VANDALİZM VANDAL – VANDALLAR

21.05.2022 22:19

Ansiklopedi vandallık ve Vandalizm için; „Bilerek ve isteyerek, kişiye ya da kamuya ait bir mala, araca ya da
ürüne zarar verme eylemidir.“ diyor ve ekliyor:
Çıkış noktası, Fransız Devrimi sürecinde Henri Gregoire adında bir din adamı tarafından Cumhuriyet Ordusu'nun bazı davranışlarını nitelemek için kullanılmasıdır.
Henri Gregoire, ordunun davranışlarını, 455 yılında Roma'yı yağmalayan Cermen (German) soyundan gelen vandallara benzetmiştir.
Vandallar genellikle erkektirler.
Kadın vandal yok denecek derecede azdır.
Vandallar sosyallik karşıtıdırlar, kişilik bozukluğu ortak özellikleridir.
Dişi vandallar, genellikle, eşlerine ve çocuklarına karşı şiddet içeren davranışlarda bulunurlarmış.
Vandallar hem sosyal yaşantılarında, hem ekonomik olarak düzeyleri düşük insanlarmış.
Vandal diye tanımlanan bir kişi; kırma, parçalama, yok etme, kesme, yakıcı madde atma, boya atma yoluyla sonucunu bilerek, kamunun veya bir başkasının sahiplendiği, önemsediği ve değerli bulduğu bir nesneye, örneğin;
okul araç-gerecine, müzede sergilenen tarihsel bir yapıta, resim galerisindeki bir tabloya zarar verirmiş.
Atatürk Havalimanı’nın pistlerine iş makineleriyle saldıran, delen, deşen, yıkan her kimse, onlara bu delme, deşme, yıkma iznini, buyruğunu veren her kimse, o da bir vandaldır.
Kamunun kaynaklarını yandaşlarına aktarmak için, gelir garantili köprüler, otoyollar, havaalanları, hastaneler vb. yaptıranlar her kimseler, vandaldırlar.
Vandalizmin ve vadanilistlerin nemenem yaratıklar olduklarını merak ediyorsanız, onların resimlerine bakın!
Bunların genlerinde 455 yılında Roma'ya saldıran Cermen ırkının genleri olmalı ki; bu derece saldırgan oluyorlar delerken, deşerken, yakar, yıkarken.
Bunlar; bize, bizim ülkemizde, yirminci yüzyılın ortasında, 1955 yılının 6 ve 7 Eylül günlerinde, İstanbul’umuzun müslüman olmayan insanlarına, mağazalarını yakıp yıkarak, mallarını yağmalayarak göstermişlerdi kendilerini.
Vandalizmin, vandalistlerin dikkat çeken özellikleri; delmeyi, deşmeyi, yakma ve yıkmayı kişisel çıkarları için yapmamalarıdır.
Vandallıkları yandaşlarına kaynak aktarmak, onları devlet kesesinden, halkın sırtından zenginleştirmek içindir.
Yandaşların bal tutan parmaklarını vandallarla birlikte yaladıklarını söylemek yanlış olmaz.
Hem de ne yalamak!
Milyar milyar...
Hem de dolar cinsinden, avro cinsinden, cukkalarlar oradan çaldıklarını.
AKP’nin, yandaşlarıyla birlikte gizli gündeminin, laik, demokrat, sosyal bir hukuk devleti olan cumhuriyetimizin
yerine dinci cumhuriyet kurmak olduğu gün gibi ortada artık.
Yani; kral çıplak! Hem de cıscıbıldak!...
Açığa çıkan bu amaç iki aşamalıdır.
Birinci aşaması; ikincinin gerçekleştirlebilmesi için kaçınılmaz olan delme, deşme, yakma ve yıkma eylemidir.
Bu eylemleriyle bu vandallar; cumhuriyetimizin tüm ilkelerini ve devrimlerini, tüm kazanımlarını, tüm kurum ve kurallarını, vahşice, acımadan deliyor, deşiyor, yakıyor, yıkıyorlar.
Bu eylemleriyle bu vandallar; din devleti savunucuları, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ne ve ondan yana olanlara karşı bir zafer kazandıkalrı inanç, düşünce ve hayâlindedirler.
Bu eylemleriyle bu vandallar; bir taşla iki kuş vurmaya çalışmakta, bir yandan geçmişi anımsatan ve özleten bütün kurum ve kuralları unutturmak isterlerken aynı zamanda cumhuriyetçileri yıldırmayı, sindirmeyi düşlemektedirler.
Hesapları da şudur:
Cumhuriyeti yıkacaklar, yerine bir islam din cumhuriyeti kuracaklar.
Mühüre sahip olmanın, Süleyman olmanın tek yolunun bu değerleri delmek, deşmek, yakmak, yıkmak olduğuna inandırmışlar kendilerini bu vandallar.
Vandalizm, vandalistlik; cumhuriyetçilere karşı aşağılayıcı bir davranıştır onlar açısından.
Onlara karşı kazanılan bir zaferdir.
Son hedefe yönelik girişimlerin önündeki engelleri kaldıracak bir sindirme ve yıldırma öğesidir vandalizm ve vandalistlik.
Gözleri dönmüş buların.
İpin ucunu kaçırmışlar.
Tehlike bu denli büyük devletimiz, cumhuriyetimiz, ilkelerimiz ve devrimlerimiz açısından.
Bunlar bizim en değerli güvenç kaynaklarımızdır.
Onların gerçek sahipleri ve bekçileri olduğumuzu göstermenin zamanıdır.
Savsaklamaya gelmez!
Buna hakkımız da yok!

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları