SPOR PSİKOLOJİSİNİN SPORDAKİ BAŞARIYA ETKİSİ

02.01.2023 13:58

Spor, bireylerin bedensel, motorsal ve zihinsel performanslarını ortaya koydukları bireysel ve toplumsal bir olgudur. Tüm sportif eylemlerin temelinde büyük ölçüde performans yatar. Geçme, yenme, başarma ve kendini kanıtlama performansın temel öğeleri olarak kabul edilir. Kimi insan yeteneğine bağlı olarak performansını arttırarak başarıya ulaşırken, kimisi de tam tersine başarısız olur. Öncelikli olarak spor psikolojisinin günümüzde özellikle performas sporu ve sporcularında daha sonra sırası ile gençlerin spor eğitimlerinde, yaşlı bireylerin hayata bakış ve bağlanmalarında, engellilerin yaşamla başa çıkmalarında, kadınlarımızın cinsiyet eşitliği bağlamında söz sahibi olmalarında oldukça önemli katkılarının var olduğunu düşünülmektedir.

Bu yazımda ki amacım;  Özelde sporcuların başarı ve başarısızlılıklarını etkileyen içsel ve dışsal faktörleri önemini ortaya koymak, ülkemiz sporuna hizmet veren kişi kurum ve kuruluşların bu bilgilerin ışığı altında kendi sporcularını daha iyi tanıyıp   daha sağlıklı  bir eğitimle  hizmet sunmalarına katkıda bulunmaktır.

Genel anlamda bir değerlendirme yaptığımızda, genelde spor psikolojisi ve sportif performans daha sonra özelde Denetim Odağı kavramının sporcuların sportif performansa yönelmeleri ve bu alanda başarılı olmalarını etkilemesi bağlamında oldukça önemli olduğu kanaatini taşımaktayız. Sosyal psikolojik açıdan bireylerin dolayısı ile sporcuların başarılarını ön görmede rol oynayan faktörler ve bu faktörlere bağlı olarak sporcuların başarı ve başarısızlıklarını nelere yüklemleyip nasıl açıkladıkları onların eğitilmeleri açısından büyük yararlar getireceği inancını taşımaktayız.

Yapılan bir çok araştırmalar sonucunda; Türk toplumunda Karşılıklı destek ve yardımlaşmaya dayalı aile, akrabalık ve komşuluk ilişkilerinin kültüre özgü bir özellik olduğu görüşü Kağıtçıbaşı (1981), Ailesel sosyal etkileşimin kişiler arası bağlılık ve karşılıklı bağımlılığa dayandığını öne süren Kağıtçıbaşı, Türkiyede ve benzeri üçüncü dünya ülkelerinde, batıdaki sanayileşmiş ülkelerdan farklı olarak "bireysel ayrışım" kültürünün değil “beraberlik” kültürünün yaygın oldugunu vurgulamıştır.

Bununla ilişkili olarak, kültürlerarası yapılan bir çalışmanın Türkiye'ye ilişkin bulgularına gelince de, anne babaların çocuklarında en fazla değer verdikleri özelliğin “itaat ve saygılı olma” buna karşılık en az değer verdikleri özelliğin ise "bağımsızlık” ve “hayırlı evlat" isteklerinin en yaygın olarak belirtildiğini ortaya koymuştur. Yapılan araştırmanın bu bulguları çocuk yetiştirmeye ilişkin tutumların bireyciliği değil karşılıklı desteği içeren topluluk değerlerini özendirdiği şeklinde yorumlanmaktadır.

Bu toplumda spor yapan bireylerin aynı sosyal etki altında kalarak yetiştiği varsayımı ile yola çıktığımızda, ülkemizdeki sporcuların da kendi başarı-başarısızlıklarını ön görmede bir takım faktörlerin rol oynayacağı düşünülmektedir. Çocukların (sporcuların) bu ön görüleri antrenör, çalıştırıcı ve spor eğiticilerinin göz ardı etmiyeceği önemli bir veri olarak değerlendirilmelidir! Ancak bu şekilde sporda başarılı olabilmenin bir anahtarı olarak sosyal psikolojinin önemli bir alanı olan Denetim Odağı konusunda daha da çok yoğunlaşmak ve ondan yararlanmanın doğru olacağını düşünmekteyiz.

Son söz olarak, bu alanda yapılan çalışmaların Türkiye örneklemi için doğrulanmış olduğuna inanıyoruz. Bundan sonraki çalışmaların konunun biraz daha pratik alandaki uygulanışı ve konumuna yer verilmesi durumunda çok daha iyi sonuçlara ulaşabileceğimize inanıyor 2023 yılının tüm okurlarıma sağlık mutluluk ve daha çok spor yapma imkanı getirmesini diliyorum.

Saygılarımla

Prof. Dr. Seyhan HASIRCI

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları