SORULAR / YANITLAR VE YANITI BİLİNMEYEN SORU

18.09.2022 02:24

 

"Şuraya birkaç soru koyayım." dedim.

Son soruma kadar sorduklarımın yanıtları biliniyor.

SORU 1: Cumhurbaşkanlığı adaylığını kimler açıkladılar?

YANIT 1: Recep Tayyip Erdoğan ve Sinan Oğan

SORU 2: Ekrem İmamoğlu adaylığını kendisi açıkladı mı?

YANIT 2: Hayır

SORU3: Mansur Yavaş adaylığını kendisi açıkladı mı?

YANIT 3: Hayır

SORU 4: Kemal Kılıçdaroğlu aday olduğunu kendisi açıkladı mı?

YANIT 4: Hayır

SORU 5: Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Kemal Kılıçdaroğlu 3. kişiler tarafından aday gösterildiler mi?

YANIT 5: Evet

SORU 6: Recep Tayyip Erdoğan, Sinan Oğan, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ın aday olmaları ya da aday adayı olarak gösterilmeleri tartışma konusu oldu mu?

YANIT 6: Hayır

SORU 7: Kemal Kılıcdaroğlu'nun 3. kişiler tarafından aday adayı olarak gösterilmesi neden tartışma konusu oluyor?

İşte ben bu sorunun yanıtını bilmiyorum.

(Biliyorum da, bilmiyorum.)

Bilenler beri gelsinler...

 

Ne diyor Sayın Kılıçdaroğlu muhalefetin aday belirlemesi nedeniyle yapılan eleştirilere?

„Bütün ayrıntıları konuşup karara bağlamalıyız.

Önce altı lider olarak biz neyi , nasıl yapacağımızı bütün ayrıntıları ile konuşup karara bağlamak, sonra milletin önüne çıkmak zorundayız.

O kararlılığımız, aynı zamanda ittifakın güçlü, sürekli olması, Türkiye’nin aydınlığa kavuşması için son derece önemlidir.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve CHP’li vekillerle ile birlikte İstanbul’da düzenlenen Hür Düşünce Hareketi’nin genel kurulunda yaptığı konuşmasında kurdu bu tümceleri Sayın Genel Başkan.

Masadaki altı partinin beraber yol aldıklarını, ancak; yeri geldiğinde rakip olacaklarını söyledi.

Altılı Masa’nın işinin zor olduğunu belirtti.

Buna karşın güçlüklerin üstesinden geline(bile)ceğinin altını çizdi.

Altılı masa birbirinden her anlamda farklı siyasî çizgide altı partiden kurulu bir bileşendir.

Altılı Masa, bir önceki seçimlerde kurulan ve adı Millet İttifakı olan yapılanmadan farklıdır.

Çünkü; masada önceki ittifakta yer almayan iki parti, Deva Partisi ve Gelecek Partisi de var bilindiği üzere.

Bu masanın amacı, ereği; demokrasinin kurallarıyla ülkeyi Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi adıyla ülkeyi yöneten, yer kürede eşi, benzeri olmayan, ne idüğü belirsiz yönetimdem kurtarmaktır, onu da biliyoruz.

Bu amacı gerçekleştirmek, bu ereğe ulaşmak ince hesap ister.

Hem de çok ince...

Değeri de amaç gerçekleştirildiğnde, ereğe ulaşıldığında daha iyi, daha doğru anlaşılacaktır.

Amacın gerçekleştirilmesi, ereğe ulaşmanın üç aşaması olduğunu söylüyor Sayın Kılıçdaroğlu.

Birinci aşama, demokrasi, ikinci aşama adalettir, hak ve hukuk, üçüncü aşama din ve vicdan özgürlüğüdür. Dördüncü ahukukun üstünlüğüdür. Bunların olmadığı yerde can ve mal güvenliği, düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü ol(a)mayacağının da altını çiziyor.

Bu masada konuşulanların, her toplantı sonunda halkımızla paylaşıldığını ve kamunun bilgilendirildiğini de anımsatıyor.

Partilerin genel başkan yardımcıları, kendi alanlarıyla ilgili zaten çalışmaları yapıyorlar.

Onlar sürekli toplantı halindeler.

Konular; onlar olayı belli bir olgunluğa ulaştırdıktan sonra masaya geliyorlar.

Masa ondan sonra kararlar alıyor ve bu kararları kamuoyuna açıklıyor.

Her şey halkın önünde, her şay şeffaf...

Altılı Masa'da cumhurbaşkanı adayı konusunda alınmış bir karar yok, o nedenle de bu konuda bir açıklaması da yok masanın.

O nedenle de bu konuda yapılan tüm açıklamalar, her kim tarafından ve her nerede yapılmış olurlarsa olsunlar, kişiseldirler, masayı bağlamaz.

Masanın bileşenlerinden Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Ahmet Davutoğlu'nun bu konudaki açıklamaları da son derece önemlidir.

Sayın Davutoğlu;

“Son dönemde bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bir yol ayrımındayız.

Ya otoriter, dışlayıcı bir düzen ya da kapsayıcı bir demokrasi.

Sağ, sol, milliyetçi, muhafazakâr, laik birçok gerilimler yaşadık. Bütün bu gerilimler üzerinden şimdi yatay bir şey hepsini kesiyor. Bütün dünyada böyle aslında. Her yerde milliyetçilik var. Ama; iki türlü artık.

1-Otoriter milliyetçilik, ırkçılığa varan, dışlayan, ötekileştiren ve demokratik milliyetçilik,

2- Yurtseverlik, bütün vatandaşlarını aynı gören milliyetçilik.

Muhafazakârlık da öyle.

1- Herkese saygı gösteren muhafazakârlık

2-  Kendisi dışında düşünen herkesi farklı gören, dışlayan, otoriter muhafazakârlık.”

İktidar, bizi eleştirirken '6 farklı bileşenden ne çıkacak?' diye soruyor. Anlamıyorlar. Gerçekten en büyük gücümüz altı farklı bileşenin bir masa etrafında toplanmış olmasıdır. Kendilerinin ise örtülü bir masası var. İlişkileri berrak, şeffaf değil. Acaba sayın Erdoğan ve sayın Bahçeli kapalı kapılar arkasında neyi konuşuyorlar, biliyor muyuz? Kurmayları biliyor mu? Sayın Perinçek Çin otoritesinin temsilcisi olarak 'Dümen bende!' diyor. Ne kadar onda acaba?

Gizlediğimiz, sakladığımız bir şey yok. Ama onların bir seçim kazanmak için, açık bir suç teşkil edecek şekilde kırmızı bültenle aranan teröristi televizyonlara çıkardıkları tarihin hafızasında duruyor. Bir gün onlarda sorulur.

İstanbul'un fethini bir grup, İzmir'in kurtuluşunu bir grup kutlar hale gelmemeliyiz.

Seçim olana kadar parti mensubuyuzdur. Ama seçimden sonra başbakanızdır, cumhurbaşkanıyızdır, bakanızdır. Bütün bir milletin başbakanı, cumhurbaşkanı, bakanıyız. Biz seçim sonrasında kimsenin dışlanmadığı bir ülke idealinin peşindeyiz.“ demiş o toplantıda.

Kendisini beğensek de, beğenmesek de, ne demişse doğru demiş.

Günü gelecek, Altılı Masa bu konuda bir karar alacak ve biz o kararı alındığı gün ve saatte öğreneceğiz.

Toplum mühendisliğimizi bir kenara koyalım ve bekleyelim.

Gelmekte olan geliyor, gelecek...

Az kaldı...

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları