adaleti siyasetine şiar edinmiş bir parti kendi örgütlerinde güveni, düzeni ve adaleti sağlayamazsa, seçmenden kendisine oy verecek güveni bekleme şansı da yoktur.

CHP Almanya birliklerinde birkaç yöneticinin neden olduğu bu kargaşa, örgüte yeni katılımların da önünü kesmekte, zor kazanılan üyelerin örgütlerini terk etmelerine neden olmaktadır.

İktidara yürüyen CHP’nin Almanya gibi önemli bir seçmen kitlesinin olduğu ülkede, örgütlerindeki bu karmaşayı biran evvel bitirmesi, yapılanma ve tüzük kurultaylarını tamamlaması, birliklerde adaletli secimler için gerekli tüm önlemlerin alması, birlikleri özel çalışma ofisleri haline getirenleri mercek altına alması elzemdir...

Ancak o zaman, özellikle Almanya 'dan beklediği CHP seçmen sayısını umduğunun ötesine katlayacaktır.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları