YALNIZLIK DUYGUSU

27.07.2022 11:28

Yalnızlık duygusu deyince, Aklımıza gelen tek şey Etrafımızda veya çevremizde hiç kimsenin olmayışıdır.

Diğer bir tanımı ise hiç kimseye yakınlık duyulmamasıdır. Bu durumların kişilerden kişilere değişen birçok nedenleri vardır.

Örneğin, yalnız yaşayan insanlar genellikle çekingenlik, utangaçlık, düşük Özgüven ve çok az seviyede girişkenlik ten dolayı kaygılı, depresif ve içe dönük yaşamayı, reddedilmeyi, kabullenmiş, insanlardan kaçış içinde olan kişilerdir.

Örneğin, birçok arkadaşı olmasına rağmen, kimseye yakınlık hissetmeyen kişi yalnızdır. Bazen de kişilerin yaptığı bir hatadan dolayı grubun o kişiyi dışlamasından dolayı yaşanan yalnızlıklar olabiliyor. Çoğu zamanda kişilerin kendi tercihlerde dolayı yalnız kalınabiliyor.  Yalnız yaşayanlar, Çevresinde insanlar olsa bile yaşadığı duyguları ve anları paylaşacak kimseyi bulamayan ve bağlanma hissedemeyen kişilerdir. Birde kendi tercihleri ve yalnızlıkları ile mutlu olan kişiler vardır.

Örneğin, Şairler,  Yazarlar, Ressamlar bazen kendilerini tabiatın ve doğanın sessizliğine bırakarak amaçları uğruna yalnız kalabiliyorlar. Bunlara geçici yalnızlık diyebiliriz. Kişiler bazen, Eşinden, dostundan, akrabasından, yakınından, çevresinden, etrafından, yaşadığı bir takım Olumsuz ve negatif düşüncelerinden, iyi niyetlerinin suistimal edilmelerinden dolayı insanlardan uzaklaşarak yalnızlığı tercih edebiliyorlar.  Bazen de ayrılıklardan, boşanmalardan, eşinin vefatından dolayı zorunlu yalnız kalınabiliyor.  Zamanla insan yalnızlığa alışınca kimseyle uğraşası gelmiyor.

Boş insanlarla birlikte olmaktansa, kaliteli yalnızlık tercihlerinde merhaba olabiliyor.  Hepimiz genç yaşlarımızda 20 ve 30 yaşlar gibi birçok arkadaş edinirken, 50   yaşlardan sonra insanlar yalnızlıktan dolayı rahat bir yaşama alışıyor bu nedenle kimse ile arkadaşlık kurmak istemez böylece Konfor alanının dışına çıkmayı istemezler.

Çağımızda, Türk kültürümüzde yalnız yaşamak, çeşitli farklılıklar gösterebiliyor. Kendine özgüvenli olan insanlar için bu tür farklılıklar sorun olmuyor. Fakat yalnız yaşamayı kültür ve birey haline getiren Batı toplumlarımızda Yalnızlık, daha çok yakın bir arkadaşım ya da işin eksikliği olarak yada görülürken,   Doğu kültüründe  toplumlarında Yalnızlık önemli ve geniş ağları temsil eden akraba eksikliği olarak tanımlanabiliyor.

Yalnızlık aslında, anlaşıldığı kadar kötü bir durum değildir. Bazen de kendi iç sesimizle konuşabilmemizdir. Böylece olumlu ya da olumsuz düşünme fırsatı sağlamış oluruz. Eğer yalnız kalmayı kötü bir durum olarak görmezsek, bu güzel durumu fırsatlara çevirebiliriz. Kendimizle vakit geçirmenin çok güzel bir duygu olduğunu anlayabiliriz.

Bazen de Kendimizden nefret ettiğimizde ve kendimizi boşlukta hissettiğinizde bu duygular sizin için bir düşmana dönüşebilir. Yalnızlığımızla mutlu olabilmemiz için yapabilmemiz gereken en güzel şeylerden birisi, kendimize vakit ayırmak, sevdiğimiz işleri yapmak, elalem ne der diye yaşamamak, An da kalmak ve Şimdiki An ın tadına vararak mutlu olmak, Dışarıdan gelecek her çeşit vesveseleri, duymamak. Kısacası dünyayı sessize alarak kendi iç sesimizi dinleyerek canımızın istediği şeyleri yaparak yalnızlığı fırsata çevirebiliriz. Kendimizi sever ve onunla iyi anlaşırsanız, Yalnızlık ve yoksulluk çekmemiş oluruz.

Kendimize değerli ve güzel olduğumuzu kabul edelim.

Kendimizle baş başa olduğumuz sakin ve güzel ortamların kıymetini bilerek,

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları