LVM Fikret Odağ

TÜRKÇEMİZE SAHİP ÇIKALIM!..

02.02.2021 20:33

 Yurtdışında anadilimiz Türkçeye ve ulusal kültürümüze sahip çıkmak hepimizin görevidir. Aksi halde asimile olmak kaçınılmazdır ve bu süreç başlamıştır. Almanya’da Türkçe dersine katılım oranı % 12’dir. Diğer Avrupa ülkelerinde de durum farklı değildir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin Türkiye ve akrabaları ile bağlarını koparmamak için aramızdaki görüş ayrılıklarını bir kenara bırakarak güçlerimizi birleştirmek zorundayız.

 Yurtdışında anadilimiz Türkçeye ve ulusal kültürümüze sahip çıkmak hepimizin görevidir. Aksi halde asimile olmak kaçınılmazdır ve bu süreç başlamıştır. Almanya’da Türkçe dersine katılım oranı % 12’dir. Diğer Avrupa ülkelerinde de durum farklı değildir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin Türkiye ve akrabaları ile bağlarını koparmamak için aramızdaki görüş ayrılıklarını bir kenara bırakarak güçlerimizi birleştirmek zorundayız.

Yıllarca veli ve öğretmen seminerlerinde, derneklerde, sempozyumlarda tartışarak ele aldığımız sorunları ve çözüm önerilerini ilginize sunuyorum.

 

TÜRKÇE DERSİNİN BAŞARILI OLMASI İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

 

■Anadilde eğitim desteği, anaokullarında Almancayla paralel başlamalıdır. Çocuklar ilkokula başladıklarında, okuma yazma eğitimi ikidilli olarak verilmelidir. Birinci ve ikinci dil edinimi arasındaki farklar dikkate alınmalı, ikidilli okuma-yazma öğretiminde uygun yöntemler kullanılmalıdır. Bunun için ikidilli eğitmen ve öğretmenler yetiştirilmeli ve işe alınmalıdır.

■İkidilli malzemeler geliştirilmeli, ikidillilik teşvik edilmeli, Türk yayınevlerinin ve yazarların çalışmaları desteklenmelidir.

■Anadili dersi normal ders programı içinde yer almalı, haftada 5 saat (en az 3 saat) verilmelidir. Verilen not sınıf geçmeyi etkilemeli, başka bir yabancı dilin notunun yerini tutmalıdır. Anadili dersine kayıtlar okul başlangıcında bir kez yapılmalı ve okul bitinceye kadar geçerli olmalıdır. Anadili dersi açılabilmesi için
ilkokullarda 10, ilkokuldan sonraki dönemde 15 öğrenci yeterli olmalıdır.

■Türk çocuklarının Türkçe dersine katılımı 6. sınıfa kadar zorunlu olmalı ancak velinin yazılı başvurusu halinde bundan sorumlu tutulmamalıdır. Türkçe dersi 6. sınıftan itibaren ikinci veya üçüncü seçmeli yabancı dil dersleri arasında yer almalıdır.

■Anadili dersi organizasyon, içerik ve personel bakımından desteklenmelidir. Öğretmenlerin meslek içi eğitimine önem verilmelidir. Öğretmen kadroları göçmenlerin gereksinimlerine göre saptanmalı, Her ulusun öğrenci oranına göre öğretmen kadrosu verilmelidir.

■Anadili dersine katılmak özendirilmeli, bazı Alman müdürlerin ve öğretmenlerin bu derse katılımı engelleme girişimlerine izin verilmemelidir. Özellikle okula kayıt döneminin yapıldığı şubat ayında başta öğretmen, veli dernekleri olmak üzere, eğitim ataşelerimiz ve tüm sivil toplum kuruluşları Türkçe kampanyaları düzenlenmelidir.

■Almanca ders dilidir, okul dili değildir; çocuklarımızın okul bahçelerinde Türkçe konuşmaları engellenemez.

■Türkçe öğretmeni olmayan okullara ve emekliye ayrılan öğretmenlerin yerine yeni atamalar yapılmalı; öğretmenin uzun süreli hastalığı durumunda vekil öğretmenler görevlendirilmelidir. Öğretmenlerimizin çalışma koşulları düzeltilmeli, yerli ve göçmen öğretmen maaşları arasındaki eşitsizlik giderilmelidir.

■Almanya’da, en az beş eyaletin üniversitelerinde Türkçe öğretmenleri yetiştiren kürsüler açılmalıdır.

 

YURTDIŞINDA TÜRKÇEYİ YAŞATMAK İÇİN…

Yurtdışında anadilimizi ve ulusal kültürümüzü yaşatmak için Türk toplumunun bireyleri, kurumları ve temsilcileri planlı, programlı, uzun vadeli ve örgütlü bir çalışma yürütmelidir. Bu konudaki önerilerimiz şöyledir:

  1. Her eyaletteki göçmen örgütleri bir araya gelmeli, Türkçe konusunu ele almalı, konuları derinlemesine incelemek için yatılı hafta sonu seminerleri düzenlemelidir. Eyaletler düzeyinde yapılan çalışmalar federal düzeyde birleştirilerek koordineli bir çalışma yürütülmelidir.

2-      “Alman Anayasası’na göre bu ülkede yaşayan insanların anadilini konuşma ve öğrenme hakkı vardır. Bunun için STK’ler eyalet hükümetlerine baskı yapmalı; hukuki yollara başvurmalı, gerekirse anayasa mahkemesine gitmelidir. Türkçe bu toplumun bir dilidir. İtalyanca, İspanyolca, İngilizce, Fransızca gibi Türkçe dersleri de yabancı dil statüsünde müfredata alınmalı, zorunlu ders olarak okutulmalıdır. Almanya’nın en az beş eyaletin üniversitelerinde Türkçe öğretmenleri yetiştiren kürsüler açılmalıdır.” Heidelberg Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Havva Engin (13.12.2020, Toymaz)

  1. Devletimiz, eğitim alanında çalışmalar yapan öğretmen ve veli derneklerini her yönden desteklemeli, atılacak her adımda onlarla işbirliği yapmalıdır.
  2. Öğretmen ve veli temsilcilerinin, bilim adamlarının, Alman ve Türk tarafının üst düzey yetkililerinin katılacağı eğitim kurultayları, paneller, sempozyumlar, açıkoturumlar düzenlenmeli; Türkiye’deki üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının desteği alınmalıdır.
  3. Ana-baba eğitimi üzerinde önemle durulmalı, bu alanda projeler geliştirilmelidir. Türkçenin önemini, sorunlarımızı, istemlerimizi içeren bildiriler, afişler, Almanya’daki okul sistemi ve meslek eğitimi hakkında aydınlatıcı Türkçe broşürler hazırlanmalıdır.
  4. Başta TRT olmak üzere tüm basın-yayın organları yurttaşlarımızı, anadilimiz Türkçe ve çocuklarımızın eğitimi konusunda duyarlı hâle getirmeye çalışmalı, duyurular ve kamu spotları hazırlamalıdır.
  5. Yurtdışında yaşayan Türk toplumunun ulus ve dil bilincinin güçlendirilmesi için sanatçıların, yazarların, sporcuların ve bilim insanlarının katılacağı kültürel etkinlikler düzenlenmelidir.
  6. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı öğretmenlerimiz ve velilerimizle birlikte yığınsal olarak kutlanmalı, buralarda anadili konusu gündeme getirilerek istemlerimiz kamuoyuna duyurulmalıdır.
  7. Alman kurumlarıyla (siyasi partiler, öğretmen sendikaları, üniversiteler, kiliseler) politikacı, yazar, bilim ve sanat insanlarıyla ilişkiye geçilmeli, destekleri alınmalıdır.
  8. Alman okul sistemi içinde çocuklarımıza yapılan haksızlıklara anında ve üst düzeyde tepki gösterilmeli, bu konuda Türk öğretmen ve veli dernekleri birlikte hareket etmelidir. Almanca ders kitaplarında Türk düşmanlığını körükleyen metinlere yer verilmemesi için girişimlerde bulunulmalıdır.
  9. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ve devrimlerimizin Almanya’da okutulan ders kitaplarında yer alması için çalışılmalıdır. 

 

TÜRKİYE’DEN BEKLENTİLERİMİZ

 

  1. Yurtdışındaki veli, öğretmen ve öğrenci temsilcileri ile eğitim bilimcilerinin katılacağı bir şura ile Avrupa’daki Türk göçmen azınlıklar için geçerli olacak bir “Kültür ve Eğitim Programı” geliştirilmeli ve uygulamaya konmalıdır.
  2. Şans eşitliğini engelleyen sorun ve uygulamaların çözümü için Alman makamlarıyla bilimsel düzeyde işbirliği yapılmalıdır. Bu konuda hazırlanacak model uygulamalar, maddi ve personel olarak desteklenmelidir.
  3. Eğitim ve öğretim sorunları ana-babalardan ayrı düşünülemez. Sorunların ardında yatan nedenlerden biri de Türk ana-babaların eğitim ve öğretim konusundaki bilgi eksikliğidir. Öğretmenlerimiz, konsolosluklarımız eğitim, din ve çalışma ataşeliklerimiz aileleri anadili konusunda daha duyarlı hale getirmek için çalışmalıdır. Camilerde verilen hutbelerde Türkçemizin önemi vurgulanmalıdır.
  4. “Bakanlık öğretmeni”, “yerel makam öğretmeni” ayrımı yapmadan tüm öğretmenlerin mesleki ve özlük haklarına sahip çıkılmalıdır. Almanya’da görev yapan ve mahalli makamlarca atanmış olan Türk öğretmenlerin Alman öğretmenleriyle eşitliği sağlanmalıdır.
  5. Anadili dersleri Türk hükümetinin değil, vergimizi ödediğimiz Alman Devleti’nin yetki ve sorumluluk alanı içinde olmalı, maliyeti Alman Devleti tarafından karşılanmalıdır. Türkçe öğretmeni gereksinimi Duisburg-Essen Üniversitesi’ndeki Türkçe Öğretmenliği Bölümü’nden karşılanmalı, bu bölümden mezun olanlar öncelikli olarak Türkçe dersi vermelidir. Ancak burada yetişen öğretmenlerin gereksinimi karşılamaması durumunda, Türkiye devlet yetkililerce işbirliği yapılarak Türkiye’den öğretmen getirilmelidir.
  6. Diploma denkleştirmelerinde anadili dersine katılım dikkate alınmalıdır. Başarılı öğrencilerimiz burs verilerek desteklenmeli ve ödüllendirilmelidir. Konsolosluklarımız, anadili derslerine katılan öğrencilerin pasaport işlemlerinden ücret almaktan vazgeçmelidir.
  7. Çocuklarımızın ve gençlerimizin Türkiye ile bağlarını güçlendirmek amacıyla öğrenci değişimi desteklenmelidir. Almanya’dan Türkiye’ye gidecek üniversiteli gençlere, “Türkiye Cumhuriyeti Tarihi”, “Atatürk ve Devrimleri” konulu seminerler verilmelidir.

 

 

#

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Haberler