VİCDANLARIN YARGISINDAN KORKUYOR KORKSUN! İYİ DE...

16.01.2021 19:30

Türkiye’de yargıya ve yargıçlara güvensizliğin, yaşanılan süreçte doğurduğu sonuç; gerçek yargının yerini toplumun vicdan yargısı'nın aldığıdır.

Ülkenin ve insanlarımızın geleceklerini belirleyecek olan da toplumun vicdanı olacaktır.

Toplum; vicdanında bu yargılamayı yapabilir ve içine düştüğü, düşürüldüğü çıkmaz konusunda bir vicdan yargısına ulaşırsa, oyunun rengini bu yargı belirleyecek ve ülke bu çıkmazdan kurtulacaktır.

Yapılan kamuoyu araştırmalarından çıkan sonuç, eğer öznel değil de nesnel bir araştırma sonucu olarak algılanırlarsa, toplumun bu vicdan yargılamasını yaptığı yönündedir.

Yapılacak seçimlerde Millet İttifakı'nın alabileceği oy oranındaki varsayımlar bu yargılamanın sonucudur kanımca.

Nesnel araştırmaların sonuçları bu yönde olduğu için; “Cumhur İttifakı bir erken seçime sıcak bakmayacaktır.” demek için kâhin olmamız da gerekmez.

Erken bir seçimden uzak durmalarına neden olan bir başka araştırma sonucu da Millet İttifakı'nın olası cumhurbaşkanlığı adaylarının Cumhur İttifakı'nın şimdiden açıkladığı tek adaydan daha fazla oy alacakları sonucudur.

O aday; günümüzdeki görevi cumhura başkanlık olan, partili politikacıdır ve onun kaybedeceğini bildiği hiçbir seçime girmeyecek bir kişilik özelliği olduğu bilinen bir gerçektir.

Sosyal medyada yer alan yurttaş açıklamalarının, ağırlıklı olarak, hangi yönde ve hangi siyasete karşı olduğunu hesaba katmak da yanlış olmaz.

Bu sosyal medya açıklamalarının yönetimden yana olanları, kendi seçmenini bir arada tutmaya yönelik olduklarından, yönetim karşıtlarının saflarını daha da sıkılaştırmalarına neden oluyor.

Bu; “Biz” ve “Onlar” ayrıştırmasını daha da keskinleştiriyor.

Bu durum yönetimdeki gücün değil, yönetim karşıtlarının yararına bir sonuç olarak çıkıyor ortaya.

Yani; Cumhur İttifakı'nın toplumu “Biz” ve “Onlar” olarak ayrıştırması, gelecek seçimlerde Millet İttifakı'nın elini daha güçlendiriyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yaşadığı ciddî oy kaybının nedeni budur, bu ayrıştırmadır.

Ülkenin içine düşürüldüğü ekonomik sıkıntı, boş buzdolapları ve kaynamayan tencereler gerçeği ve bunun halka iyi anlatılması, bu alanda inandırıcı olmak ve halkın güvenini kazanmak muhalefet cephesine güç kazandırdı.

Cumhur İttifakı’nın sözcük dağarcığında terör, düşman, operasyon, millî, yerli gibi sözcükler yer alırken; Millet İttifakı bu dağarcıkta sosyal adalet, işsizlik, para, geçim, enflasyon gibi yurttaşın aklına seslenen sözcüklere yer veriyor.

Bu da ona yurttaş cephesinden inanma ve güvenme olarak geri dönüyor.

Bunun gelecek seçimlerde oya dönüşeceği kesindir.

Bu; gelecek seçimlerde bir yönetim değişikliğinin de işaret fişeğidir.

Halk; ülkeyi yönetenlerin, önceliklerinin hilâfet ve saltanat olduğunu, onun çeşitli uygulamalarında gördü ve anladı.

Cumhur İttifakı bir hücreyse, bu hücrenin dışında AKP, çekirdeğindeyse MHP var. Diğer partilerse, sözcüğün gerçek anlamıyla, vitrin süsü dışında bir anlam taşımazlar.

Bu ortaklığın kimin yararına olduğunun da farkına vardı halkımızın büyük çoğunluğu.

Cumhur İttifakı'nın yaşadıkları güç kaybının önemli bir nedeni de budur.

Tüm bu sonuçlar; halkın vicdanında yaptığı yargılamanın sonuçlarıdır.

Cumhur İttifakı, boş buzdolaplarının ve kaynamayan tencerelerin kendisinin siyasî yaşamının sonunu getireceğini ne gördü ne de anladı.

Ülke yönetiminin her alanında beceriksizlikleri ve başarısızlıkları gün gibi ortada.

Halk; kralın çıplak, çıplak da değil, cıscıbıldak olduğunu görüyor.

Korkunun bacayı sarması bundandır.

Korkuyor. Kaybederse başına gelecekleri biliyor çünkü.

Korkudan ödü def-i hacetine karışıyor.

Caaanım korku!

İyi de!...

Korkunun ecele bir faydası da yok ki.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları