TURİZM DEĞİL, TUZAK KURULUYOR!

27.07.2022 11:26

Seferihisarlılar marina değil mandalinasını istiyor.

Seferihisar Sığacık’ta bulunan yat limanının kapasitesini artırmak istiyorlar.

  • Kapasite nasıl artırılacak?
  • Kapasite neden artırılacak?
  • Seferihisar ne kazanacak?
  • Seferihisar ne kaybedecek?
  • Türkiye ve dünya ne kazanıp ne kaybedecek?

Şüphesiz, Seferihisar’ın, Türkiye’nin, insanlığın geri dönüşü olmayan kayıpları olacak. Sığacık marinanın kapasitesinin artırılmasının tek kazananı Kolin Holding olacak.

Seferihisar dokusu kaybolur!

Seferihisarlıların yaşam alanlarına ne kadar sahip çıkacaklarını birlikte göreceğiz.

Sığacık marinası kapasite artırımı demek, Seferihisar doğasını talana açmak demek. Tarihin, mimarinin, yaşamın…, değişimi demek.

Kapasite artırımı değil “kabir azabı” yaşatmak

Marina’nın kapasitesinin büyütülmesi projesinde denizin doldurulacağı konuşuluyor.  Gereken deniz dolgusu için taş ocağı yetmez. Öbek öbek taş ocakları açılacak. Taş ocağı için: Bir koyun, vadinin, ormanın, dağın, vahşi kazı yapımına açılması demek. Bitkilerin, börtü böceklerin, hayvanların… yaşam alanlarının yok edilmesi demek.

Bu çalışma Seferihisar doğasını talana açmak olur. Doğal yaşamı yok etmek olur. Doğayı, tarihi, Seferihisar’ı, Türkiye’yi, Dünya’yı, ekolojiyi, insanı hiçe saymak olur.

Sığacık Marinası kapasitesinin genişletilmesi demek!

Tarihe ihanet, kültüre darbe, hayvancılık, sebze, meyve üretiminin  “Selasının okunması”, doğal zenginliklerin  harabeye çevrilmesinin  “fetvasının verilmesi”  demektir.

Marinanın kapasitesini artırırken, mandalina ve diğer sebze meyve ürünlerinin kapasitesinin düşürülmesi, hatta doğal dengelerin değişimi ile yok edilmesi demektir.

Hala gün yüzüne çıkarılmayan, gerekli çalışmaların ötelendiği, koyun keçi ağılları ile çevrili, hayvanların otlak alan olan güneş tanrısına en yakın yer olarak seçilen Teos Antik Kentini yeniden toprağa gömmek olur.

Marina kapasitesinin büyütülmesi; Seferihisar’a hiçbir şey kazandırmayacak.

Seferihisarlılara ve doğasına vereceği zarara şer koyarak Kolin Holding gibi düşünelim. Madem Sığacık’ı çok seviyorsunuz. Marinanın genişletilmesine harcanacak paranın onda birini Teos Antik Kentinin gün yüzüne çıkarılmasına harcayınız.

Marinanın kazandıracağını düşündüğünüz değerin yüz misli fazlasını Teos Antik Kenti kazandırmaz mı?

Buna var mısınız, yok musunuz?

Kolin Holding “yokum” dedi.

Neden mi?

Çünkü dertleri ne Seferihisar, ne doğa, ne de Türkiye, …

Nedir?

Kolin Holding’in kasasına girecek para mı?

Biliyorlar ki; tarih, doğa, kültür talan olacak. Çevre kirliliği yaratılacak, Sığacık doğal dokusu bozulacak.

Kaybeden; Seferihisar esnafı, halkı, doğası, tarihi dokusu, kültürü, mimarisi, tarımı, turizmi …, olacak.

Halihazırda, Kolin Holding tarafından işletilen 560 yat kapasitesi bulunan marina Seferihisar’a ne kazandırdı? Kapasite artırımı ile birlikte 500 yatlık bir marina eklenmesi ne kazandıracak?

 Bu inat niye? 

Projeye göre 18 bin metrekarelik kara, 75 bin metrekarelik ise deniz alanına ihtiyaç olduğu söyleniyor.

Dolgu ile elde edilen denizden alınanlarını, deniz doğa olayları ile tekrar geri almadı mı? Doğa olayları, Gölcük,  Kastamonu, Karadeniz’de…, görülmedi mi?

İnsanlar denizi  doldururken yapılan çalışmalara proje deniliyor. Deniz, doldurulan kendi alanlarını geri aldığında doğal felaket deniliyor. Felaketi kim hazırlıyor?

Olası deniz dolgusu ile birlikte Sığacık körfez konumunu kayıp mı edecek?

Dalgasız sığ bir gölette mi dönüşecek?

Ekolojik denge, sirkülasyon ne olacak?

Akıntı, dolaşım olmayınca oluşacak kirlilik ile nasıl başa çıkılacak?

Su altı canlılarının yaşam alanları yok olmayacak mı?

Bu girişim, Sığacık’ın doğal dokusunu halaç pamuğu gibi atmayacak mı?

Bu girişim için:

 

  • Bilimsel çalışma gerekmez mi?
  • Toplumsal mutabakat gerekmez mi?
  • Bilimsel veri deklare edilmez mi?
  • Ahlak gerekmez mi?
  • Vicdan gerekmez mi?
  • Doğa sevgisi gerekmez mi?
  • Vatan sevgisi gerekmez mi?

Ne çabuk unutuldu?

 Mevcut marinanın çevreye verdiği kirlilik çözüldü mü? Mevcut marina 2006’dan günümüze Seferihisar’a sağladığı kazanımın istatistik bilgisi var mı? Tartışmaya açmadan, toplumsal mutabakatı hiçe sayarak, kapasite artırımı istemek de ne oluyor?

  • Teos Antik Kenti, deprem riski altında değil mi?
  • Teos Antik Kenti, tsunami riski altında değil mi?
  • Teos Antik Kenti 30 Ekim 2020’de deprem sonrası tsunamiden zarar görmedi mi?

TURİZM DEĞİL, TUZZAK KURULUYOR!

Marinalar açıldığı bölge turizmine, ekonomiye katkıda bulunurlar mı? Tam aksine bölgede doğal yaşamı alt üst ederek; doğaya, çevreye, doğal yaşama, gelişime, tarıma, balıkçılık ve diğer esnaf çevrelerine zarar verirler. Kendi oluşturdukları alan içinden çıkmazlar. Bölgede yaratılan kirlilik, koku, gürültü… ile huzursuzluk oluşur.

Her şey kendileri için.

Yatları için daha ucuz kira, daha ucuz bakım  olanağı yaratırlar. Marina içinde bulunan restoranlarda yemeklerini yer, alışverişlerini yapar, otellerinde konaklarlar. Hal böyle iken: Bakkal, fırın, berber, tatlıcı, çorbacı, manav…, kazanımı olur mu?

Sadece Seferihisar doğasına, insanlara değil, tüm canlılara zarar

İyonya’nın Paris’i denilen Teos Antik Şehri, marinada demirleyen yatların gölgesinde kalacak. Balıkçılık ile geçinenler, yatları yıkama-silme, temizleme işine geçecekler. Körfezin kirlenmeden dolayı su altı canlıları üremeyecek. Akdeniz fokları bir daha gelmeyecek…

Duyarsızlığın bu kadarı!

Seferihisar çepe çevre talan ediliyor

Tarihi dokuya saygı yok mu?

Ekolojik denge umurunuzda değil mi?

Deniz doldurma yönteminden ders alınmışken, tekrar doğal yaşama neden savaş açıyorsunuz?

Marinaların yarattığı deniz kirliliğinin  bilimsel sonuçları ortadayken tekrar marinanın kapasitesini artırma girişiminiz niye?

Teos Antik Şehri sizin için ne ifade ediyor?

Seferihisar esnafı kepenk kapattığında hali nice olur..?

Seferihisar turizminin yok olmasının sonuçları sizi elbette ilgilendirmeyecek.

Seferihisarlıların söylemleri size göre: Miş, miş mış, mış …

Sanırım doğaya karşı açtığınız “savaşın” sloganı:

Deniz doldurulup, gölet olacak!

“Ganimetler” Kolin Holding’in olacak?

Seferihisar’ın sınavı

Seferihisar halkı: Taş ocaklarından başlarına yağacak taşları, coğrafyasına, sebzesine, meyvesine çöken toz bulutlarını kabul edecek mi?

Seferihisar halkı: Denizin doldurularak su altı canlılarının yok edilmesini, körfezin gölete dönüştürülmesini, denizinin kirletilmesini, Sığacık Antik Kent mimarisinin değişimini…, duyarsızca izleyecek  mi ?

Sefihisar halkı: Teos Antik Şehri tarihinden faydalanmayı beklerken, yok olma tehlikesini sineye çekecek mi?

Seferihisar halkı: Sığacık’ın tarihi dokusunu bilimsel bir çalışma olmadan rant uğruna değiştirilmesini onaylayacak mı?

Seferihisar halkı: Turizmi geliştirmek için çaba harcarken, doğa talanı, çevre kirliliği sonucu turistlerin kaçmasını mı izleyecek?

Seferihisar halkı: Küresel sermayenin sit alanları, tarihi doku, ekolojik değişim, doğa tahribatı-çevre kirliliği, kültürel doku… umursamadan kendi sermaye gelişimini amaçlıyor.

Seferihisar, yağma ve talanına karşı:

Ya birlikte mücadele eder

Ya birlikte mücadele eder

Ya birlikte mücadele eder

Aksi halde: Yağı da kaybeder, yoğurdu da…

Mandalinayı kaybeder, Marinası olur.

Hadi hayırlısı….

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları