LVM Fikret Odağ

TERBİYESİZ ADAM!

21.02.2021 12:53

AKP Genel Başkanı ve Türk usulü ucube sistemin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve zorunlu-sorumsuz ortağı Bahçeli, 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinde uğradığı yenilgiden sonra iktidarlarının sonuna geldiğini gördüler.

AKP Genel Başkanı ve Türk usulü ucube sistemin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve zorunlu-sorumsuz ortağı Bahçeli, 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinde uğradığı yenilgiden sonra iktidarlarının sonuna geldiğini gördüler.

Yandaş yargı, yandaş ve de ahlak yoksunu tarikat Şeyhleri, yandaş- yanaşma- besleme Medya’ya rağmen yapılan anketlerde -yandaş anket şirketleri bile- çıkan sonuçta ‘’Abbas Yolcu’’ çıkıyor.

Eskiden olduğu gibi yandaş vali ve kaymakamları görevlendirerek, elektriksiz köylere buz dolabı, kaloriferli hanelere bile Ampullü AKP çuvallarında kömür, her mahallede maaşa bağlanmış möteber üçkağıtçılarla paralar dağıtarak, eskisi gibi artık seçmen satın alınamıyor.

Büyük şehir belediyelerinden oluk oluk akıtılan paralar kesilip, itibar için yaptırılan Kaçak Saray’ın günlük masrafı bile on milyon lirayı aşarken, dışarıda yerle yeksan olan itibarı tekrar kazanmak için üç saraya giden paralar için, başta Katar’a satılan limanlar, araziler, Cumhuriyet birikimi fabrikalarla karşılanıyorken şimdi devlet hazinesi tamtakır, para da bitti, satılacak değerlerde kalmadı.

Suriye’de, Libya’da, Akdeniz’de itibar kazanalım derken bir yanda Putin, bir yanda Trump sayesinde rezil olununca ‘’yeni şeyler söylemek lazım’’ diye, her darda kaldığında başvurduğu PKK akla geldi.

2015-2016 yıllarında Türkiye topraklarında 13 asker-sivil vatandaşlarımızın kaçırılması, yine iç siyaset için Erdoğan’ın, ABD’nin isteğiyle başlattığı, Çözüm Sürecinin fiyaskoyla bitmesiyle açılmıştı.

Beş-altı yıl sonra bir askeri harekatla rehin tutulan asker-sivil vatandaşları kurtarma operasyonu ile çizilen karizmayı tekrar düzelterek para yerine bu rehinelerle oy kazanmayı düşündü.

Milli Savunma Bakanını çağırdı, emrini verdi. Lakin, Erdoğan’ın değişmez karakteri yine öne çıktı.

Her şeyi kendi planlayacak, her şey şahsım devletin sevk ve idaresinde yapılacaktı.

Dost acı söyler kuralı gereği Erdoğan’ın ‘’beynimin yarısı’’ dediği Mehmet Metiner’in Erdoğan çapsız biridir’’ sözünü korkudan kimsenin dillendiremediği gerçeği bir kez daha kanıtlandı.

Bu harekât gizli tutulmalıydı ama gizli tutulmadı. (*1) Meclise, Ana Muhalefet Partisi CHP’ye bile haber verilmezken doğal ittifak Peşmergelere haber çoktan verilmişti.

Erdoğan: ‘’Gelecek çarşamba günü müjdemi bekleyin!’’ Diye duyurusunu da yaptı.

Rize Kurultayında Türkiye’ye ve Dünyaya rehinelerin kurtarılma müjdesi verilmesi planlanmıştı.

Kurultayda bir kutlama programı planlanmış ama, Erdoğan’ın ‘’Her şeyi ben bilirim kibri’’ sonucu genel Kurmay Başkanının esamisi okunmazken harekâtı Savunma Bakanı yönetti…

Harekatta askeri kanat içtenlikli idi ama, sağır sultanın bile duyduğunu Erdoğan’a anlatmaya cesaret edilemeyince Harekât başarısız olmuş rehineler katledilmişti.

Kurultayda ‘’başaramadık’’ itirafından sonra aklı-selimin yerini şaşkınlık ve şaşkınlığın verdiği panikle

Ucuz siyasete sarılarak cenaze başındaki şehit annesine neredeyse ‘’çocuğun şehit olduğu için sevin’’ noktasına getirerek ‘’bu kadarda olmaz’’ dedirtti.

Adama, ‘’Peygamber Ocağı dediğin asker ocağına çocuklarını damadını, yakınlarını neden göndermedin?’’ Diye sormazlar mı? (Soran ömür boyu hapisle yargılanabilir!) 

Yerli-Milli yarışına girdiğin Kılıçdaroğlu’nun oğlu bile asker elbisesini giyerek vatani görevini yapmıştı.

Bu başarısızlığı sorgulayan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na: terbiye kurallarını çiğneyerek:

‘’Sen nasıl bir yüzsüzsün ya, utanmadan sıkılmadan sorumlusu Cumhurbaşkanıdır diyorsun.’’

Terbiyesiz Herif!’’

Dediğinde, yine aynadan okuduğu yazıyı unutmuş olacak ki orada ‘’ BAŞARAMADIK’’ itirafını da unutmuştu. (**2)

2008 yılında Oslo’da PKK görüşmesini soran başta Bahçeli’ye; ‘’kanıtlayamayan Şerefsizdir!’’ Demiş, görüntüler ortaya çıkınca ‘’devlet yaptı’’ demiş, sonunda; ‘’yaptımsa ben yaptım!’’ Demişti…

Türkiye’de- özellikle de Güneydoğuda PKK’ya tanınan dokunulmazlık sürecinde, TSK’nın PKK’ya karşı mücadelesi engellenmiş, sınırlarda PKK’yı aklayacak Seyyar Mahkemeler kurulmuştu.

İktidar paylaşımı kavgası sonunda, FETÖ-Erdoğan kavgası, Laik Cumhuriyeti yok etme ittifakı bozuldu.

Bir zamanlar birbirlerine terbiye dışı en ağır küfür ve hakaretleri yalayıp yutarak Erdoğan Bahçeli ortaklığı kuruldu. (**3)

MHP içindeki ‘’Vatan Namustur’’ diyenler, Meral Akşener öncülüğündeki grup Bahçeliyi terk ettiler.

Erdoğan’ın YSK’ya ‘’acele edin’’ telaşını kavrayan Kılıçdaroğlu, en doğru kararı ile CHP’den 15 Milletvekilinin özverili tutumu ile Erdoğan ve Bahçeli’nin FETÖVARİ Kumpaslarını boşa çıkardı.

Gerek Erdoğan’ın gerekse Bahçeli’nin, Kılıçdaroğlu adını duyduklarında kontrollerini kaybetmelerinin asıl nedeni CHP’nin ve Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun bu ilkeli tutumunadır.

Hilkat garibesi ‘’Türk Usulü Cumhurbaşkanlık Sistemi’’ ile Laik Cumhuriyeti dönüştürme görevini FETÖ yerine Türkeş’in bile güvenilmez bir ajan’’ dediği MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli aldı.

Türkiye’de Erdoğan-Bahçeli koalisyonunun normal şartlarda bittiğini her iki ortakta biliyorlar.

Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan HDP’ye yazdığı, Bahçeli’nin bayrak sallar gibi salladığı mektupta  

 AKP’ye oy verilmesini emreden mektuptu.

Bununla yetinilmemiş: Kırmızı Bültenle aranan, Apo’nun kardeşi Osman Öcalan, AKP’nin yayın organı konumundaki TRT’de Kürt vatandaşlara HDP’ye seslenerek Cumhur İttifakına oy istedi.

HDP ve Selahattin Demirtaş ve aydın Kürt kökenli seçmen açıkça bu çağrıya uymayarak Millet İttifakına oy verdi.

PKK, Kemal Kılıçdaroğlu’nu öldürmek için yaptığı saldırıda bir güvenlik görevini şehit etmişti.

Zekâ ve vicdan sahibi hangi insan CHP’yi PKK yandaşı gibi gösterebilir.

Kurtuluş Savaşının siyasi olgusu CHP, Kurtuluşu ve bağımsızlığı engellemek için isyanlar çıkaran din istismarcısı Şeyh Saitler gibi bölücüleri ve onları destekleyen hain şeriatçı Şeyhülislamları içtenlikli didarlarla birlikte püskürterek zafere ulaştı.

Vatanseverler terbiye sınırlarını aşmadan yanıtını demokrasiye inanarak

Sandıkta en doğru yanıtı verecektir!

Yıldız AKALIN

 

(*1) Milli Savunma Bakanı: ‘’Dost ve müttefiklere haber verildi’’

(**2) 2017 yılında başbakan olan Binali Yıldırım’ın Milli Eğim üzerine yaptığı konuşmanın aynısını 2021 yılında Erdoğan’a okutturan Fahrettin Altun ‘’ nasıl olsa farkına varamaz’’ diye Erdoğan’ın eline tutuşturmuş olacak…

(**3) Google veya YouTube: Erdoğan-Bahçeli hakaretleri

#

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Haberler